Borçlunun icra takibinden mal kaçırmak amacıyla miras payını kardeşine devrettiği tasarrufun iptali davasında, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki muğlaklık nedeniyle Yargıtay tarafından HMK 370/2 uyarınca düzelterek onama kararı.
Özet: Bir alacaklının, borçlusunun miras kalan taşınmazdaki 3/40 hissesini icra takibinden kaçırmak amacıyla kız kardeşine sattığı tasarrufun iptali istemiyle açtığı davada, yerel mahkemenin ilk ret kararı bozulup yeniden yargılama sonucunda davanın kabulüne karar vermesi üzerine, Yargıtay tarafından esastan yerinde görülen karardaki hüküm fıkrasında iptal edilen tasarrufun hisse satışına ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemesi nedeniyle oluşan muğlaklık, HMK 370/2 uyarınca düzeltilerek, ilgili taşınmazdaki 3/40 hissenin satışına ilişkin tasarrufun iptaline ve davalıdan tazminat tahsiline karar verilmek suretiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekilince; müvekkilinin davalı ...'dan olan alacağının tahsili için 10.10.2012 tanzim 15.11.2012 vade tarihli 22.100,00 TL tutarlı bonoya dayalı olarak ... . İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini ve takibin kesinleştiğini, davalı ...'ın icra takibi başladıktan sonra babasından miras kalan ... Mahallesi, ... Sk., No 4/D, 2862 Ada, 3 Parsel özel apartmanı altında bulunan taşınmaz üzerindeki miras payını kız kardeşi olan davalı ... 'a mal kaçırma amaçlı olarak satış sureti ile devrettiğini, şu an davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmazın sırf müvekkilinden mal kaçırmak ve icraya konulan bononun tahsiline engel olmak amacı ile satış yolu ile elden çıkartıldığını gerek davalı ile icra borçlusunun kardeş olması ve gerekse davalının sosyal ekonomik durumunun bu hususu doğru kıldığını belirterek taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve İİK maddesi 278 vd. md. uyarınca davalılar arasında yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.Mahkemece dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararı ile usulünce yapılmış tebligatlar olmadan ve davalının savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamının gereği yerine getirilerek yargılamaya devam olunmuş ve davanın kabulüne karar verilerek tasarrufun iptali ile davalı devralanın aleyhine tazminata hükmedilmiştir. Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Mahkemece, kurulan hükümde açıklık bulunmamakta olup muğlak ifadeler kullanılması doğru olmamıştır. Şöyle ki; HMK'nın 297/2. maddesine göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.” Davalı borçlu ... Mahallesi 28 62... parsel sayılı taşınmazda bulunan zemin kat 10 nolu bağımsız bölümdeki 3/40 oranındaki hissesini 25.2.2013 tarihinde, diğer davalı olan kız kardeşi ... n'a satmıştır. Yerel mahkemece, hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde iptal edilen tasarrufun hisse satışına ilişkin olduğu açıklanmadan, HMK'nın 297/son maddesinde belirtilen şekilde "açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmüne aykırı olarak karar verilmiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2024 tarih ve ████████ E. -████████ K. sayılı ilamının hüküm fıkrasının; 2 nolu bentte yer alan ''2-10.218,18 TL tazminatın davacının Sivas 2 İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE," kısmının çıkartılarak; yerine ''2-Davalı ...'a karşı açılan davanın kabulü ile; davaya konu ... İli, ... Mahallesi, ... Sk., No 4/D, 2862 Ada, 3 Parselde bulunan bağımsız bölümün davalı borçlu ...'a ait 3/40 hissesinin diğer davalı ...'a satışına ilişkin 25.02.2013 tarihli tasarruf işleminin iptaline, 10.218,18 TL tazminatın ... . İcra Müdürlüğünın ██████████ Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'tan tahsil edilerek davacıya verilmesine'' ibaresinin yazılmasına, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.