Yargıtay, eser sözleşmesine dayalı asansör yapımında meydana gelen ölümlü iş kazasında müteveffanın tam kusurlu olduğu tespitiyle açılan maddi tazminat davasının reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Yargıtay, eser sözleşmesi kapsamında asansör yapım işinde çalışan murisin, halatın kopması sonucu düşen asansörün altında kalarak ve gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle tam ve asli kusurlu bulunduğu gerekçesiyle ölümüyle ilgili destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine dair bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır; davacılar, imara aykırı yapı ve davalının kusurlu eylemleri iddialarına rağmen, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu ve iş sahibinin sorumluluğunun devam ettiği yönündeki itirazları kabul görmemiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'un davalının yüklenicisi olduğu inşaatın beşinci kat asansör yapım işinin alt yüklenicisi olduğunu, 08.10.2019 tarihinde asansör yapım işi sırasında halatın boşalması ve asansörün üzerine düşmesi sonucunda davacıların murisinin öldüğünü, davalının imar ve asansör ruhsatsız kaçak inşaat yaptırması, güvenlik ekipmanlarını temin etmemesi, inşaat alanında yapılan çalışmanın iş güvenliği mevzuatına uygun yürütülmesini sağlamaması, asansörün mevzuata uygunluğunu denetlememesi, uygun olmayan yerde asansör inşa ettirmesi gibi nedenlerle kusurlu olduğunu belirterek her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda ölenin olayın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, dava konusu ölüm olayının davalıya ait inşaatın asansör yapım işinde çalışan davacılar murisinin kabinin halatından boşalarak düşmesi sonucunda altında kalmak suretiyle gerçekleştiği, ölen ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, davacılar murisinin işin yüklenicisi, yaptığı işin uzmanı olduğu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri alma yükümlülüğünün bulunduğu ancak olayın meydana geldiği sırada gerekli önlemleri almadığı, soruşturma dosyasında ve mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporları ile ölüm olayının meydana gelmesinde davacılar murisinin asli ve tam kusurlu olduğu, kusur yüklenebilecek başka birisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazların değerlendirilmediğini, itiraza uğramış bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, asansörün yapıldığı beşinci katın imara aykırı olduğunu, imara aykırı yapıda asansör revizyonunun yaptırılması ve ölümün meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunun bu hali ile de hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, eser sözleşmesi ilişkisi bulunmasının iş sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, eser sözleşmelerinde iş sahibinin hile veya ağır kusurunun bulunması halinde sorumlu olacağının Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, iş sahibinin kusurunun yükleniciye göre ağır olması halinde de kusurun bölüşülmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi kurulunun uzman bilirkişilerden oluşmadığını, eser sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi seçiminin yapılmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinin yerine getirilmesi sırasında ölüm meydana gelmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.