Tacir ve şirket yöneticisi nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararının istinaf reddi üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Tacir veya şirket yöneticisinin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan iki ayrı eylem için hapis ve adli para cezasına çarptırılan sanığın istinaf başvurusunun reddedilerek mahkumiyet hükümlerinin onanması üzerine, sanık müdafiinin dolandırıcılık kastının bulunmadığı, mağdurların fiilden haberdar olması gerektiği, ticari ilişkinin uzun süreli olduğu ve verilen cezanın hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazları, yüksek mahkeme tarafından hükmedilen cezaların temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığı ve temyiz isteminin usulüne uygunluğu açısından incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin DolandırıcılığıHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında '' tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçu'' bakımından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın; sanık hakkında '' tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık'' suçu bakımından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, 5271 sayılı Kanun uyarınca temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇİzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;a) ... 'na yönelik Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-h, 43/1, 52... üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezası cezalandırılmasına, b) ...'e yönelik Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-h, 43/1, 52... üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis ve 32.000 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ek kararı ile, katılanlar ... ve ...'e yönelik kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİa) Sanık müdafinin temyiz istemi; ilk derece mahkemesinin, katılan şahısların beyanlarını esas alınarak, müvekkilin tacir ve şirket yönetici olarak hareket ettiği ve bu sıfatla dolandırıcılık fiilini işlediği iddia edilmişse de, taraflar arasında uzun zamandır (yaklaşık on yıllık bir süreç) devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğu, müvekkilin taraflardan aldığı iddia edilen paranın miktar olarak az bir miktar olmayıp, hayatın olağan akışına göre her insanın ödediğini veya elden verdiğini iddia ettiği böylesine yüksek miktardaki bir meblağın akıbetini ve söz konusu bedel ile yapılması vaat edilen yatırımın akıbetinin sorgulanması gerektiği, dolandırıcılık faaliyetlerinden haberdar olmamaları mümkün olmayıp hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şikayetçi ...'in yapılan tüm işlemlerden her aşamada haberdar olup yapılan tüm işlemlerin rızası ve bilgisi dahilinde yapılmış işlemler olduğunun beyanlarından anlaşıldığı, müvekkilin hileye yönelik bir davranışı olmadığı gibi, yapılan işlemlerin tümü şikayetçi tarafından gerek internet üzerinden, gerekse banka kayıtlarının kontrolü vasıtasıyla incelenebileceği ve yapılan eksik ve hatalı işlemlerin hemen tespit edilebileceği, şikayetçinin beyanlarının da bu yönde olduğu dikkate alınması gerektiği, tanıkların beyanının kural olarak tek başına hukuki değere sahip olmadığı, mahkeme tarafından verilen temel cezanın usul ve yasaya aykırı olarak artırım uygulanarak verilmiş olduğu, müvekkilin dolandırıcılık olarak kabul edilecek fiil ve davranışları bulunsa dahi, söz konusu davranışların tek bir suç olarak değerlendirileceği, müvekkili hakkında verilen kararın yasaya aykırı olduğuna; ilişkindir.III. GEREKÇEA.Katılan ...'na yönelik Nitelikli Dolandırıcılık suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara İlişkin Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.B. Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden;5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Yargılama konusu nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden şikâyetçi Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı halde, ilk derece mahkemesince şikâyetçi kurumun katılma talebi kabul edilerek usulsüz şekilde davaya katılmasına ve şirket lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmış ise de; söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. IV.KARARA. 14.11.2019 tarihli Ek Karara Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde;Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde;Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenler ile; sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasındaki "Katılan Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 4.360 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş'ye ödenmesine," ibaresinin tamamen çıkartılması diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.01.2026 tarihinde karar verildi.