Şirket ihyası davasında, ticari sicil kayıtlarında şirketin faal ve aktif olduğunun tespiti nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Davacının, aleyhine devam eden davaları nedeniyle terkin edildiğini düşündüğü bir şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasını ve tescilini talep etmesi üzerine, yapılan incelemelerde şirketin ticaret sicil kayıtlarında halen aktif ve faal durumda olduğu, dolayısıyla tüzel kişiliğinin sona ermediği tespit edilmiştir; bu nedenle, mahkeme davacının şirketin ihyası talebinde hukuki yararı bulunmadığı ve dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili adına ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında hizmet tespit davası açıldığını, bu davanın kısmen kabul edildiğini, ancak kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak dosyanın Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına kaydedildiğini ve derdest olduğunu, ayrıca aynı şirket aleyhine Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında işçilik alacakları davası açıldığını, yargılama esnasında davalı şirketin ... tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu nedenle Bakırköy .... İş Mahkemesi tarafından ihya davası açılması için süre verildiğini, şirketin sicilde terkin edilmiş olması sebebiyle husumetin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, .... sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici 7. madde uyarınca alacaklıların ve hukuki menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ihya talebinde bulunabileceğini, müvekkilinin devam eden davaları nedeniyle şirketin ihyasında hukuki yararı bulunduğunu belirterek İstanbul Ticaret Siciline kayıtlı olan ve .... tarihinde terkin edilen ...'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden tesciline, şirkete tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; ... ticaret sicil numaralı ...'nin sicil kaydının aktif olduğunun tespit edildiğini, şirketin re'sen terkin kapsamında bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 529 ve devamı maddeleri uyarınca herhangi bir işlem tesis edilmediğini, şirketin en son 10.01.2024 tarihinde tescil edilen adres değişikliği kararı ile faal durumda olduğunu, tüzel kişiliği sona ermeyen ve ticaret sicilinden silinmeyen şirket hakkında ihya davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yararın dava şartı olduğunu ve yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi tarafından verilen çeşitli ilamlarda da tüzel kişiliği sona ermeyen şirketlerin ihyasının talep edilemeyeceğinin vurgulandığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu'nun 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde görevini yerine getirdiğini, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tescil taleplerini yasal şartlar dahilinde inceleyerek sonuçlandırdığını, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunduğunu, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin...,... ve .... tarihli ilamlarında da yasal hasım aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinin belirtildiğini ifade ederek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER: ticaret sicil kaydı, vergi dairesi kayıtları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ...'nin ihyası talebinden ibarettir. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması da dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h)Dosya celp edilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, ticaret sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin aktif olduğu, celp edilen ticaret sicil kayıtlarından şirketin faal olarak devam ettiğinin bildirildiği, şirketin terkin kapsamında olmadığı, bu nedenle şirketin tüzel kişiliğinin sona ermediğinden davacının hukuki yararının olmadığı, şirket hakkında ihya davası açılamayacağı gibi bu yönde bir karar da verilemeyeceğinden işbu davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın HMK 114/1-h, 114/2 ve 115/1, 2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (işbu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ticaret sicil müdürlüğü vekilinin harcamış olduğu emek ve mesai karşılığında Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğ edileceği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle 2 haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır