Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, karkas et teslim edilmemesi nedeniyle verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddia edilen itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, davalılardan 1.300.000 TL değerinde çeklerle satın aldığını iddia ettiği 30.057 kg karkas etin teslim edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalıların itiraz etmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı çeklerin bedelsiz kaldığını ve davalıların sebepsiz zenginleştiğini öne sürerken, davalılar anlaşmayı, çeklerin kendilerine verildiğini ve borçlu olduklarını reddederek, davacının kendi keşide ettiği, henüz vadesi gelmemiş çekler üzerinden hukuki menfaati olmadığını savunmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Denizli İlinde ... İşletmeciliği ile faaliyette bulunduğunu, bu faaliyeti nedeniyle de davalılar ile marketlerinde satılmak için KG fiyatı 43,25 TL den 30.057 Kg karkas et alımı için anlaştıklarını, davalılarında Denizlide Hayvancılık işi ile uğraşan kişiler olduklarını, bu anlaşma ile müvekkili şirket ve yetkilisi İbrahim Yüksektepe tarafından davalıya; ... Çek Numaralı,30.10.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,30.10.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,30.10.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,27.11.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,27.11.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,25.12.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,25.12.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,25.12.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,25.12.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı, ... Çek Numaralı,25.12.2021 keşide tarihli,130.000TL meblağlı,... Bankası ... Şubesi Müdürlüğü muhataplı, toplam 1.300.000,00TL değerinde çekler verildiğini, çeklerin şirket tarafından teslim edilmesine rağmen anlaşma gereği müvekkiline teslim edilmesi gereken 30.057 kg karkas et müvekkile teslim edilmediğini, teslim edilmeye de başlanmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Denizli 6.Noterliğinin 07 Eylül 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbar ve ihtarnamesi ile ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarnameye rağmen ödeme ve teslimat yapılmadığından devamında Denizli 3.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile aynı sebeple alacaktan bahisle icra takibi yapıldığını, bu icra takibinin tebliği üzerine davalılar tarafından 01.10.2021 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabulucuya başvuru üzerine de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle öncelikle ve ivedilikle tensiple beraber bedelsiz kalan, ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak toplam 1.300.000,00TL bedelli çekler hakkında bu çeklerin, bedelsiz kalmasından dolayı gerektiğinde teminat karşılığında çekler hakkında dava sonuna kadar tedbiren ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini; davalıların Denizli 3.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında borca, faize ve takibi itirazlarının iptali ile takibin devamına; bu taleplerinin reddi halinde çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile bu çekler nedeniyle borcun olmadığının tespitine; kötü niyetli davalıdan %20 tazminatın alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinden alacaklı olduğunu iddia eden davacının, icra takibinin ve dava dosyasının dayanak olarak; taraflar arasında karkas et alımı için sözlü anlaşma bulunduğunu, bu anlaşma gereğince toplam 1.300.000,00 TL bedelli 10 adet çekin teslim edildiğini, ancak etlerin kendilerine teslim edilmediğini, bu sebeple çeklerin karşılıksız kaldığını, müvekkillerimizin sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeple müvekkillerimizden alacaklı olduklarını iddia ettiğini, borç dayanağı olarak gösterilen çeklere istinaden davacıya hiçbir borçlarının bulunmadığını, taraflar arasında anlaşma olduğuna dair hiçbir ispatı bulunmayan, bunun yanı sıra, bahsini ettikleri çeklerin müvekkillerinde yada müvekkillerinden birisine keşide ettiğine, teslim ettiğine dair de bir ispatı / delili bulunmayan davacının, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle, henüz keşide tarihi gelmemiş, bankaya ibraz edilmemiş ve ödenmemiş olan, kendisi tarafından keşide edilen çeklere istinaden, müvekkillerinden alacaklı olduğunu iddia etmesinin taraflarınca kabul edilebilir mahiyette olmadığı gibi, hukuken dinlenilebilir mahiyette de olmadığını, davacının icra takip tarihi itibariyle, müvekkillerinden hangi birisinden alacaklı olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da, davacı alacaklının, bu davayı açmasında hukuki yararının bulunması gerektiğini, dava açılmasında alacaklının hukuki yararının olmadığını, davacının, kendi keşide ettiği ve borçlusu olduğu çeklerin, bedelsiz kaldığı iddiasını ve müvekkillerinin sebepsiz zenginleştiği iddiasını da ayrıca ve açıkça ispat etmesi gerektiğini, yine davacının iddiasının aksine; davacının haksız olan ve iyi niyetli olmayan Denizli 6. Noterliğinin 07 Eylül 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbar ve ihtarnamelerine karşı, haksız taleplerini kabul etmediklerine dair Denizli 3. Noterliği'nin 01.10.2021 Tarih ... Yevmiye numaralı ihtarname ile taraflarınca cevap verildiğini, çekin diğer kambiyo senetlerinden farklı olarak kredi değil, bir ödeme aracı olduğunu, bu nedenledir ki, çekin bir borcun ifası için verildiğinin kabul edildiğini, bu nedenlerle öncelikle görevsiz mahkemede açılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, mahkemeniz aksi kanaatte olur ise; davacı tarafından açılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali davasının reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;".... yapılan yargılama, Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ilamsız icra takibine konu edilen çeklerin karşılığında davalı tarafça teslim edilmesi gereken etlerin teslim edilmemesi nedeniyle alacaklı olduğundan bahisle icra takibi başlatılmış isede,mahkememizce tacir olan davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari mal alışverişi bulunmadığı, davacının iddiasının aksine taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, bir an için taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu kabul edilse bile, TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği hususunda yasal karine bulunduğu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bu yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çekin ileride teslimi kararlaştırılan mallara karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği ve bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı) , bu durumda taraflar arasında mal alım satımına ilişkin anlaşma olduğu ve çeklerin avans çeki olarak verildiği ile teslimin gerçekleşmediği olgusunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, çek bir ödeme vasıtası olduğundan, anılan BK'nun 207. maddesi uyarınca kural olarak malın teslimi ile birlikte çekin keşide edildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu yasal karinenin aksinin ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılarak.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ispat hukuku kurallarına aykırı kabulle karar verildiğini, çeklerin verilmesinin temelini oluşturan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, TBK'nın 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın pesin satıs oldugu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edilecegi hususunda yasal karine bulundugu, yine çekin bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiginin kabulü gerektigi'ne dair gerekçenin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, somut davada ise temel ilişkinin hem noter ihtarı ile ve devamında icra takibi ile de ortaya konulduğunu, davalıların faaliyetleri kapsamında olan karkas et teslimi ve alışverişinin temel ilişki olduğunu, çeklerin verilmesinin de bu temel ilişkiye dayandığını, ispat külfetinin davalılarda olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının şartları oluşmasına rağmen mahkemece bu hususun kabul edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, ispat külfetinin davalıda olduğunu ileri sürmüştür.
Burada bazı hukuki kavramlar konusunda açıklama yapmak gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas, ... karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-260 esas, ████████ karar).
Ayrıca belirtmek gerekir ki; Çek ise, Türk Ticaret Kanununun üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. Türk Ticaret Kanununun 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. Türk Ticaret Kanununun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, A /Göle, C: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s:221, 6102 sayılı TTK' nın 778 ve 6762 sayılı eTTK.’nın 690, 730. maddeleri)
Çek, Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268).
Kıymetli evrakın soyutluluğu, onur temel niteliklerindendir. Soyut ve mücerret kıymetli evrak, senedin düzenlenmesine sebep olan temel borç ilişkisinin, senetten anlaşılması imkanı olmayan kıymetli evraktır. Bu, soyut senetlerin temel hukuki ilişkisinin olmadığı senetler değildir; yani bu senetler de belli bir hukuki ilişkiye dayanır, ancak söz konusu temel hukuki ilişki ile kıymetli evrak arasında bağ kurulmamıştır. Dolayısıyla, senede bakılarak, alt hukuki ilişkinin ne olduğunun tespiti mümkün değildir. Kıymeti evrak, doğumuna neden olan hukuki olaydan veya temel ilişkiden bağımız ve soyuttur. Soyutluluğun kambiyo senedine yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu hususunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması, alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Pulaşlı, Hasan, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 7. Baskı, Adalet Yayınevi, s. 40, 119; Ülgen, Hüseyin/Helvacı, Mehmet/Kaya, Arslan/Nomer Ertan, N. Füsun, Kıymetli Evrak Hukuku, 12. Bası Vedat Kitapçılık, 2019, s. 32, 98).
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ara karar kurulmuş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda, davalı ...'ın işletme defterine göre defter tuttuğu belirtilmiştir.
Çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtları “işletme defteri” şeklinde olup, 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinde belirtilen defterler tutulmadığından somut olaya HMK’nın 220/3. maddesinin uygulanması da mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/(19)11-1662 Esas, █████████ Karar). Ancak, ticari defter tutmakla yükümlü tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil teşkil etmesi için belli şartlar gerekmekte ise de ticari defterlerdeki kayıtlar her zaman aleyhlerine delil olabilir.
Bilirkişi raporunda davacı ile davalı ... arasında bir ticari ilişkinin olduğu hatta davalının davacıya kestiği 3 adet 510.000,00 TL Tutarındaki faturalar ve bu faturalar karşılığında davacının davalı adına keşide ettiği 4 adet 510.000,00 TL tutarındaki çeklerin karşılıklı defter kayıtları ile birbirini teyit ettiği belirtilmiştir. Bu yönden bir uyuşmazlık yoktur. Ancak, aynı bilirkişi raporunda, dava konusu ve davacının icra takibine konu ettiği 10 adet toplam 1.300.000,00 TL tutarındaki çeklere ait davacının kendi ticari defterlerinde davalıyı borçlandırıcı verilen sipariş avansları adı altında herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, çeklerin “hamiline” düzenlenen davacıya ait tacir çekleri olduğu hususları da belirtilmiştir.
Kambiyo senedi olan çekin soyutluluğu ve dava konusu ve davacının icra takibine konu ettiği 10 adet toplam 1.300.000,00 TL tutarındaki çeklere ait davacının kendi ticari defterlerinde davalıyı borçlandırıcı verilen sipariş avansları adı altında herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmaması, ticari defterlerin aleyhe delil olma özelliği karşısında somut uyuşmazlıkta ispat külfeti davacınındır. Dava konusu edilen çeklerden iki tanesinin diğer davalı ... tarafından bir başkasına ciro edildiği anlaşılsa da bu husus da yukarıdaki gerekçelerle ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu göstermez. Temel ilişkinin ve iddialarının davacı tarafça ispatı gerekir. Diğer davalı ...'ın tacir olduğuna ilişkin de dosyada bir delil ve iddia da mevcut değildir.
TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği hususunda yasal karine bulunduğu hususu da davacı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiğinin aksine "hayatın olağan akışı" kavramı ile geçersiz kılınamaz.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ispat külfeti üzerinde olan davacı, davasını ispat edemediği anlaşıldığından, davacının istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Davalılar vekili, lehlerine kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İcra ve İflas Kanunu'nun düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırıla gelen tazminat türü, sadece ve ancak takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Davalı tarafın davada haksız olduğu anlaşılmakla beraber, kötü niyetli olduğuna yönelik bir ispat mevcut olmadığından, davalıların bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Tüm açıklamalar ışığında, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunugereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-492 sayılı Harçlar Kanunugereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!