Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Satıştan Kaynaklanan Dolar Bakiyesi ve Kur Farkı İhtilafına İlişkin İtirazın İptali Davası Kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, taraflar arasında gerçekleşen ticari mal satışından kaynaklanan 77.059,63 USD tutarındaki kur farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, USD cinsinden belirlenen mal bedellerinin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsil edilmesi gerektiğini savunurken, davalı ise fatura tarihindeki kur üzerinden verilen TL çeklerle borcun ödendiğini ve kur farkından kaynaklanan bir alacak olmadığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : Tuna AYDIN 35173
ÜYE : Mehmet Ali YENİAY 31176
ÜYE : Dr. Salim Yunus LOKMANOĞLU 137466
KATİP : Kemal Hasan SOY 270649
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili tarafından, karşı tarafa menkul mal satıldığı, satışa ilişkin teklif formlarında açıkça fiyatların USD üzerinde ve fiili ödeme tarihinde ki USD'nin TL karşılığının ödemede nazara alınacağının belirlendiğini. Bu kapsamda davalının aldığı menkullerin █████/2023 tarihi itibari ile ödenmemiş 77.059,63 USD bakiye borcu bulunduğu ve tahsili amacıyla Ankara 5.Genel İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyasında ilamsız takibe geçildiğini, borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline ,takibin devamına ve karşı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle;Taraflar arasında davacının belirttiği şekilde menkul alım satımının mevcut olduğunu. Davacı tarafından müvekkiline menkul satışı için teklif ve sipariş formunun gönderildiği ve müvekkilin teklifini kabul ederek anlaşma sağlandığını. Davacı taraf sipariş teyit formları ile sipariş edilen mallara karşı, USD üzerinde düzenlenen faturaların, fatura tarihindeki kur karşılığının KDV dahil olarak kendilerine fatura edildiğini. Müvekkili tarafından mallara karşılık fatura kesim tarihinde ki, fatura bedellerine karşılık, çekler keşide edildiği ve çek senet tahsil makbuzuyla imza karşılığında karşı tarafa teslim edildiğini. Çeklerin ödeme olarak kabul edildiğini ve bu şekilde davacı tarafça müvekkiline satılan malların, fatura içerikleri ve buna uygun müvekkilince ifa yerine geçmek üzere verilen çeklerin, herhangi bir itirazi kayıtta bulunmadan kabul ederek teslim alındığın. Bu kapsamda çeklerle fatura bedellerinin ödendiğinden müvekkili aleyhinde kur farkından dolayı alacaklı olduğu iddiasını kabul etmediklerini ve yapılan takibe itiraz ettiklerini belirterek; davanın reddine ve karşı taraf aleyhinde alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ticari mal satımdan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız takip ile itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; faturalara, icra takip dosyasına, bilirkişi, isticvap tanık ve yemin deliline, davalı vekili ise; faturalara, çek senet tahsil fişlerine, futalara karşı verilen çeklere, dayanmıştır.
Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2024/ 7727( eski Ankara 5.İcra Müdürlüğü █████████) esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhinde "bakiye fatura alacağı" açıklamasıyla 77.059,63 USD nin fiili ödeme tarihindeki "TL" karşılığının ve "USD" alacağı yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, (harca esas değer olarak) 2.322.900,90 TL gösterildiği, davalının süresi içerisinde, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiği, takibin durduğu ve iş bu davanın yasal süresi içinde açıldığı, görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan ve dava konusu ticari alım satım ilişkisinin dayandığı "Teklif & Sipariş Teyit formların"da; 200 adet beyaz lamine çuval ve 250 adet kırmızı çuvalın, her bir adeti fiyatının 0.124000USD ve ödeme şeklinin mal tesliminde çekle olacağının yazıldığı, fiyatların "USD" olarak verildiği ve "TL" ödemelerde ödeme tarihinde, saat 11 deki TCMB döviz satış kuru dikkate alınacağının yazılı olduğu. Yine davacı tarafından düzenlenen e-faturalar üzerinde ödeme açıklama kısmında, dolar yada TL olarak, ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuruna göre havalenin karşı tarafça yapılacağı, çekli ödemelerde, çek tarihindeki TCMB döviz satış kuru baz alınarak, cari giriş yapılacağı ve fark faturaları düzenleneceği yazılmıştır.
Davada uyuşmazlık, taraflar arasında ihtilaf bulunmayan ve USD üzerinde yapılan mal alım/ satımı nedeniyle, davalının, davacıya TL olarak düzenlenmiş ileri tarihli verdiği çeklerin, teslim tarihindeki ya da çeklerde yazılan vade tarihindeki TCMB döviz satış kurulu nazara alınarak USD karşılığının hesap edilerek fatura tutarları toplamında mahsubunun gerekip gerekmediği ve bu kapsamda kur farkında doğan bir miktar USD alacağın, yani kur farkından kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde, talimat yoluyla alınan Mali Müşavir bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 Haziran ayında başladığını, davacının çuval satışları karşılığında, davalıya döviz tutarlı ve TL karşılıklı 18 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların USD olarak; 640.987,61, TL olarak; 11.549.992,29 toplam değerde olduğu, ayrıca davalı şirket tarafından ödeme amacıyla verilen 8 adet vadeli çekin TL ve vade tarihindeki döviz kuru üzerinde USD karşılığının defterlerinde kayıt altına alındığı ve bu şekilde davalı taraftan bakiye 77.059,70 USD alacaklı göründüğü ve alacak olarak kayıtlı olduğu, kur farkı alacağının kayıt altına alındığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce, bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap bilirkişisinde oluşan heyetten, davalı ticari defterleri ve dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılarak alınan █████/2025 tarihli raporda; davalının cevap dilekçesinde belirttiği ödemelerin davacı defterinde kayıtlı olduğu, TL cinsinden düzenlenen faturaları ile davalı ödemeleri yönünden, yani davacı tarafça düzenlenen toplam 11. 549.992,29TL bedelli 18 adet fatura yönünden, davalı tarafça TL cinsinden yapılan toplam 11. 549.992,29 TL'lik ödeme yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, ancak davacı defterlerinde mevcut kur değerlemesi yapıldığında kaynaklandığını. Vergi Usul Kanunu ilgili madde hükmü gereği, Türk Lirası cinsinden düzenlenen fatura bedelleri, Türk Lirası cinsinden davalı tarafça ödenmiş olmakla cari hesapta Lirası cinsinden taraflar arasında alacak/borç bakiyesi bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafından davalıya gönderilen teklif ve sipariş teyit formlarında, fiyatlar USD olarak verildiği ve USD ödeme alınacağın, TL ödemelerde ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru dikkate alınacağı ifadesi gözetildiğinde, davalının keşide ettiği çeklerin ödeme günündeki TCMB döviz satış kurları dikkate alınacağı ve bu durumda davalı toplam ödemesinin 115.549.993,29 TL karşılığının 563.928,59 USD olduğunu, bu kapsamda yani davacının teklif ve sipariş formlarına derc edilen hüküm gereği; davacının düzenlediği 18 adet faturanın USD cinsinden toplam tutarının 640.987,61 olduğu ve davalının Türk Lirası cinsinde ki ödemelerinin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru dikkate alındığında, ödemeler toplamının 563.928,59 USD ve bakiye 77.059,02USD davacının alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Ancak BAM ve Yargıtay kararlarına göre vadeli TL üzerinde düzenlenen çeklerin ihtirazı kayıtsız alınması halinde artık vade tarihindeki USD karşılığının nazara alınmayacağı yani kur farkı talep edemeyeceği kabul edildiği takdirde, cari hesapta davalının faturaların TL karşılığı kadar ödeme yaptığı ve bakiye borcunun görünmediği, fakat kur farkı talep edebileceğinin kabul edilmesi durumunda icra takibinde talep edilebilecek kur farkı alacağının 77.059,02USD olarak hesaplanmıştır.
Çek bir ödeme aracı olup ileri tarihli keşide edilmesi onu vadeli bir ödeme aracına dönüştürmeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarda TL üzerinde düzenlenen faturaların sol alt köşesinde fatura tarihindeki USD cinsi kur gösterilmiş olduğu nazara alındığında kur farkı talep etmesi mümkün görünmekte ise de, ileri vadeli olarak ve TL üzerinde düzenlenen ve ödeme amaçlı davacıya teslimin edilen çeklerin, davacı kabul ederken kur farkı alacağına ilişkin herhangi bir ihtarı olmadığından, ödemenin TL üzerinde yapılmasını kabul ettiği süreklilik arz eden Yargıtay içtihatlarında belirtilmiştir. Bu durumda davacı TL üzerinde düzenlenen vadeli çekler ihtirazı kayıtsız kabul etmekle bu tarihte ödeme yapıldığı nazara alınarak artık ileri tarihli çek keşide/ödeme tarihindeki Usd kuru esas alınarak kur farkı isteyemeyeceği anlaşılmıştır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi █████/2018 tarih ve ██████████ ve █████████, yine █████/2016 tarih ve ██████████ esas, █████████ karar, 11. Hukuk Dairesi █████/2024 tarih ve █████████ esas ve █████████ karar sayılı ... )İçtihatlarında sözleşmede aksine hüküm yok ise, ödemenin çek ile yapılması halinde, kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığının kabul edileceği bu nedenle yeniden kur farkı talep edilemeyeceği, belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamında, taraflar arasında ticari mal alım/ satımına ilişkin sözleşme/teklif&sipariş formları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında; sözlemede fiyatların USD üzerinden belirlendiği ve ödemelerim USD olarak yapılacağı ile TL ödemelerinde ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kurunun dikkate alınacağının belirtildiği, bu kapsamda ticari ilişkinin gerçekleştirildiği ve davacı tarafından teslim edilen mallara karşılık davalı adına düzenlenen 640.987,61 USD = 11.549.993,29 TL bedelli 18 adet faturanın olduğu ve bunun karşılığında davalı tarafından davacı lehine 8 adet toplam 11.549.993,29 TL'lik ileri tarihli çeklerin verildiği, her iki tarafın defterlerinde faturaların ve ödemeye ilişkin çeklerin kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde 18 adet faturanın USD cinsinde 640.987,61 ve TL ödemeleri nedeniyle ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru dikkate alınarak ödemlerin 563.928,59 USD ve bakiyenin 77.059,02 USD olduğu, bu alacağın kur farkından kaynaklı bakiye alacak olarak yer aldığı görülmüş ise de, ileri tarihli çekle yapılan ödemelerde, çekin vadeli bir ödeme aracına dönüşmeyeceği ve bu nedenle USD fatura borcunun çeklerin düzenlendiği tarihteki TCMB satış kuru üzerinde TL karşılığının çek bedeli olarak yazılması sonrasında, alacaklının bu tarih itibariyle ödemeyi kabul ettiği ve ileri vade tarihindeki USD'nin TL karşılığının nazara alınarak kur farkından alacağını artık talep edemeyeceği, bu yöndeki süreklilik arz eden Yargıtay içtihatlarıda nazara alınarak, davacının artık kur farkından kaynaklı alacak talep edemeyeceği ve bu kapsamda takibinde haksız olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine ve takibin bu kapsamda haksız olduğu görülmekle davacı aleyhinde kötü niyetil takip nedeniyle tazminata hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat isteminin kabulü ile takip tarihinden USD alacağın TL karşılığının %20'si üzerinde hesap edilen (2.439.164,15x%20)= 487.832,83TL kötü niyet tazminatından davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 30.970,81 TL peşin harçtan düşümü ile artan 30.355,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 2.493.164,15 TL üzerinden takdir edilen 334.248,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan 35173
✍e-imzalıdır
Üye 31176
✍e-imzalıdır
Üye 137466
✍e-imzalıdır
Katip 270649
✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!