Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, taş ocağı işletmeciliğinden kaynaklanan ticari borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve tazminat talepli dava.
Özet: Bu hukuki evrak, taş ocağı işletmeciliği yapan davacı şirketin, davalı ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan 501.972,31 TLlik fatura borcunun tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davalının borca itiraz etmesiyle duran takibin devamını talep eden davada, bilirkişi raporu davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve taraflar arasında "açık hesap ilişkisi" bulunduğunu tespit etmiş, davalı ise davaya cevap vermeyip duruşmalara katılmamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████Bakırköy ..... İcra Dairesi : ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin TAŞ ocağı işletmeciliğiyle iştigal ettiği ve davalı ile 01.01.2023 tarihinden itibaren ticari ilişki içerisinde olduğu, müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar karşılığı davalı tarafın 501.972,31 TL bakiye borcunu ödemediğinden aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı, Elazığ Defterdarlığı yazı cevapları faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle faize, faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiklerini beyan etmiştir.Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 501.972,31 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi ... tarihli raporunda; Dava konusu ve tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Davacı şirkete ait ticari defterler yönünden yapılan incelemede, davacı şirket yetkilileri tarafından inceleme sırasında e-defter mükellefi olunduğu ve ticari defterlerin elektronik ortamda tutulduğunu beyan ettiğini, bu kapsamda, davacı vekili ile iletişime geçilerek davalı ile olan ticari ilişkiye ait ticari defter kayıtları ile dayanak belgelerin elektronik ortamda gönderilmesinin talep edildiğini, akabinde dava konusu uyuşmazlığa ilişkin evrak ve kayıtların davacı tarafça elektronik ortamda incelemeye sunulduğunu, davacı tarafından sunulan defterlerin e-defter olduğunu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliğinin yayınlanmış olduğunu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğunu, yerinde inceleme talep etmediğini, Davacının Ticari Defterlerinde Kayıtlı, Davalı İle Olan Cari Münasebeti ; Taraflar arasında TTK’nın 89. maddesi anlamında düzenlenmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığını, bununla birlikte taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunduğunu, söz konusu ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi niteliğinde olduğunu anlaşıldığını, açık hesap ilişkisinin önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, tarafların tek taraflı veya karşılıklı olarak alacak ve borç kayıtlarını hesaba işleyip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıkları ticari ilişki türü olduğunu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu takibin durması ve akabinde açılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın esasının ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığının tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2024 yılı öncesinde başladığının anlaşıldığını, davacı tarafından 2023 yılı içerisinde davalı adına toplam 57 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların toplam tutarının 2.605.143,92 TL olduğunun görüldüğünü, aynı dönem içerisinde davalı tarafından toplam 2.290.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin sonrasında davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 315.143,92 TL alacaklı bakiye ile 2024 yılına devir verdiğinin tespit edildiğini, 2024 yılı içerisinde ise davacı tarafından davalı adına toplam 21 adet fatura düzenlendiğini, 2023 yılından devreden 315.143,92 TL bakiye alacak ile birlikte davacının toplam alacağının 1.395.972,31 TL seviyesine ulaştığını, buna karşılık davalı tarafından 894.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 501.972,31 TL’nin ise davacı ticari defterlerinde davalıdan alacaklı bakiye olarak yevmiye defterine kayıt edildiğinin anlaşıldığını, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 501.972,31 TL alacaklı olduğu ve bu alacağı ticari defterlerde de kayıt ettiğinin tespit edilmiş olduğunu, davacının, davalı ile olan cari hesap muavin özetinin de incelendiğini, Dava Konusu Edilen Faturaların Davalı Şirkete Tebliğ Edilip Edilmediklerine Dair İnceleme; Davacı tarafından davalıya kesilen fatura elektronik ortamda temel fatura olarak kesildiğini, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülme imkanı bulunmayacağını, bunun anlamının faturanın davalıya kesin olarak tebliğ edilmiş olduğunu, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı ile dönülememesi ve faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesi halinde, alının Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesi, faturayı iade etmesinin mümkün olmadığını, dosya içeriğinde davalı şirketin bu faturaları kabul etmeyip itiraz ettiğine dair hiçbir işaret olmadığını, bu sebeple davalı tarafın davacı tarafından kendisine gönderilen dava konusu faturayı kabul ettiği ve Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediğinin değerlendirilmiş olduğunu, tarafların ba- bs beyannamelerinin ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının da incelendiğini, Davalı Açısından İnceleme: 2023-2024 yılı davacı nezdinde, davalı için tutulan cari hesap dökümüne göre takip tarihi itibariyle davalının, davacıya 501.972,31 TL borçlu bulunduğunun görünmekte olduğunu, bu hesapların davacının sunduğu 2024 -2023 yılı yevmiye defteri ve cari hesap dökümünün incelenmesi sonucunda elde edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığı için inceleme olanağı ve davacı tarafın sunduğu belgelerle tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, Sonuç : Yukarıdaki tespit ve açıklamalar ışığında; Taraflar arasında TTK’nın 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olduğu, bu ticari münasebetin açık hesap ilişkisi olduğunu, açık hesap ilişkisinin, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda eksiksiz ve usulüne uygun şekilde tutulduğu, bu nedenle davacı lehine delil niteliği taşıdığının görüldüğünü, davacının elektronik sistemine kayıtlı faturaları, e-fatura sistemi üzerinden “TEMEL Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile gönderdiği, temel fatura senaryosu ile düzenlenen faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayıldığının anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu ilamsız takipte; 501.972,31 TL asıl alacağın tahsilini talep ettiğinin görüldüğünü, yapılan inceleme ve hesaplamalarda, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 501.972,31 alacak talep edebileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %44,25 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceğini bildirmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay ......H.D. .... Esas, ..... Karar sayılı kararı)İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 501.972,31 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu, davalının faturaya itiraz etmediği anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklı cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kabulü ile; 501.972,31 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına,2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 100.394,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 34.289,73 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 8.572,44 TL harcın mahsubuyla bakiye 25.717,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 8.572,44 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.187,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 7.321,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-AAÜT gereğince hesap edilen 80.315,57 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır