Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu yüzde iki kalıcı sakatlık nedeniyle açılan haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında sigorta şirketinin yetki itirazı.
Özet: Davacı taraf, müvekkili motosiklet sürücüsünün, park halindeki aracın kapısını aniden açan sürücünün eylemi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası geçirerek, Adli Tıp Kurumu raporuyla %2 oranında kalıcı sakatlık ve yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle, sürücü ve sigorta şirketinden manevi ve başlangıçta 300 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmekteyken; davalı sigorta şirketi ise davanın kendi merkezinin bulunduğu Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek yetkisizlik itirazında bulunmuş ve sigorta şirketlerine karşı ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;07.03.2023 tarihinde müvekkili .... 'in idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile 19.00-19.30 saatleri arasında ... Mahallesi ... Bulvarı No:87 ile 69 arasındaki yolda Haznedar yönüne doğru seyrederken ; sürücü .... 'nun idaresindeki ... plaka sayılı beyaz renk .... doblo araç ile yolun sağ tarafında park halinde iken, müvekkilinin geldiğini bilmesi ve bilmesi kendisinden beklenmesine rağmen aracın şoför koltuğunun bulunduğu yerin kapısını açmış ve müvekkilinin araç kapısına çarparak düşerek yaralanmasına sebebiyet vermiş ve yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plaka sayılı ... doblo marka aracın kaza tarihinde sürücü ... adına tescilli olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre .... plakalı araç sürücüsü ... 'nun, 2918 Sayılı K.T.Kanunu madde 58 madde 61 aynı kanun yönetmeliği Madde 110/b-3 bentlerinde belirtilmiş olan kuralları ihlal etmiş olduğunu, davacı müvekkili .... 'in söz konusu kaza dolayısıyla yaralanmış olup, İstanbul Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmış olduğunu, davacı müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde "sağ taraf dış kulak yolu ile aurikula birleşim sınırında anterior, inferior ve posterior çeperi tutan helix kurusu ve tragus hattı ile devamlılık gösteren yaklaşık 3 cmlik kesi mevcut olup suture edilme ve Sağ dış kulak yoluna earwig yerleştirilme" meydana gelmiş olup müvekkilinin yüzünde sabit iz oluşmuş olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise davacı müvekkili ...'in ''Sağ kulak tragusunun önünde kulak boyunca seyreden 4,7x0,2 cm boyutlarında ciltten çökük, ciltten hafif koyu renkte, dikey yönelimli skar, sol zigomatik bölge dış yanda yatay seyirli 1,2x0,3 cm boyutlarında ciltten koyu renkte ciltle aynı seviyede skar arızasının; “KULAK BURUN BOĞAZ” “D-YÜZ”, “Sınıf 4: Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu - Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin aşırı bozukluğu - Kişi engellilik yüzdesi; %30”, mevcut kliniğine göre indirim yapılmasının uygun olduğu değerlendirildiğinden; kişi engellilik yüzdesi; %2, 4. Kişinin maluliyet oranının sürekli ve %2 (yüzde iki) olduğu'' şeklinde yaralandığı ve sakal kaldığının tespit edilmiş olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatılmış olup başlatılan soruşturma neticesinde uzlaşılamadığından Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayısı ile kovuşturma yapılmış ve ....'nun cezalandırılmasına karar verilmiş olup taraflarınca suçun nitelikli halinin vuku bulduğundan bahisle basit yargılama usulüne tabi karara itiraz edilmiş olup itirazlarının kabulü ile esas yargılama yapılmasına karar verilmiş olup işbu davanın Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi .... Esas sayılı dosya ile derdest olduğunu beyanla; müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle sakat kalması ve manen zarar görmesinden dolayı 25.000,00-TL manevi tazminatın ....'dan (█████/2023) itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, teminat limitini aşan maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere; şimdilik toplam 300,00- TL maddi tazminatın kaza tarihinden (█████/2023) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın, müvekkili şirket nezdinde .... sayılı ve █████/2023-2024 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın karışmış olduğu trafik kazası neticesinde davacıların uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi gideri talebine ilişkin olduğunu, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceğini, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta davalarından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ve davanın yetkisizlik sebebiyle reddini talep ettiklerini; sigorta şirketleri açısından aktif azaltıcı işlem yasağı bulunması ve mal kaçırma ihtimalinin bulunmaması sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, İstanbul BAM .... HD'nin E. ... K. .... sayılı kararı uyarınca sigorta şirketleri iflas haline geçseler dahi bu durumdaki şirketlerin borçlarının 3. kişiler yararına yasa ile teminat altına alındığını, davalı sigorta şirketinin █████/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında olduğundan mal kaçırma ihtimalinin de bulunmadığını; Ankara BAM ... HD'nin E. .... K. .... sayılı ve 10.5.2024 tarihli kararı uyarınca dava öncesinde alınan raporun hükme esas alınamayacağını; dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran tarafın Sigortacılık Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince usulî yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasının gerektiğini, KTK m. 99/1 uyarınca sigortacıların, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorunda olduğunu, İlgili Genel Şartlar Ek:6'da sürekli sakatlık için istenilecek belgelerin (sağlık kurulu raporu, epikriz raporu, genel adli muayene raporu, tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar, kimlik belgesi fotokopisi, kaza raporu, son gelir durum belgesi, banka hesap bilgileri, açık rıza beyanı) sayıldığını, davacı tarafça müvekkili şirkete bir başvuru yapılmışsa da zararın teminat kapsamında olup olmadığının, teminat kapsamında ise zarar miktarının tespit edilebilmesi için gerekli olan evrakların ibraz edilmediğini, bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmayıp başvurunun usulen reddi gerektiğini; HMK m. 121 gereği dava eklerinin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davacının tüm delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları (A-1) ve (B-2-b) maddeleri uyarınca müvekkili şirketin hem asıl alacak hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini; davayı kabul manasında olmamak üzere, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... E. ... K. sayılı ve 25.02.2004 tarihli ilamı ile Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... E. ... K. sayılı ve 27.10.2021 tarihli kararı doğrultusunda kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını; davayı kabul manasında olmamak üzere, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 16/2 maddesi "c" bendi gereğince maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre yürürlükteki mevzuata (█████/2008 öncesi Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008-█████/2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013-█████/2015 arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015-█████/2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, █████/2019 sonrası Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, bu hususta Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E. .... K. sayılı ve 14.9.2022 tarihli kararına dayandıklarını; Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihli ... E. ... K. sayılı ve 29.12.2022 tarihli ... E. ... K. sayılı kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın tazminat hesaplamasına ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmamış olup halen yürürlükte olduğunu, yerleşik içtihatlar ile Genel Şartlar'da yer alan hükümlerin yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden itibaren düzenlenen tüm poliçeler bakımından, KTK m. 90'daki iptal konusu atıf hükmünden bağımsız olarak uygulanması gerektiğinin kabul edildiğini, Yargıtay ... HD'nin ... E. sayılı kararında açıklandığı üzere Genel Şartların KTK m. 93 uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlendiğini, Sigortacılık Kanunu m. 11 gereği poliçelerin genel şartlara uygun olmak zorunda olduğunu, Genel Şartların TBK m. 20'de düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 1423 uyarınca aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmese dahi sigortalının 14 gün içinde itiraz etmemesi halinde sözleşmenin genel şartlar kapsamında yapılmış sayılacağını, Anayasa'nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, iptal kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar ile belirli hale geldiğini ve bu hükümlerin devam eden ve kesinleşmemiş yargılama süreçlerinde de dikkate alınması gerektiğini, işletenin tazminat sorumluluğunun haksız fiilden, sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun ise sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu ve kapsamlarının farklı esaslara tabi kılınmasının kaçınılmaz olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın TBK'ya göre özel düzenleme niteliğinde olduğunu ve özel hüküm olarak uygulanması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere iptal kararının geçerli olduğu kabul edilse dahi eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulamayacağını, trafik kazaları dahil haksız fiillere ilişkin tazminat hesaplamalarında esas alınması gereken hesaplama usul ve esasları bakımından Borçlar Kanunu'nda herhangi bir hüküm bulunmadığını, 01.06.2015 tarihli Genel Şartlarda TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı ve peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün düzenlendiğini, güncel KTK m. 90 ve Genel Şartlar A.5 maddesi doğrultusunda sakatlanma teminatı bakımından Ek-2, destekten yoksun kalma teminatı bakımından Ek-3'te yer alan hesaplama yöntemlerinin esas alınması gerektiğini, EK-2 4. maddesi ile sakatlık tazminatının %1,65 iskonto (teknik faiz) ile hesaplanmasının, EK-2 8. maddesine göre sürekli bakıcı tazminat hesaplamasının %50 ve üzeri engel oranına sahip kişiler için %50, %100 engel oranına sahip kişiler için %100 oranında hesaplanmasının düzenlendiğini, defaten peşin ödenen tazminatın reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesinin zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye, davalı bakımından ise fakirleşmeye neden olacağından bu durumun Türk Borçlar Kanunu'na ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bankalarca mevduat ağırlıklı ortalama yıllık faiz oranlarının TÜFE karşısındaki reel getirisinin 2010-2019 yıllarında yıllık %1,805 olduğu göz önüne alındığında %1,8 teknik faizin uygulanmasının TBK'nın zararın hesaplanması ilkeleri gereği olduğunu, Yargıtay'ın PMF tablosunu esas aldığı dönemlerde kullanılan %10 artış - %10 iskonto yöntemiyle reel %0 iskonto ile sonuca ulaşılmasının bilimsel açıdan gerçekçi olmadığını (Uğur Karabey, Destekten Yoksun Kalma Hesabında Aktüerya, Sigorta Hukuku Sempozyumları, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık, 2018, s. 25-26), iptal kararının maluliyet tespiti bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi ya da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmeliklerinin esas alınmasını engellemediğini, sonuç olarak tazminat hesabı bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini; geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gereken işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değiştirilen KTK m. 98 gereğince sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğini ve kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın bu masrafların SGK tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını, Hazine Müsteşarlığı'nın 06.01.2010 tarihli yazısı ve 05.01.2010 tarihli sektör duyurusu kapsamında bakım giderlerinin de tedavi gideri olarak kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30.06.2011 tarih, █████████ E. – 9823 K. sayılı kararı, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğuna ilişkin Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin E. ... K. sayılı ve 18.2.2014 tarihli kararı, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğine ilişkin 13.10.2010 tarih .... sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. sayılı ve 14.11.2012 tarihli kararı uyarınca tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin davanın müvekkili şirket adına reddine karar verilmesi gerektiğini; başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek:2 madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartların Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlendiğini, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren KTK m. 90 değişikliği (14/4/2016-6704/3 md.) ile hesaplamanın Genel Şartlarda öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağının açıkça belirtildiğini, Genelge 2010/4 gereğince hesaplamanın Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken davacının yaşı, destek süresi, mesleği, destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilmesi gerektiğini; TBK m. 55 hükmü gereğince başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, kısmen veya tamamen rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşıyan ödemelerin zarar veya tazminattan indirilmesi gerektiğini, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, başvuranın 2330 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı kurumdan nakdi tazminat ödemesi alıp almadığının Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E. ve ... K. sayılı ve 02.12.2021 tarihli kararı doğrultusunda incelenmesi gerektiğini; kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 03.05.2010 tarih, E.... K. .... sayılı kararı uyarınca sigortacı yönünden davadan önce gerekli belgelerle başvurulmuşsa temerrüt tarihinden, önceden başvuru yapılmamışsa dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, KTK m. 98/1 uyarınca sigortacının belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceğini, dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, kaldı ki hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, Yargıtay .... H.D.'nin ... E. ... K. sayılı ve 11.04.2007 tarihli kararında belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini; kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan TBK m. 52 uyarınca müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı yönündeki genel hukuk ilkesi gereği maddede sayılan hallerde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, bu hususta emniyet kemeri takılmamasına ilişkin Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin E. .... K. ... sayılı ve 20.10.2021 tarihli kararına, alkollü ve ehliyetsiz sürücü idaresindeki araca binilmesine ilişkin Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin E. .... K. ... sayılı ve 21.1.2016 tarihli kararına ve koruyucu kask takılmamasına ilişkin Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin E. ... K. .... sayılı kararına dayandıklarını, somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, █████/2024 günü davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalıların kaza tarihi itibariyle maliki, sürücüsü ve ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu .... plakalı araçlar arsında meydana gelen yaralamalı trafik kazazsında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacı tarafın kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sanık ...'nun tali kusurlu olduğu, müşteki sürücü .... 'in ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dosyanın kusur tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderildiği, ATK tarafından dosya içerisinde eksikler bulunduğundan dolayı ilk önce müzekkere yazıldığı eksiklerin tamamlanması acısından keşif yapılması istendiği, daha sonra █████/2024 tarihinde tanzim edilen kusur raporunda, olay mahallinde keşif yapıldığı yönünde bilgi verilmediği, ceza dosyasında yer alan █████/2024 tarihli ATK kusur raporunda ise; sanık ...’nun asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...’in asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, basit yargılamanın uygulanması sonucunda .... Esas .... karar sayılı ilam ile; sanık .... 'nun yolun sağ tarafında park halinde iken katılanın aracın sağ tarafından geçmeye çalışması ve o sırada sanığın araç kapısını açması sonucu oluşan kazada, sanığın katılanı yaralandığı ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği kanaatine varılarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası mevcut ceza dosyasında yer alan kusur raporlarındaki çelişkinin giderilmesi ve dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın adli trafik alanında uzman üç kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; .... plakalı davacı mağdur motosiklet sürücüsü .... 'in kendi yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı kamyonet si ü ....'nun davacı mağdur motosiklet sürücüsü ... 'in yaralanma ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, davacı yönünden düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; mevcut belgelere göre ... oğlu 31.08.2000 doğumlu ... ’in █████/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası davacı tarafın dosyada mevcut kusur ve iş göremezlik raporları dikkate alınarak talep edilebileceği maddi tazminat bedelinin belirlenmesi amacıyla 1 doktor ve 1 aktüerya bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; davacının müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.250,00 -TL olduğu, davacının müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 8.506,80 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden █████/2025 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 07.03.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faizi olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; █████/2023 günü saat 19.30 sıralarında davacı sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı motosikleti ile Adnan Kahveci Bulvarı istikametinden Haznedar istikametine doğru seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyir istikametine göre önünde aynı istikamette doğru yolun sağında emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonetin sol yanına geldiğinde, kamyonet sürücüsünün aniden arka tarafını yeterli şekilde kontrol etmeden kamyonetin sürücü kapısını açarak inmek istemesi sonucu açılan kapının motosiklet sürücüsüne çarpması sonucu dava konusu kazanın gerçekleştiği sabittir.-Her ne kadar ceza dosyasında düzenlenen raporlarda motosiklet sürücüsünün tek yönlü yolda yolun sağında seyrini sürdüren araçların sağından araçları geçmek istediği belirtilmiş ise de, bu yönde her hangi bir olay harici tanık ifadesi olmadığı gibi her hangi bir tespitin bulunmadığı, kamera görüntüsünün olmadığı, motosiklet sürücüsünün normal yolun sağında kendi şeridi içerisinde seyrini sürdürebileceği bu şeritte bulunan araçların sağından geçmesinin dava konusu olayın meydana gelmesinde illiyedin olmadığı anlaşılmakla, ceza dosyasında yer verilen kusur tespitlerine doğrudan itibar edilmemiş, Mahkememizce alınan rapor dikkate alınarak hüküm verme cihetine gidilmiştir.-İşbu maddi vakıa karşısında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonetin ile olay mahalline geldiği ve aracını emniyet şeridi içerisine park edip sürücüsü kapısını açarak indiği sırada, arka taşıt trafiğini yeterince kontrol etmediği, arkasından aynı istikamette doğru yolun sağ şeridinde seyrini sürdüren ve kamyonetin yanına doğru gelen motosiklete sürücüsüne kamyonetin sürücüsü kapısını açarak sağ şeride girmesi sonucu motosiklet sürücüsünün güvenli seyir emniyetini bozduğu, açılan kapı ile seyir şeridi işgal edip önünü kapattığı, motorlu bisiklet sürücüsünün açılan sürücü kapısına çarpmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücü kusurların belirtildiği yönetmenliğinin 110/3. maddesi (Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek, yasaktır. ) kuralını ihlal ettiğinden kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu sabittir. Davacı sürücünün ise kazanın gerçekleşmesinde kusurlu veya ihmali davranışının bulunmadığı, kazayı önlemesinin mümkün olmadığı, kazanın gerçekleşmesinde kusursuz olduğu yukarıdaki tespitler kapsamında Mahkememizce kabul edilmiştir.-Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacı tarafın tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sabittir. -Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.-Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya ve doktor bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu ve yaşı nazara alındığında davacının talep edebileceği 8.506,80 TL geçici iş göremezlik, 1.250,00 TL tedavi gideri bedelinin mevcut olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafın kaza nedeniyle kalıcı engeli bulunmadığından kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.-Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalının ise araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin ıslah dilekçesi kapsamında, kısmen kabulüne karar verilmiştir-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. -Bu kapsamda davacı yanın dava konusu yaralamalı trafik kazası nedeniyle bedeni zararının bulunduğu, alınan raporlar ve olayın gerçekleşme şekline göre manevi tazminat isteminin yerinde olduğu görülmektedir.-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı tarafın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.-Anayasa Mahkemesi █████/2024 tarihinde E.... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir.-Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacı tarafın uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;-8.506,80 TL geçici iş göremezlik, 1.250,00 TL tedavi giderine ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden █████/2025; diğer davalı yönünden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;-10.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Murat Doğdu'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırıldığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 732,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davalı ....'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 9.756,80- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 10.000,00-TL tek vekalet ücretinin davalı Murat Doğdu'dan alınarak davacıya verilmesine8-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ... esas sayılı kararı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına9-Yargılama süresince davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL başvurma harcı, 6.200,00-TL ATK fatura bedeli, 35.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 2.523,50-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 44.338,90 TL yargılama giderinin davanın kabul / red oranına (%98,98 ) göre hesap edilen 43.889,07-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%98,98) göre hesap edilen 3.563,48-TL'sinin işbu dava diğer davalılar yönünden zorunlu arabulucuğa tabi olmadığından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden, bakiye 36,52 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asil ...'nun yüzüne karşı, diğer davalının okluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır