10. Hukuk Dairesi, sigortalının otel lojmanında yaşadığı merdiven düşmesi olayının 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak kabul edilip edilemeyeceği uyuşmazlığını ele alıyor.
Özet: Bir hizmet görevlisi, 31.05.2018 tarihinde, işveren tarafından sağlanan lojmanda, çalışma saatleri dışında bir arkadaşını ziyaret ederken bakımsız bir ahşap merdivenin çökmesi sonucu yaralanmış; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri olayı iş kazası olarak tespit etmişken, davalılar kazanın işverenin denetimi ve iş saatleri dışında gerçekleştiğini, lojman kazalarının her zaman iş kazası sayılmadığını ileri sürerek karara itiraz etmişlerdir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi ile davalı ...ve ... isimli şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre davalı ... Şirketi, davalı ...... isimli işyerlerinde 19.04.2018-19.04.2019 tarihleri arasında belirlenen bedel karşısında hizmet vermeyi taahhüt ettiğini bu şekilde müvekkilinin davalı ...isimli şirketin ... isimli işyerinde servis görevlisi olarak çalıştığını, otelin lojmanında kaldığını, 31.05.20 18... :30'da lojmanın üst katına çıkarken, merdivenin ahşap ve bakımsız olması nedeniyle merdivenin çökmesi nedeniyle düştüğünü, otelin sorumsuzca davranışları, merdivenin bakımsız olması, gerekli güvenlik uyarılarının bulunmaması, işyerindeki işçilere gerekli güvenlik eğitimin verilmemesi nedeniyle işverenin %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası ahşap merdivenin kaldırılarak yerine demir merdiven konulduğunu belirterek olayın iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı ...ve .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının, müvekkil şirket işçisi olmayıp diğer davalı ... Şirketi işçisi olduğunu, müvekkil şirketi ile diğer davalı ... şirketi ile imzalanan geçici iş ilişkisi sözleşmesi çerçevesinde davacının, müvekkiline ait otelde sadece 15 gün deneme süreli olarak çalıştığını, davacı taraf her ne kadar davacı asilin lojmanda ikamet ettiğini belirtse de davacı bahsi geçen lojmanda hiçbir zaman kalmadığını, söz konusu lojmanın sadece otelde sürekli olarak çalışan işçilerin kullanımına ait olduğunu, söz konusu kaza günü davacı, otelde çalışan arkadaşının yanına lojmana ziyarete geldiğini, ziyaretin iş saati dışında gerçekleştiğinin, bu ziyaretinin devamlılığının bulunmaması nedeniyle olayın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığının, iş kazası olarak kabul edilmesi durumunda davacının diğer davalı nezdinde çalışması nedeniyle müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, Kurumun denetmenleri tarafından yapılan incelemede olayın iş kazası olmadığı şeklinde karar verildiğini, davacı taraf zamanında davayı açmadığı için davanın reddinin verilmesini talep etmiştir.Davalı.......... San. ve .... A.Ş. tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 31.05.2018 tarihinde davalılara ait iş yerinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı yasanın 13.maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde;davacının olay tarihinde aktif bir işçi olmadığını, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u gereğince yaşanan talihsiz olayın iş kazası olmadığının açıkça ortada olduğunu, kazanın lojmanda gerçekleştiğini, işveren tarafından çalışanlarına işyeri sahası içinde dahi olsa tahsis edilen lojmanda meydana gelen kaza olaylarının Yargıtayın yerleşik içtihatları ve ... mevzuatı açısından iş kazası sayılmadığını, işvereninin kontrolü veya denetimi altında bir faaliyet sırasında meydana gelmeyen bu kazada işverenin kusurundan söz edilemeyeceğini, olay tarihinden itibaren iş kazası bildirimi yapılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına olayın bir iş kazası olarak geçirilmediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir. İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (..., , İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3). 3. Sosyal Sigortalar Kanun'un 11 inci maddesine göre "sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada" bedence ve ruhça bir arızaya uğraması iş kazası olarak nitelendirilmektedir.4. Eldeki davada; davacının davalılardan ...ve .... A.Ş.'ye ait otelde servis elemanı olarak görev yaptığı, davacının 31.05.2018 tarihinde çalıştığı otelden yaklaşık 800 metre uzakta bulunan ve davalılardan ...ve .... A.Ş.'ye ait otelde çalışan işçilerin lojman olarak kullandıkları binaya arkadaşının yanına çay içmeye gittiğini beyan etmesi karşısında anılan lojmanın iş yeri sayılmadığı ve ayrıca işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş söz konusu olmadığı, meydana gelen olayın iş kazası sayılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.