Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, tapu iptali ve tescili ile hacizlerin kaldırılması talepli, birçok kez bozma ve birleştirme kararı sonrası nihai hükme karşı temyiz incelemesi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, tapu iptali ve tescil ile hacizlerin kaldırılması konularındaki uyuşmazlıkta, önceki Yargıtay bozma kararları sonrası yerel mahkeme, sözleşmenin ileriye etkili feshine, belirli bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptaliyle davacılar adına tesciline ve birleşen davalarla birlikte ilgili hacizlerin kaldırılmasına hükmetmiştir; ancak, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay, yargılamanın farklı aşamalarındaki davaların usulüne aykırı birleştirilmesi hususunu değerlendirmektedir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/8 E., ███████ K.
1.Dosya içeriğine, asıl davaya ilişkin bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dosyada, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptali ve tescil, hacizlerin kaldırılması, birleşen dosyalarda hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
2.Mahkemenin 12.02.2014 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geriye etkili feshine, Karabük ili, ... ilçesi, ..., 195 ada, 5 parsel, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, kararın süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2015 tarihli kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş ve onama kararına karşı süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2016 tarihli kararı ile mahkemece yerinde yeniden yapılacak keşif ile tüm bağımsız bölümler ve ortak alanlar görülmek suretiyle yapılacak keşif tarihi itibarıyla işin tamamlanma oranı tespit edilerek oluşacak sonuca göre ileriye etkili ya da geriye etkili feshe karar verilmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 14.11.2018 tarihli kararı ile davanın kabulü ile sözleşmenin ileriye etkili feshine, Karabük ili, ... ilçesi, ..., 195 ada, 5 parsel, 1, 5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, davalı ... yönünden taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın süresi içinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2020 tarihli kararı ile mahkemece verilen hükmün infazının mümkün olmadığı, tapu kaydının iptaline karar verilen taşınmazların hangi oranda kimlere ait olduğu belirlenmeden kurulan hükmün infazında tereddüt oluşacağı, davada taraf olmayan haciz hakkı sahipleri aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığı, bir kısım davalılar ve bir kısım dahili davalılar hakkında ise olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ve bozma kararına karşı süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20.09.2021 tarihli kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
3.Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından 17.06.2022 tarihinde açılan; 08.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile ise davacılar tarafından 02.05.2024 tarihinde açılan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin davaların asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyada .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine, malikleri belirtilmek suretiyle 1, 5, 8 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacılar adına ayrı ayrı 1/3 hisse ile kayıt edilmelerine, 5 no'lu bağımsız bölüm üzerine ... Anonim Şirketi'nin ve ... Anonim Şirketi'nin alacaklı olduğu dosyalar nedeniyle uygulanan hacizlerin ve ipotek şerhlerinin terkinine, dahili davalı ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı ve bir kısım dahili davalılar yönünden taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddine, birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davanın kabulü ile 5 no'lu bağımsız bölüm üzerine davalıların alacaklı olduğu dosyalardan uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davanın kabulü ile 5 no'lu bağımsız bölüm üzerine davalı tarafından uygulanan haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı asıl dosyada davalılar ..., ... ve ... vekili ile dahili davalı ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı vekilince; birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davalı ... vekili ile davalı ... vekilince; birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davalı ... vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
5.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166/1. maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir." hükmünü içermektedir.
6.Asıl dosyaya ilişkin kararın Yargıtay incelemesinden geçmesinden sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş bir dosyanın birleştirilmesine karar verilmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira, birleştirme kararına rağmen dosyalar bağımsızlıklarını korurlar ve ayrı dava olma özelliğini devam ettirirler.
7.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacak, geçici 3/2. maddesine göre ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunarak bu dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyecektir.
Bu durumda 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. madde hükümlerine göre temyize ilişkin hükümlere tabi olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık 20.07.2016 tarihinde ve sonrasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ilâ 360. maddesine ilişkin hükümler uygulanarak istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
8.Somut olayda, Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle asıl davaya ilişkin verilen karar "istinaf" kanun yoluna tabi değildir. Ne var ki, birleşen ████████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalara ilişkin verilen kararlarla ilgili daha önce Yargıtay denetimi söz konusu olmadığından, bu dosyalar yönünden verilen kararlar "istinaf" yoluna tabidir.
9.Bu açıklamalara göre, birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davalı ... vekili ile davalı ... vekili ile birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davalı ... vekili tarafından sunulan temyiz dilekçelerinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
10.Bu durumda mahkemece, birleşen dosyaların bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek ve bu dosyalar yönünden verilen kararın "istinaf" yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleşen ████████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalara ilişkin verilen kararın "istinaf" yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, birleşen dosyalar yönünden istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi ve birleşen davalar yönünden istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl (ve varsa başvurulması halinde birleşen) dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!