Danıştay 4. Daire, İstanbul Beyoğlundaki bir yapının tarihi ve mimari özgün niteliklerini koruyup korumadığına dair kültürel miras tescilinin kaldırılması talebinin reddi kararının temyizini değerlendiriyor.
Özet: Bir taşınmaz sahibinin, İstanbul Beyoğlundaki bir yapının özgün niteliklerini yitirdiği iddiasıyla kültür varlığı tescilinin kaldırılmasına dair koruma yüksek kurulu kararının iptali istemiyle açtığı davada, bilirkişi raporları ve diğer deliller ışığında, 1926 öncesi inşa edilmiş Osmanlı dönemi sivil konut mimarisi örneği olan yapının mimari, tarihi, estetik, özgünlük ve onarılabilirlik gibi özellikleriyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini taşıdığı, tescil kararının kamu yararına olduğu belirtilerek ilk derece ve bölge idare mahkemelerince davanın reddedildiği ve bu ret kararlarının temyizen incelenerek onanması gerektiği değerlendirilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, (eski ...) ... parselde kayıtlı taşınmaz hakkında taşınmazın mevcut iç-dış halleriyle özgün niteliklerini kaybettiği ve özgün dokunun bir parçası olma vasfını yitirdiği anlaşıldığından tescil kaydının kaldırılmasına dair İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi neticesinde; ... nolu parseldeki yapının inşa tarihinin 1926 tarihi öncesi olduğu, Osmanlı Geç Dönemi Sivil Konut Mimarisi örneklerinden olup, 1926 yılından önce 19. Yüzyıl sonu veya 20. Yüzyıl başında inşa edilmiş bir yapı olması sebebiyle 2863 sayılı Kanunun 6/b maddesi kapsamındaki yapılardan olduğu ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4/c maddesi kapsamında mimari, tarihi, estetik, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, yapım sistemi, malzeme ve onarılabilirlik özelliklerine sahip olması sebebiyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki yapılardan olduğu ve tescil kararının kamu yararına olduğu, yapının mimari, mahalli özellikleri, teklik, nadirlik, yapım tekniği ve malzemeleri bakımından kendine has nitelikleri olduğu, onarılabilir durumda olduğu, tescil gerekçesinde belirtildiği haliyle “Bahçeli Ahşap Ev” niteliğini koruduğu ve anılan sebeplerle tescile has özelliklerini devam ettirdiği anlaşıldığından, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, dava konusu yapının özgün ve tarihi bir değer taşımadığı, cephe ve mekansal düzeni ile sıradan bir bina olduğu, bu sebeplerle dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ :Dava konusu yapının ayakta kalan kısımlarının yapım tekniği, kullanılan malzeme ve plan şeması yönünden onarılabilirlik şartını sağlaması sebebiyle tescili gerektiren nitelik taşıması sebebiyle, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY : İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, (eski ...)... parselde kayıtlı taşınmaz hakkında taşınmazın mevcut iç-dış halleriyle özgün niteliklerini kaybettiği ve özgün dokunun bir parçası olma vasfını yitirdiği anlaşıldığından tescil kaydının kaldırılmasına dair İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları başlıklı 6. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19. yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar..." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinde ise, Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılacağı, yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özelliklerinin dikkate alınacağı, Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin korunması gerekli kültür varlığı olarak belirleneceği, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunacağı, tespit ve tescil ile ilgili usullerin, esasların ve kıstasların yönetmelikte belirtileceği hükme bağlanmıştır. █████/2012 tarih ve 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında sayılan kültür varlıkları arasında yer verilen "evlerden", 19. yüzyıl sonrasında yapılmış olanlar için, anılan fıkranın (b) bendinde; "önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması" ve (c) bendinde, tek yapılar için; "sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması" şeklindeki, tespit ve tescil kriterleri belirlenmiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, █████/1999 gün ve 660 sayılı İlke Kararının 2. grup yapılara ilişkin "Müdahale Biçimleri" başlıklı I. Bölümünde, "Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon)" başlığı altında, "Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesine ilişkin gerekli özellikleri taşımasına rağmen elde olmayan sebeplerle tescili yapılmamış ve/veya herhangi bir nedenle yitirilmiş olan yapının, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı - sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyon uygulamasının koşulsuz sağlanmasına; ancak uygulama gerçekleşinceye kadar parsellerde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına, (otopark, fuar, sergileme vb.) yeni bir işlev ile kullanma ve aynı parselde tescilli yapı yerinde veya diğer boş alanlarda başka bir yeni yapılaşmaya izin verilmeyeceğine, tüm bu uygulamalar için koruma kurulu kararının alınması gerektiğine" ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; İstanbul I. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ...tarih ve ... sayılı Kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen dava konusu yapının tesciline ilişkin tespitinde değerlendirme kıstasları olarak; her ne kadar yapının inşa tarihinin 1926 yılı öncesi olması, ondokuzuncu yüzyıl sonu yirminci yüzyıl başlarında inşa edilmesi, Osmanlı Geç Dönemi sivil mimari örneklerinden olması, önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi, tek yapılar için, taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması gibi özellikleri belirtilmiş ise de dosyadaki bilgi, belgeler ve yapıya ilişkin fotoğrafların incelenmesi neticesinde, yapının mevzuatta yer verilen bu özellikleri taşımadığı görülmektedir. Bu durumda; yapının bugünkü hali ile sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, mimari ve sanat değeri açısından vazgeçilmez, özel önemde mimari özellikler içermediği, öte yandan yakın çevresindeki dokunun tarihi, mimari, kültürel, özgünlük özelliklerine ait emsal olma özelliği taşımadığı ve doku bütünlüğünün de sağlanamadığı anlaşıldığından; kültür varlığı tescil kaydının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun kabul edilerek tescil kaydının kaldırılmasına dair Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptaline karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Koruma Yüksek Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.