Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında davalının yemin delili hakkının hatırlatılmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince bozulan karar.
Özet: Davacı tarafından ticari bir satıştan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının ayıplı ürün iadesi savunmasını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığını ve mahkemenin davalıya yemin teklif etme hakkını hatırlatmadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu tespit ederek, davanın bu husus gözetilerek yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davalının davacıdan 18.464TL tutarında ev eşyası satın aldığını 10.000,00 TL sinin ödendiğini, kalan 8.464TL 'lik kısmının ödenmediğini bakiye alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 2. İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Müvekkili şirket ile davacı taraf arasında bir sözleşme bulunmadığını, sipariş üzerine gelen ev eşyalarının bir kısmının ayıplı çıkması üzerine ayıplı kısmın iade edildiğini, kalan kısma 10.000,00TL değer biçilerek bedelinin ödendiğini , davacıya başkaca borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine , haksız icra takibi nedeniyle %20den az olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, dava ve cevap dilekçeleri, taraf beyanları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sonunda önceki █████/2021 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı kararıyla; "Taraflar tacir olup davalının davacıya usulünde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıplı ürün varsa bu durumun teslim anında tutanak altına alınmadığı, davalının davacıya iade faturası kesmediği, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlere işlenmiş faturanın içeriğinin davacı lehine karine olması nedeniyle davalının defter ibrazından kaçındığı incelenen dosya kapsamında göre davalı fatura ile teslim aldığı malların ayıplı olduğunu ,ürünleri iade ettiğini usulünce ispatlayamadığından davalının savunmasına itibar edilmeyerek davacının davasının kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin █████/2024 gün ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararıyla; "Somut olayda, davacı tarafından davalıya 18.464,00 TL bedelinde dört takım mobilya satıldığı, davalının 10.000,00 TL ödeme yaptığı hususları taraflar arasında ihtilafsızdır. Davalı iki mobilya takımının ayıplı ve eksik olması nedeniyle davacıya iade edildiğini savunmuştur. Savunmasına dayanak olarak taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli 18.700,00 TL bedelinde dört mobilya takımının yazılı olduğu sipariş formu içeriğinde yazılı olan iade kaydına dayanmış, davacı taraf ilgili kısmın sipariş formuna sonradan davalı tarafından eklendiğini beyan etmiştir. İlgili sipariş formunda ürünlerin ve bedellerinin yazılı olduğu kısım dışında ayrı bir bölümde döküm yapılmak suretiyle iade mobilyalardan sonra bakiye 4.041,00 TL borç kaldığına ilişkin açıklamada davacı satıcının imzası bulunmadığından malların iade edildiğine ilişkin davacıdan sadır bir belge olarak değerlendirilmemesi ve bu kapsamda işbu sipariş formundaki açıklamaya mahkemece itibar edilmemesi yerindedir. TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davalı tarafın iade olgusunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı ancak cevap dilekçesi incelendiğinde davalının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davalının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davalıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davalının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde kararı verilmiştir.Ankara 2. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine █████/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 8.464,00TL asıl alacak, olmak üzere toplam 8.464,00TL istendiği, ödeme emrinin davalıya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2021 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında mobilya alım satımı olduğu, davalının davacıya 10.000 TL ödeme yaptığı iki tarafında kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının davalıya gönderdiği ürünlerden Hayal Yatak Odası takımının ve bir kısım ürünlerin ayıplı olup olmadığı , davacıya yada davacının pazarlama elemanı Alper Ayazoğlu'na ayıplı ürün iadesi yapılıp yapılmadığı, davalının davacıya bakiye borcu olup olmadığı noktasındadır. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiş, faturadaki bir kısım mobilyaların ayıplı olduğunu sipariş fişindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere ayıplı ürünleri ( Hayal Yatak Odası Takımı ve Vista Yemek Odası Takımı) iade ettiğini, ayıplı olmayanların ( İnci Yemek ve Yatak Odası takımının) bedelinin ödendiğini, davacıya borcu olmadığını savunmuştur. Davacı taraf 18.07.2021 tarihli beyan dilekçesinde ayıplı satış ve iade savunmasını kabul etmemiş, sipariş fişi üzerindeki hesaplamaların davalı tarafından borçtan kurtulmaya yönelik sonradan yazılmış yazılar olduğunu , iade ürün almadıklarını beyan etmiştir. █████/2020 tarihli sipariş formunda 3 adet yatak odası 1 adet yemek odasının sipariş verildiği 25.645,00 TL üzerinden yapılan iskonto sonucu 18.700,00 TL yazılmıştır. Sipariş formunda satıcı Alper Yazıcıoğlu alıcı Hasan Güney yazılarak imzalanmıştır. Sipariş formu üzerinde toplam satış bedeline ilaveten sandalye bedeli eklenmiş toplam alacak 20.106 TL olarak tespit edilmiş, 6000 TL ödeme sonrası kalan borcun 14.106 TL olduğu, 10.065 TL tutarındaki hayal Vista Takımın iade edildiği notu düşülerek kalan borcun 4.041 TL olduğu yazılmıştır. Davacı bu hesaplamalara ve ayıplı ürün olduğu iddiası ve iade savunmasını kabul etmemiş , ürün iadesi almadıklarını savunmuştur. 04.03.2021 tarihli e- Arşiv faturada 3 adet yatak odası 1 adet yemek odası takımı mal ve hizmet satışının yer aldığı toplam tutarın 23.745,37 TL olduğu, 6.648,71 TL iskonto yapıldıktan sonra ödenecek tutarın 18.464,40 TL olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı taraf defterlerin bulunduğu yeri bildirmemiştir.Somut olayda , ispat yükü davalı taraftadır. Davacı sipariş formu üzerine sonradan yazılan ilaveleri kabul etmemiş, sandalyelerin takımın parçası olduğunu ayrı ayrı satılmadığını, iade ürün gelmediğini, tarafların tacir olduklarını iade işleminin resmi işlemlere tabi olduğunu savunmuştur. 6102 sayılı TTK nun Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise ; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi feshetmek amacıyla yapılan ihtar veya ihbarların geçerli olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapılması şarttır. Ticari satışlarda ayıp ihbarları TTK.nın 25. maddesinde belirtilen süreler içinde yapılması zorunludur. Taraflar tacir olup davalının davacıya usulünde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıplı ürün varsa bu durumun teslim anında tutanak altına alınmadığı, davalının davacıya iade faturası kesmediği, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlere işlenmiş faturanın içeriğinin davacı lehine karine olması nedeniyle davalının defter ibrazından kaçındığı incelenen dosya kapsamında göre davalı fatura ile teslim aldığı malların ayıplı olduğunu,ürünleri iade ettiğini usulünce ispatlayamamış, yukarıda belirtilen istinaf ilamı uyarınca davalıya yemin delili hatırlatılmış, yemin teklifi üzerine davacı şirket yetkilisinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı şirket yetkilisinin yemin edasında bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafça yemin ifasından sonra başkaca delil sunulamayacağından davalının savunmasına itibar edilmeyerek davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.İzahat: Her ne kadar duruşma zaptındaki kısa kararda sehven davanın reddedildiğine dair şablon yapıştırılmışsa da, ilgili şablonun sehven kısa karara yapıştırıldığı ve onaya sunulduğu anlaşılmakla dosyadan el çekildiğinden hüküm fıkrasına dokunulmamıştır.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 102,23 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 513,17 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalının karşıladığı 32,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 8.464,00 TL üzerinden takdir edilen 8.464,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip 292500 Hakim 193832 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır