Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleştikten sonra yeni delil olmadan açılan tefecilik davasında, yargılama şartı eksikliği nedeniyle düşme kararı yerine davanın reddine karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Özet: Yerel mahkeme tarafından tefecilik suçundan açılan bir kamu davasında, aynı fiil ve sanık hakkında daha önce verilmiş ve yeni delil ortaya çıkmadan kesinleşmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğu halde, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; hukuki güvenlik, adil yargılanma hakkı ve non bis in idem ilkeleri uyarınca, yeni delil olmaksızın kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra aynı eylemden dava açılması durumunda Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine hükmedilmesi nedeniyle temyiz itirazlarının yerinde görüldüğü sonucuna varılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇ : TefecilikHÜKÜM : Davanın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 172/1. maddesinin; "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilmesi için iki temel neden öngörülmüştür; "yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi” veya “kovuşturma olanağının bulunmaması."5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesine göre; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz". İlgili maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere maddenin ikinci fıkrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, aynı eylem ve aynı kişi hakkında kamu davası açılabilmesi; yeni delil, iz, eser ve emarenin meydana çıkmasına veya şüphe nedenlerinin takdirinde ağır hata olmasına bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 173/6. maddesine göre ise; "... Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesi başkanının bu hususta karar vermesine bağlıdır". Bu düzenleme ile de kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların zamanaşımı süresince şüpheli üzerinde sürekli bir baskı ve tehdit unsuru olmasının ve özgürlüklerinin kısıtlanmasının önüne geçilmek istenmiştir.5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde hüküm türleri belirtilmiş olup, davanın reddi sebepleri de gösterilmiştir. Söz konusu maddenin yedinci fıkrasına göre sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi davanın reddi nedeni olmayıp, kamu davasının reddine hükmedilecek haller; "aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava" olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanık hakkında Adana İl Emniyet Müdürlüğünün 19.06.2012 tarihli fezlekesi ve eklerinde yer alan delillere istinaden yapılan soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.06.2012 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden sonra yeni bir delil elde edilmemesine rağmen 19.06.2012 tarihli Adana İl Emniyet Müdürlüğü fezlekesi ekindeki beyanlar esas alınarak aynı konuda hazırlanmış ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 22.04.2013 tarihli suç duyurusu üzerine 28.11.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve tebligat yapılmamış ise kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın suçtan zarar görene tebliği ile karara itiraz edilmesi halinde akıbetinin tespiti amacıyla bozulduğu, suçtan zarar görene yapılan tebligat sonrasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın Adana 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.10.2021 tarihli ve █████████ Değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği tespit edilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararında da ifade edildiği üzere aynı fiilden dolayı sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesini müteakip, verildiği tarih itibarıyla kişiler açısından hukuki güvenlik alanı oluşturan ve kesin hüküm benzeri sonuç doğuran kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra aynı fiilden dolayı yeniden soruşturma yapılabilmesinin "yeni delilin meydana çıkmasına" ve 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin önceden karar veren merciin kararına bağlı olması ve kanun koyucu tarafından bunun ceza muhakemesi şartı olarak öngörülmesi karşısında, aynı fiile ilişkin olarak daha önceden verilip kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğu halde sanıklar hakkında aynı fiilden dolayı kamu davası açılması bir hukuk devletinde kanuna, adil yargılanma hakkına ve "non bis in idem" ilkelerine aykırılık oluşturacağı cihetle yeni bir delil ortaya çıkmadan sanıkların aynı eyleminden dolayı kamu davası açıldığı durumda açılmış olan davayla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi,Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle DÜŞMESİNE 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.