4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklanan 150.000 TL alacak davasında çek bedellerinin tahsili, garantörlük ve organik bağ iddialarının değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacak davasında, davacının sözleşme kapsamında garanti vererek ciro ettiği çek bedellerinin kendisine iade edilmediği veya ödenmediği iddiasıyla, aralarında organik bağ bulunduğunu ileri sürdüğü davalılardan 150.000 TL alacağın tahsilini talep ettiğini; davalıların ise aralarında organik bağ olmadığını, davacının kendilerine borçlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, garantörlük sorumluluğunun farklı olduğunu ve çek kayıtlarında uyuşmazlıklar bulunduğunu belirterek davanın reddini istediği iddia ve savunmaları özetlemektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ...
ÜYE :....
ÜYE :...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ....
2-...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN :....
VEKİLLERİ : Av....
Av. ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili.... Şirketinin ise; garantör konumunda olduğunu, diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şirketinin ise; sözleşme kapsamında müvekkili davacıya malzeme tedarikinde bulunduğunu ve davalılardan .... T.A.O. Tunalı Hilmi Şubesi'ne ait toplam bedelleri 1.450.000,00-TL bedelli olan 4 adet çekin müvekkili tarafından ciro edilerek davalılardan ... İnşaat Ltd. Şirketine teslim edildiğini, müvekkilinin söz konusu sözleşme kapsamında taahhütlerini yerine getirerek iş teslimini gerçekleştirmiş olmasına rağmen, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkiline iadesi veya bedelinin ödenmesi gereken çekler ile ilgili gelişme sağlanmadığını, çek bedellerinin karşılığının müvekkiline ödenmediğini,Davalı şirketlerin, sözleşme gereği taahhüdün gerçekleştirildiği aşamada yetkilisi ve tek hissedarının ... olduğunu, davalı şirketlerin tek bir kişinin kontrolü altında 'inşaat ve taahhüt işleri' alanında ve aynı ticari alanlarda faaliyet göstermekte olduğunu, sözleşme uyarınca, dava dışı şirketçe davacı müvekkil lehine keşide edilen çeklerin garantör şirkete ciro edilmek yerine, diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şirkete ciro edildiğini, bu gelişme doğrultusunda ise diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şirketinin işbu çeklerin bedelini keşideci dava dışı şirketin hesaplarından tahsil edildiğini, davalılar arasında organik bağ mevcut olduğunu beyanla davanın dava dışı işveren konumundaki ....Tic. A.Ş.'ye ihbarını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu 150.000,0-TL alacağı işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalılardan müştereken - müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı ... İnş. Ltd. Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davadaki uyuşmazlığın kaynağının 07.01.2018 tarihli Metromall AVM Konutları ...... Ltd. Şirketi ile ... Ltd. Şti. arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığının tespit edildiğini, asıl olarak müvekkili ... İnşaat ltd. Şirketinin davacı Çilesiz Yapı ltd. Şirketinden alacaklı durumda olup bu hususun ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı .... Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte davacının kendi alacağını tahsil etmeksizin çekleri ciro etmesinin tacirin basiretli hareket etme yükümlülüğüne ve ticari hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, asla alacak iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket garantör konumunda olsa dahi bu durumun kefalet ilişkisi gibi değerlendirilemeyeceğini, dava konusu Yapım İşleri sözleşmesinde müvekkili şirketin garantör sıfatını haiz olup garanti veren olarak sorumluluğunun ancak zararın ortaya çıkması anından itibaren söz konusu olabileceğini, garanti verenin bu sözleşmedeki ediminin, üçüncü şahsın edimini yerine getirmediğinde garanti alanın zararını tazmin etmek olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan .... Tic. A.Ş. vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı TTK'nın 814. m. uyarınca; "Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" düzenlemesi dikkate alındığında; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket kayıtlarında inceleme yapıldığını ve dava konusu çeklerin bilgileri ile müvekkilinin ticari defter kayıtlarındaki çek bilgilerinin örtüşmediğini, kayıtlarına göre sadece .... seri nolu, 28.02.2019 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekin davacı şirkete keşide edildiğinin anlaşıldığını, dava konusu 628, 629 ve 630 seri no'lu çeklerin dava dışı tüzel kişiler lehine keşide edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
- Ticaret sicil kaydı
- Davcı ile ihbar olunan şirket arasında imzalanan ‘Metromall Avm Konutları Dış .... Yapım İşleri' sözleşmesi" örneği
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı yüklenici şirket ile ihbar olunan konumundaki işveren şirket arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı şirket lehine keşide edilen çeklerin bedelinin aralarında organik bağ bulunduğu ileri sürülen davalılardan tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu çeklerin toplam bedeli üzerinden eksik peşin harç ettirilerek dava dosyası Mahkememiz heyetine tevdi edilmiştir.
Dava konusu çeklerin davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında verildiğine dair yazılı bir delil mevcut olmadığı ve sözleşmede de aynı çeklere açık atıf bulunmamakla; sözleşmedeki yetki şartına dayalı yetkisizlik itirazı Mahkememiz'ce benimsenmemiş ve HMK 6.m. gereğince davaya bakmaya Mahkememizin yetkili olduğu saptanmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen davalı şirketlere ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı ... İnş. Taah. Kuyum. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin █████/2006 tarihinde tescil ve 17.04.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan ile kurulduğu, şirket ortaklarının dava dışı ....’ın hisselerini ...’a devrettiği, bu hisse devri ile şirket ortaklarının ... ile .... olduğu, 05.03.2013 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde hisse devrinin ilan edildiği, █████/2020 tarihinde ticaret siciline tescil ve 24.01.2020 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen şirket pay devri sonrasında dava dışı ortak ...’ın şirketin tek ortağı olduğu, 17.05.2023 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan ve öncesindeki tescil gereğince şirketin adres değişikliği sonrasındaki yeni adresinin.... ltd. Şirketinin 11.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan gereğince şirketin kurucusu ve tek ortağının ... olup şirketin adresinin .../... olduğu, 30.03.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan ile ...'ın şirket paylarını tümüyle...’e devrettiği bu devir sonrasında şirket tek ortağının .... olduğu ve şirket adresinin ....… Şirketinin ...… Şirketi ile aynı adreste kurulduğu, her iki şirketin de 2013 – 2021 yılları arasında aynı adreste faaliyet gösterdikleri kanaatine varılabileceği, .... şirketinin kurucusunun aynı zamanda ... şirketinin de ortağı olduğu faaliyet alanlarının da örtüştüğü , 30.03.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği üzere bu tarihte şirket paylarının devredildiği ve şirket adresinin değiştiği akabinde de şirket ünvanının değiştirildiği anlaşılmıştır.
Dosyamızda davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtları ve organik bağ iddiası yönünden isteme konu çekler ile ilgili olarak inceleme yapılabilmesi için SMMM bilirkişisi ve ticaret mevzuatı alanında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, sunulan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu çeklerden ... A.Ş. tarafından düzenlenen 500.000,00TL tutarlı çekin; 05.03.2019 tarihinde T.C .... Şirketi) ile ... İnş. Taah. ltd. Şirketinin ticari defterlerine ait muhasebe kayıtlarında kayıtlara alınmadığı,Gelen SGK yazı cevaplarının incelenmesinde projelere göre farklılık göstermekle, bazı çalışanların farklı zamanlarda her iki şirkette de çalıştığı, taşeron tescil evraklarında her iki şirket bakımından işveren olarak ...’ın göründüğü, yineprojelere göre farklılık göstermekle birlikte faaliyet alanlarının aynı olduğu projeler olduğu, Ostim Sosyal Güvenlik Merkezinin 19.03.2024 tarih, E-67234681-202.01.01-92167698 sayılı yazı cevabının eklerindeyer alan dava dışı .....’ın görevlendirildiği, ....’ın faklı dönemlerde her iki şirkette de çalışan olarak göründüğü, ... şirketinin paylarının devredildiği tarihe kadar, şirket ortaklarının aynı olup faaliyet adreslerinin de bir dönem aynı adres olduğu, bazı projelerde faaliyet alanlarının örtüştüğü ve bazı işçiler ile farklı dönemlerde her iki firmanın da çalışmış olduğu tespit edilmekle birlikte şirketler arası organik bulunup bulunmadığı ve tüzel kişilik perdesinin aralanıp aralanmayacağı hususunda nihai takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin gerekçeli itirazları doğrultusunda alınan ek raporda ise; kök raporda incelemeye konu taraf şirketlerin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin mevcut olduğu, sözleşmede Garantörün davalı .... (Modest) …Şirketi olduğu, dava konusu çeklerin ise Kurtca Kavas, ... ve ... Şirketine ciro edildiği, kabulü ve ilgili çeklerin davacının iddia ettiği üzere garantörlük sözleşmesi kapsamında verildiğinin kabulü halinde ....’a ciro edilen çeklerin bedellerinin Davalılardan talep edilebileceği mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere; Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda, alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için hukuk sistemlerinde hakkaniyet gereği “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınılarak durumu kötüye kullanan ortakları şirket borçlarından şahsen sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir. Borç yükümlüsü olarak bir tüzel kişilik bulunmakta iken, şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı borçtan dolayı yönelinemez. Ancak, tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle, gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilmektedir.
Uygulama ve doktrinde, tüzel kişi ile ortaklarının ya da birden fazla tüzel kişi şirketin birbirinden ayrı olan çalışma alanlarının ve malvarlıklarının birbirine karışması halinde ve ayrıca borçlu şirketin sermayesinin yetersiz kalması durumunda, yani istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği kabul edilmektedir.
Belirtmek gerekirse bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı, zira teori ile kurallara istisna getirildiğinde mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. (.... )
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması üç şekilde görülebilmektedir. İlki tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması, bu hal şirket borcundan dolayı şirket yönetici ve ortaklarına gidilme olanağı sağlamaktadır. İkincisi tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması, bu hal şirket yönetici veya ortağının borcundan dolayı şirket tüzel kişiliğine gidilmesini sağlamaktadır. Üçüncüsü ise tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması olup, bu hal ise hakim şirketler topluluğunda söz konusu olabilmektedir. (Yargıtay 11.H.D. Başkanlığı'nın █████/2021 tarih, █████████E., █████████K. Sayılı ilamı)
Organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dahi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. (... Bölge Adliye Mahkemesi 22.H.D. Başkanlığı'nın █████/2025 tarih, █████████E., ███████ K. Sayılı ilamı)
Davacı vekili ıslah dilekçesini sunmakla davalı vekillerine tebliğ edilmiştir.
Bu bilgiler ve yerleşik içtihatlar ışığında dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise; .... nolu, 15.07.2019 tarihli, 300.000,00-TL bedelli çekin davacı ... nolu, 15.08.2019 tarihli, 350.000,00 TL bedelli çekin lehdarı olan davacı şirket tarafından Kurtça Kavas'a ciro edildiği, yine dava konusu...… A.Ş. şirketine olan borcuna karşılık olarak verildiği, aynı çeklerin anılan eser sözleşmesi kapsamında ciro edildiğine dair yazılı ve kesin delil sunulmadığı, bu nedenle ciro işlemlerinin garantörlük sözleşmesi kapsamında yapıldığına dair dosya kapsamında yazılı belge bulunmadığı, ihbar olunan ...Ltd. Şirketinin ise; garantör konumunda olduğu, davacı tarafından organik bağ ileri sürümüş ve dosyamıza sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda davalı şirketler arasında organik bağ mevcut olduğuna yönelik tespitler yapılmış ise de; dava konusu çek bedellerinin davalılar arasında danışıklı, iyiniyet ilkesine aykırı ve davacıyı zararlandırıcı nitelikteki işlemler ile davacıya ödenmediğine yönelik somut deliller sunulmadığı, başlı başına organik varlığının kanıtlanmasının davacıyı değinilen kötüniyetli işlemleri ve davalıların mal kaçırma niyetini kanıtlama yükümlülüğünden kurtarmayacağı, davacının açıklanan tüm maddi ve hukuki olgular çerçevesinde davanın haklılığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 2.561,63 TL ile 22.201,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 24.762,63-TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.147,23-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 215.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
6-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ....
e-imza
Üye ....
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!