Karşılıklı boşanma davasında erkeğin ekonomik şiddeti ve eşit kusur tespitiyle kadının aleyhine hükmedilen tazminatlar ile reddedilen yoksulluk nafakasının bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin tarafların kusur oranlarını hatalı belirlediğini, erkeğin eşine ekonomik şiddet uyguladığı ve ailesinin küçük düşürücü davranışlarına sessiz kaldığı tespit edilerek, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmetmiştir; bu bağlamda, erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiş, kadının daha ağır kusurlu olmaması nedeniyle yoksulluk nafakası talebinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulamış ve ilgili kararı kusur belirlemesi, tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönünden bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMEİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Yozgat Aile Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı-karşı davalı ... ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışlarının yanında, erkeğin ayrıca eşine ekonomik şiddet uyguladığı, ailesinin kadına yönelik küçük düşürücü söz ve davranışlarına sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre tüm kusurlu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, davalı karşı davacı erkek yararına maddî ve manevî tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-karşı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına göre kadının sürekli ve düzenli gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabittir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken bu isteğin reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kadın yararına, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ve kadın aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ve kadın aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-karşı davalı ... ...'a verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!