Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında erkeğin önceki retle sonuçlanan dava nedeniyle tam kusurlu kabul edilerek, kadına hükmedilen manevi tazminat ile tedbir nafakası başlangıç tarihini hatalı bulup bozmuştur.
Özet: Dosyanın temyiz incelemesi sonucunda, tarafların karşılıklı açtığı boşanma davasında, erkeğe daha önce kesinleşmiş bir karar ve tarafların bir araya gelmemesi nedeniyle hatalı olarak yüklenen psikolojik şiddet ve hastaneye götürmeme gibi kusurlar kabul edilmemiş; ancak erkeğin daha önceki reddedilen boşanma davasını açarak evlilik birliğini sarsma eyleminin tam kusurluluk oluşturduğu belirtilmiştir. Bu kusurun kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmaması nedeniyle kadın lehine hükmedilen manevi tazminatın ve ayrıca asıl dava tarihinden önce başlatılan tedbir nafakasının bozulmasına karar verilirken, erkeğin diğer temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının bozma kapsamı dışındaki bölümleri onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pertek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ile birleşen davanın ve fer'ilerinin kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince davacı- davalı erkeğe " kadına psikolojik şiddet uygulaması ve kadını hastaneye götürmemek suretiyle aile birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi" kusurları yüklenmiş ise de; erkeğin 21.09.2005 tarihinde Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı boşanma davasını açtığı, kadının bu boşanma davasına cevap dilekçesi sunduğu, vakıalarını bildirdiği ve delillerinin toplandığı, ancak Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararında "...tanıkların beyanlarının, davalıdan kaynaklanan kusurlu hareketlerden dolayı evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kanıtlar nitelikte görülmediği kanaatine varılarak, verilen ifadelerin yetersiz olmasından dolayı davalının kusuru kanıtlanamadığı..." gerekçesi ile erkeğin boşanma davasının reddedildiği, erkeğe "kadına psikolojik şiddet uygulaması ve kadını hastaneye götürmemek suretiyle aile birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi" kusurlarının yüklenmediği ve kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 14.09.2007 tarihinde kesinleştiği, Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı boşanma davası açıldıktan sonra tarafların tekrar bir araya da gelmediği anlaşılmakla; "kadına psikolojik şiddet uygulaması ve kadını hastaneye götürmemek suretiyle aile birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi" vakıaları erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru değildir. Ancak kabul edilen ve gerçekleşen "daha önce ret ile sonuçlanan ilk boşanma davasını açıp birlikte yaşamaktan kaçınmak suretiyle boşanma nedeni yaratması" şeklindeki kusuru uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın, kusursuz veya diğer tarafa göre az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Somut olay bakımından erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu nedenle, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevî tazminat verilmesi koşulları kadın yararına oluşmamıştır. O halde Mahkemece kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak kadın lehine manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince davalı- davacı kadın lehine "asıl dava tarihi olan 23.11.2021 tarihinden itibaren 1.500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine" şeklinde karar verilmiş ise de; asıl dava tarihi 23.12.2021 tarihi olup bu tarihten itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, asıl dava tarihinden önceki bir itibaren davalı- davacı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen manevi tazminat ile tedbir nafakası yönlerinden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!