Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü tebligat usulsüzlüğü, gece vakti suçu ve tekerrür hükümleri ile yargılama giderleri hataları nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, bir hırsızlık davasında sanıkların temyiz başvurusunun, MERNİS adresi araştırılmaksızın yapılan tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle süresinde kabul edilmesiyle birlikte, sanıkların banka ATMlerinden gerçekleştirdikleri gece vakti hırsızlık eylemlerinde zincirleme suça ilişkin gece vakti hükmü olan TCK 143. maddenin uygulanmaması, tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin göz ardı edilmesi, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin haksız yere tahsil edilmesi, yargılama giderlerinin oranlanmasında ve vekalet ücreti tahsilatında hatalar yapılması gibi nedenlerle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usûllere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi hâlde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanık ... 'ün yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye son bildirdiği adresine gönderildiği, muhatabın adresten ayrıldığından bahisle anılan tebligatın iade edildiği, bu kez 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca aynı adresin kapısına yapıştırılması suretiyle 05.01.2021 tarihinde tebliğ işlemi yapıldığı, mahkemece sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği "MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde" ancak 35. maddeye göre daha önce usûlüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, sanık hakkında MERNİS adresi araştırması yapılmaksızın yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığın ceza infaz kurumunda 05.11.2021 günü tebliğ edilen karara yönelik 07.11.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Tüm dosya kapsamına göre; sanıkların katılan bankaya ait farklı ATM'lerden 10.03.20 14... .04.2014 tarihleri arasında, farklı kişilere ait paraları çalmaları şeklindeki somut olaylar bakımından; 10.03.2014 günü saat 21.57, 13.03.2014 günü saat 22.45; 19.03.2014 günü saat 22.04, 01.04.2014 günü saat 02. 04... .04.2014 günü saat 23.18'de gerçekleşen eylemlerin UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vakti gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanırken, suçun daha fazla cezayı gerektiren halinin esas alınması gerektiği dikkate alınarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uygulanması gerektiğininin gözetilmemesi,
2. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilemeyeceğinin dikkate alınmaması,
4. Sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak onlara yükletilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit oranda alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi yerine sanıktan tahsiline dair hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!