Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında, ticari ilişki ve cari hesap/fatura kaynaklı 19.081 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın geçerliliği, hizmetin ifa durumu ve borcun kabulü iddiaları değerlendirilmektedir.
Özet: Davacı, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan 19.081,00 TLlik cari hesap/fatura borcunun tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine bu itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmektedir; davacı, borcun şirket yetkilisi yazışmalarıyla kabul edildiğini ve belgelerle ispatlanacağını ileri sürerken, davalı ise faturaya konu taşıma hizmetlerinde geç teslim nedeniyle zarar gördüğünü, borcun kabul edildiği iddia edilen kişinin yetkili olmadığını ve itirazının haklı olduğunu belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir, mahkeme ise uyuşmazlığın, taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturalar ve cari hesap alacağının varlığı, hizmetin ifası ve borcun ödenip ödenmediği hususlarında odaklandığını tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’nin davalı .... ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalı şirketin davacıya 19.081,00 TL cari hesap/fatura borcu olduğunu ileri sürdüğünü, davacı tarafın söz konusu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, ancak davalı şirketin borca ve takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, davacıya göre davalı taraf, itirazında ticari ilişkiye, faturaya veya cari hesap içeriğine yönelik somut bir itirazda bulunmamış; sadece borçlu olmadığını, davalı şirket yetkililerinden ... ile yapılan ... yazışmalarına dayanılarak davalının borcu bildiği ve ödeme yapacağını beyan ettiğini, bu kapsamda “tamamdır” şeklindeki mesajın borcun kabulü niteliğinde olduğunu, davacı tarafın fatura, irsaliye, teslim evrakı, cari hesap ekstresi, ticari defterler, banka kayıtları, yazışmalar ve bilirkişi incelemesine dayanarak alacağın ispatlanabileceğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığı, ancak tarafların anlaşamadığı ve anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini, Sonuç ve istemle; Davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, Takibin devamına, Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere, dilekçede ayrıca %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davalı ......, davacı .... tarafından başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine haklı nedenle itiraz edildiğini, davalı taraf, davacının dayandığı faturaların konusu olan taşıma işlerinde ihtilaf yaşandığını, taşımanın taahhüt edilen termin süresinde teslim edilmediğini ve geç teslim nedeniyle davalı şirketin zarara uğradığını, davacı tarafın, şirket çalışanı ... ile yapılan görüşmelere dayanarak borcun kabul edildiğini iddia etmesine karşılık; davalı, ...’ın şirket yetkilisi olmadığını, yalnızca sigortalı çalışan olduğunu, şirket yetkilisinin ... olduğunu ve bu nedenle ...’ın borcu ikrar yetkisinin bulunmadığını, davalı ayrıca, faturanın tek başına alacağı ispatlamaya yeterli olmadığını; hizmetin sorunsuz şekilde ifa edilmediği, taşıma sürecinde gecikme ve uyuşmazlık bulunduğu için davacının fatura muhteviyatına dayanarak alacak talebinde bulunamayacağını, du kapsamda davalı taraf; taşıma sürecindeki gecikmelerin davacıya bildirildiğini, bu hususun e-posta yazışmaları, tanık beyanları, CMR belgeleri, ticari defterler, faturalar, dekontlar ve diğer delillerle ispatlanacağını, Sonuç ve İstemle; Davanın reddine, Davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklısı olduğu meblağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 19.081,00-TL toplam cari hesap alacağı yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari ekstrenin gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde borcun tamamına ve talep edilen harç, masraf, faiz ve vekâlet ücreti de dâhil tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas Sayılı takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı borçluya kesilen faturalar ve cari hesap alacağı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, geç teslim olup olmadığı, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı ile davalının kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ..... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " VI- KANAAT VE SONUÇ Sayın mahkeme görevlendirmesi ile yapılan inceleme ve değerlendirmelerle, raporumuz içerisinde açıklanan nedenlerle; a) Taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin delil niteliğinin bulunduğu, b) Davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, davacının davalıdan 19.081,00 TL tutarında alacaklı durumda olduğu; davalı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde ise davalının davacıya aynı tutarda, yani 19.081,00 TL borçlu durumda olduğu, c) Taraf ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde tarafların ticari kayıtlarının örtüştüğü, d) Davalı yanın gecikme ve gecikmenin yol açtığı zarar iddiasının sabit olmadığı, 21 günlük hak düşürücü süre içinde gecikme zararı bildirilmediği, e) Davalı yanın sigortalı çalışanının yaptığı yazışmalardan davalının sorumlu olacağı, f) Davalı yanın, işin görülmemesi, zayi, hasar veya sair bir savunması ve itirazı bulunmadığı, g) Davacının davalı ile uyumlu ticari defter kayıtlarına göre tespit edilen bakiye tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın likit ve muaccel fatura alacaklarından bakiye olarak değerlendirildiği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Cari hesaba konu faturaya konu hizmetin ifası ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Tarfların ticari defterleri incelenmiş düzenlenen ... tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, tarafların defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunu ve davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi tarihinde cari hesaba konu faturadan kaynaklı davacının 19.081,00-TL alacaklı olduğu tespiti, davalı her ne kadar teslim edilmeyen ve geç teslim edilmeyen ürünler olduğu iddiasında bulunmuş ise de defterlerinde buna ilişkin iade faturası olmadığı, dosyada başkaca bir delil de olmadığı, cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı bu iddiasını ispatlayamamış olması ile rapordaki mali tespitler dikkate alınarak davcının davasının ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 19.081,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 3.816,20- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.303,42-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 688,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 18.170,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 19.081,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.