Hırsızlık suçundan tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, sanığın birden fazla cezasından en ağırının esas alınmamasının Yargıtay tarafından düzeltilerek hükmün onandığı karar.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanığın şikayetçinin zararı olmadığı, kırık paletleri yakmak için aldığı ve suçsuz olduğuna dair savunmaları yerinde görülmezken, tekerrüre esas alınan önceki ilamda birden fazla suçtan verilen cezalar içinden en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeyerek tüm ilamın tekerrüre esas alınması yönündeki hukuka aykırılık nedeniyle, hükmün 5237 sayılı TCKnın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının çıkarılıp, tekerrüre esas alınacak cezanın somut olarak belirtilmesi suretiyle düzeltilmesi ve bu haliyle onanması kararlaştırılmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: ████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''şikâyetçinin zararının olmadığına, hakkında şikâyetçi olmadığına, suça konu kırık paletleri sobada yakmak için aldığına, suçsuz olduğuna'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Tekerrüre esas alınan ilâmda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine ''Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmındaki, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 1 43... .maddeleri gereğince verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.