4. Asliye Ticaret Mahkemesinin COVID-19 Pandemisi Kaynaklı Mücbir Sebep İddialarıyla Ticari Satımdan Doğan Gecikme Cezası ve Ödeme İhtilafına İlişkin İtirazın İptali Davası Kararı.
Özet: Ticari bir sözleşmeden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan bu dava, taraflar arasındaki "kompozit ikaz küre gövdesi" temini anlaşmasından kaynaklanan ödeme uyuşmazlığını konu almaktadır. Davacı, sözleşme bedelinin bir kısmının ödenmediğini ve davalıdan 68.500,60 USD alacağı olduğunu ileri sürerek, teslimattaki herhangi bir gecikmenin Kovid-19 pandemisi kaynaklı mücbir sebep olduğunu ve bu nedenle cezai şart uygulanmaması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ise, davacının 36 gün gecikmeli ifa gerçekleştirdiğini, Kovid-19un mücbir sebep teşkil etmediğini ve sözleşme gereği 68.400 USD gecikme cezası kestiğini, dolayısıyla davacıya borcu olmadığını iddia ederek icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu savunmuştur.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN :...ÜYE :...ÜYE :....KATİP :...DAVACI : ...VEKİLİ : Av....DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ....DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;Dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA VE İSTEK :Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve Tic. A.Ş ve davalı şirket ... ....A.Ş. arasında 21.12.2020 tarihli imzayı havi Sözleşme kapsamında müvekkili Şirket, Kompozit İkaz Küre Gövdesi Teminini (Ham SMC Gövde, bağlantı elemanları ve reflektör hariç) sözleşme hüküm ve şartnamelerine uygun şekilde davalı şirkete tedarikini taahhüt etmiş olduğunu, sözleşme kapsamında muhatap tarafından ödenmesi gereken bedelin taraflarca KDV hariç 380.000,00 USD olarak belirlendiğini, ödemelerin nasıl yapılacağı sözleşme ile açıkça kararlaştırılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete fatura edilen .... no'lu faturalara karşı davalı şirketin tarafından hiç ödeme yapılmadığı veyahut eksik ödeme yapıldığı faiz ve KDV bedelleri hariç 68.500,60 USD tutarında eksik ödeme/kalan borç olduğu, borç için davalı şirkete 31.05.2023 tarihinde Beşiktaş 26. Noterliği’nin 27149 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesi talep edilmesine rağmen karşı cevabi ihtarname keşide edilerek ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmeye konu edimini ifa ettiğini, müvekkilinin edimini ifasında herhangi bir gecikme olmamakla birlikte aksi kabulde dahi gecikmenin müvekkili şirketten kaynaklanmayan ve taraflar arasındaki 21.12.2020 tarih ve ... nolu sözleşmenin 11.a maddesi kapsamında mücbir sebep hali olarak kabulü gerektiği, bu nedenle de sözleşmenin 9.a m. uyarınca cezai şart faturasına konu olamayacağı, ülkemizdeki etkileri dikkate alındığında, Covid-19 salgınının sözleşmenin 11. maddesinde sayılan şartları sağlayacak şekilde mücbir sebep niteliğinde olduğu, müvekkili şirket kusuru olmaksızın mücbir sebep sonucunda ifa edimini zamanında gerçekleştirememiş olsa dahi bu konuda davalı şirkete gerekli bilgilendirme yapıldığını, söz konusu faturalardan kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik olarak başlattıkları icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra takip dosyasına vâki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA :Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu kapsamda davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında "Kompozit İkaz Küre Gövdesi" imalatı ve satışına yönelik 21.12.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin "Teslim Zamanı ve Şartları" başlıklı 6. Maddesine göre, "Sözleşme konusu ürünlerin teslim tarihi işverenin yazılı seri üretim onayına müteakip 60 gün" olduğunu, müvekkili şirket tarafından 07.04.2021 tarihli e-posta ile seri üretim onayı verildiğini, bu tarih itibariyle davacı şirketin teslim süresi başlamış olup sözleşme konusu malzemelerin teslim edilmesi gereken son tarihin 06.06.2021 olduğunu, davacı şirket yetkilisinin 12.07.2021 tarihinde gönderdiği e-posta ile 10.000 takım üretimin tamamlandığını bildirildiğini buna göre davacı şirketin ifada sözleşmeye göre 36 gün gecikmiş olduğunu, sözleşmenin 9/a) maddesinde; "Yüklenici malları ve/veya hizmetleri sözleşmede belirlenen teslim tarihinde ve öngörülen şekilde teslim etmediği takdirde (mücbir sebep halleri hariç) sözleşme tutarının %0,5'i (bindebeş) oranında günlük gecikme cezası öder... Gecikme cezası varsa Yüklenicinin teminatından yoksa Yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir ya da genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesine yer verildiğini, toplam sözleşme bedelinin 380.000 USD olup günlük gecikme cezası 1.900 USD olduğu, davacı 36 gün gecikmiş olduğundan, 1.900 USDx36=68.400 USD gecikme cezası işletilerek bu tutarın davacıya fatura edildiğini, davacının ediminin Covid-19 pandemisi nedeniyle geciktiği, bu nedenle de davacıdan gecikme cezası talep edilemeyeceği iddiasının sözleşmeye ve hukuka uygun olmadığını, somut olayda mücbir sebebin koşullarının mevcut olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 11/b m. Kapsamında davacı tarafından müvekkiline yapılan mücbir sebebinin bildiriminin de mevcut olmadığını beyanla haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :- Taraflar arasında imzalanan 21.12.2020 tarihli Sözleşme -Ticari defter kayıt ve belgeleri- ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası örneği. -Bilirkişi heyeti raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, 6098 sayılı TBK'nın 470 vd.m.gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura konusu alacağa istinaden başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyamız arasına celp edilen ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyası örneğinin incelenmesinde; dosyamız davacısı alacaklı şirket tarafından dosyamız davacısı borçlu şirket aleyhine taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında tanzim edilen faturalara konu 68.500,60 USD alacağın işlemiş faizleri ile birlikte toplam 74.384,61 USD alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalının takibe vâki itirazı üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden mevcut ise dava konusu akdi ilişki kapsamında düzenlenen faturalara istinaden başlatılan icra takibinde takip dayanağı faturalar nedeniyle davacı yüklenicinin davalı işverenden talep edebileceği alacak miktarı konusunda bilirkişi raporu temin edilmiştir. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin VUK ve TTK hükümlerine göre tutulmuş olduğu, kanuni defter noter açılış ve kapanış tasdikleri ile e-defter beratlarının yasada belirlenen sürede GİB sistemine yüklenmiş olduğunu, takibe konu edilen faturaların taraf ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğunu, uyuşmazlık kapsamında sözleşmenin 11/b maddesi kapsamında davacı şirketin 21.04.2021 tarihinde davalıya gönderdiği yazı ile covid-19 nedeniyle mücbir sebep oluştuğu ve teslimatın 120 gün gecikeceğini bildirdiği, davacının bu mücbir sebebi hangi tarihte öğrendiğine dair de dosyada bilgi belge bulunmaması nedeniyle sözleşmede yer alan 5 günlük süreye uyulup uyulmadığının bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilemediği, davacının mücbir sebebin gerçekleştiğini iddia ettiği taraflar arasında sözleşmenin imza tarihinden önce 05.11.2020 tarihinde gerçekleştiği, bu durumun ifa güçlüğü mü yoksa mücbir sebep teşkil edip etmediği konusunda takdir Mahkemeye ait olduğu, mücbir sebep teşkil ettiği ve bildirimin sözleşmede kararlaştırılan usule uygun olarak yerine getirildiği kabul edildiği takdirde davalının cezai şart talep edemeyeceği , ifaya eklenen cezai şart yönünden ise, davalı tarafından 10.09.2021 tarihli fatura ile 68.400-USD gecikme cezası açıklamalı fatura keşide edildiği Cevap dilekçesinde "Sözleşme konusu ürünlerin teslim tarihi İşverenin yazılı seri üretim onayına müteakip 60 gündür." düzenlemesine yer verildiği, müvekkili şirket tarafından 07.04.2021 tarihli e posta ile seri üretim onayının verildiği, bu tarih itibariyle davacı şirketin teslim süresi başladığı ve sözleşme konusu malzemelerin teslim edilmesi gereken son tarihin 06.06.2021 olduğu, davacı şirket yetkilisinin 12.07.2021 tarihinde gönderdiği e-posta ile 10.000 takım üretimin tamamlandığının bildirildiği, buna göre davacı şirket sözleşmeye göre 36 gün gecikmiş olduğu, sözleşme konusu eserin tam olarak hangi tarihte teslim edildiği teslim alınırken cezayı isteme hakkının saklı tutulduğuna dair (çekince, ihtirazı kayıt) dosyada bilgi ve belge bulunmadığından bu hususun değerlendirilemediği, Mahkeme'ce bu çekincenin öne sürülmediği kabul edildiği takdirde anılan cezai şartın talep edilemeyeceği, ancak Mahkeme tarafından kesilen faturanın çekince sayılması gerektiği kabul edildiği takdirde ise; sözleşme bedeli 380.000 USD olup, günlük gecikme cezası 1.900 USD olduğu, davacı 36 gün gecikilmiş olmakla; 1.900 USDx36=68.400 USD gecikme cezasının sözleşmeye uygun olacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, sunulan rapor dosya kapsamındaki veriler ve deliller itibariyle denetime elverişli görülmekle; Mahkememiz'ce yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Yapılan yargılama , toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yüklenici şirke t ile davalı işveren arasında █████/2020 tarihinde sözleşmenin 3.maddesinde miktarı ve birim fiyatı belirtilen kompozit küre gövdesinin sözleşme ve eki şartnameye uygun şekilde üretimi ve davalıya teslimi konusunda eser sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 4/3 maddesi gereğince yüklenicinin sözleşme konusunun ürünün imalatını tam ve hatasız bir şekilde, şartnamelere uygun ve zamanında yerine getireceğini kesin olarak kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme konusu eserin imalat bedelinin KDV hariç 380.000 USD olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5.maddesinde sözleşme konusu ödemelerin yapılacağı tarihlerin işveren tarafından her lota yazı olarak sevk onayı verilmesini müteakiben düzenlenecek faturanın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün sonra yapılacağının öngörüldüğü, yine yüklenicinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini sözleşme şartlarına göre zamanında eksiksiz ve ayıpsız olarak tamamlamaması halinde işveren için yükleniciye karşı hiçbir ödeme yükümlülüğü doğmayacağı gibi yüklenici tarafından işverenin iade faturasının da itirazsız kabul edileceği ve ticari faizi ile birlikte davalı işverene iade edileceğinin hükme bağlandığı, akdi ilişki konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı saptanmıştır.Yargılama konusu uyuşmazlıkta davacı yan yüklenici olarak sözleşme konusu edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, ifada gecikmesinin 11/a-c m. kapsamında mücbir sebepten kaynaklandığını, bu nedenle gecikmesi nedeniyle cezai şart uygulanamayacağını beyanla fatura konusu bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemli takibe vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürmektedir. Davalı yan ise; davacının edimi ifada temerrüde düştüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin imza tarihinde de Covid-19 pandemisinin mevcut olması ve mücbir sebebinin koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının temerrüdü nedeniyle kendisinden sözleşmenin 9/a maddesi kapsamında gecikme cezası talep hakkının bulunduğunu, fatura konusu cezai şart alacakları nedeniyle davacı yüklenicinin kendilerinden bakiye alacak talep hakkının mevcut olmadığını savunmaktadır. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere; davacı yüklenici sözleşmenin "teslim zamanı ve şartları" başlıklı 6.maddesi kapsamında sözleşme konusu ürünleri davalı işverenin yazılı seri üretim onayı müteakiben 60 gün sonra davalı işverene teslim etmekle yükümlüdür. Söz konusu ürünlerin imali konusunda davalı şirket tarafından █████/2021 tarihinde davacı şirkete e-posta mesajı gönderilerek anılan madde kapsamında seri üretim onayı verildiği sabittir. Söz konusu onayı müteakiben sözleşme kapsamında ürünlerin son teslim tarihi ise; █████/2021 olarak saptanmıştır. Ancak dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı şirket çalışanı tarafından █████/2021 tarihinde davalı şirkete e-posta gönderilerek sözleşmede öngörülen miktarda 10.000 takım ürünün imalatının tamamlandığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yüklenici şirketin en geç █████/2021 tarihinde imal ve davalı işverene teslim etmekte yükümlü olduğu ürünleri son teslim tarihinde temerrüde düştüğü ve borcunu ifada davalıya karşı 36 gün gecikmesinin mevcut olduğu tartışmasızdır. Davacı yüklenicinin temerrüdü sabit olduğuna göre taraf iddia ve savunmalarına göre davacının dayandığı mücbir sebep olgusunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. ,Konu ile ilgili olarak YHGK'nın 25.01.2022 tarih, 2019/(19)11-58 E., ███████ K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; "Sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, Osman Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı’ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (....). Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir. (....).Kaçınılmazlık, borçlunun kişisel ve ekonomik durumu dikkate alınmadığı için mutlaktır...Kaçınılmazlığın mutlaklığı ile kastedilen, bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre her türlü tedbirin alınmasına, her türlü özenin gösterilmesine rağmen; borcun ifa edilememesine neden olan olayın sadece borçlu tarafından değil, hiç kimse tarafından önlenememesidir. Bu sebeple kaçınılmazlık unsuru değerlendirilirken borçlunun kişisel veya ekonomik durumu dikkate alınmaz.Mücbir sebebin varlığı için gereken diğer unsur olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olmasıdır. Bir olayın varlığı sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülebiliyorsa ve buna rağmen sözleşmede gerçekleşmesi muhtemel o olaya ilişkin bir hüküm yoksa bunun riskini borçlu üstlenmiş demektir. Öngörülemezlik, sözleşmenin kurulduğu sıradaki durum esas alınarak belirlenir. Borçlu, sözleşmenin kurulduğu sırada olayın doğuracağı sonuçları öngörebiliyorsa mücbir sebebe dayanarak borcun ifasından kurtulamaz." tespitlerine yer verilerek mücbir sebebin varlığının hangi koşullarda kabul edileceği açıkça belirtilmiştir.Bu bilgiler ve tespitler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yüklenicinin edimini ifada 36 günlük gecikmesinde Covid-19 pandemisine dayalı mücbir sebebi haklı gerekçe olarak ileri süremeyeceği anlaşılmaktadır. Zira, taraflar arasındaki sözleşmenin imza tarihi █████/2020 olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19 pandemisinin ilan edildiği tarih █████/2020 tarihidir. Bu durumda, davacı yüklenicinin davalı ile dava konusu eser sözleşmesini imzaladığı tarihte Covid-19 pandemisi dünya ölçeğinde mevcut olup sözleşmenin pandemi sürecinde imzalandığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11/a maddesinde açıkça mücbir sebep halleri belirtilmiş olup sözleşmenin imzalandığı tarihte mevcut ve tahmini mümkün olmayan ayrıca yüklenici davacı tarafından engellenemeyecek olayların mücbir sebep sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle; değinilen sözleşme hükmü ile yukarıda atıf yapılan YHGK emsal ilamı birlikte gözetildiğinde davacının somut olayda Covid-19 pandemisine mücbir sebep olarak dayanamayacağı kanaatine varılmıştır.Davalıya karşı davacının edimini ifada 6098 sayılı TBK'nın 117.m. bağlamında 136 günlük (kusurlu) temerrüdü sabit olduğuna göre; sözleşmenin 9/a maddesi gereğince davacının süresinde teslim etmediği sözleşme konusu ürünler nedeniyle sözleşme tutarının %0,5 oranında günlük gecikme cezasını davalı işverenin davacı yükleniciden talep hakkı doğmuştur. Buna göre; sözleşme bedeli 380.000 USD olup günlük gecikme cezası (380.000*0,05) 1.900 USD olmasına göre yapılan hesaplama sonucunda davacı yüklenicinin 36 günlük gecikmesine karşılık 1.900 USDx36=68.400 USD gecikme cezasını davalı tarafa ödemekle yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyamızda sözleşmenin 9/a maddesinde düzenlenen gecikme cezası hukuki niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 179/2 m.gereğince ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 179. v.d. maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür. Anılan maddenin 1. fıkrasında seçimlik şart, 2. fıkrasında ise ifaya eklenen şart düzenlenmiştir.İfaya eklenen cezai şartın düzenlendiği Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin 2. fıkrasında; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” hükmü mevcuttur. Gecikme cezasının (cezai şart) talep edilebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça, gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin "gecikme ve cezalar" başlıklı 9/4 maddesinde açıkça; "Sözleşmenin feshedilmesi ve/veya tazminat hakkının kullanılması aynı zamanda cezai şartın talep edilmesine engel değildir. İşveren, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedip aynı zamanda cezai şartı da talep edebilir. Gecikme cezası varsa yüklenicinin teminatından yoksa yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir ya da genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesine yer verildiği dikkate alındığında davalı yüklenicinin söz konusu gecikme cezasını davacı yükleniciye karşı çekince ileri sürmediği halde kendisinden talep edebileceği ve gerektiği takdirde yükleniciye ödemekle yükümlü olduğu iş bedeli alacağından tahakkuk eden gecikme cezası alacağını mahsup etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır.Dosyamızda davacı yükleniciye sözleşme konusu iş kapsamında yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacı tarafından davalı işveren aleyhine bakiye 68.500,60 USD alacağın tahsili talebiyle dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Davacı yüklenicinin dava konusu icra takip tarihi itibariyle anılan miktarda davalıdan bakiye işbedeli alacağı mevcut ise de; yukarıda açıklandığı üzere davalı işverene karşı temerrüdü nedeniyle davalının kendisinden sözleşme kapsamında talep hakkı doğan 68.400,00USD gecikme cezası alacağı mevcuttur. Davalının talep edebileceği gecikme cezası alacağının davacı yüklenicinin davalıdan talep edebileceği alacağından mahsubu sonrasında (68.500 USD-68.400USD ) davacı yüklenicinin davalıdan dava konusu dava konusu takip tarihi itibariyle 100,60 USD bakiye alacağı talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile; davalının ... 5.Genel İcra Dairesi’nin █████████E. sayılı takip dosyasına vaki haksız itirazının 100,60-USD asıl alacak ile sınırlı olarak iptaline, takibin anılan asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan yabancı para alacağının dava tarihindeki TL efektif kuru karşılığı esas alınarak 647,16-TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... 5.Genel İcra Dairesi’nin █████████E. sayılı takip dosyasına vaki haksız itirazının 100,60-USD asıl alacak ile sınırlı olarak İPTALİNE, takibin anılan asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan yabancı para alacağının dava tarihindeki TL efektif kuru karşılığı esas alınarak 647,16-TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 221,03-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 24.260,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.039,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL ile 221,03-TL harç olmak üzere toplam 648,63-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT 13/2-3.m. gereğince nispi 3.235,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-(Reddine karar verilen alacak miktarı gözetilerek) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 288.751,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 18.105,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,01) gözetilerek 181,05-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 9-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkaça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Başkan ... e-imzaÜye ...e-imza Üye ... e-imzaKatip ...e-imza YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: 1-Posta ve davetiye gideri : 105,00-TL 2-Bilirkişi ücreti :+18.000,00-TL TOPLAM : 18.105,00-TL