Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının hileli işlemlerle şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi yapıldığı iddiasıyla açtığı ortaklık tespit davası.
Özet: Davacı, kendisine tebliğ edilen prim borcu ödeme emri sonrasında davalı şirkete rızası dışında ve hileli yollarla, imzaları dahi kendisine ait olmayacak şekilde ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak kaydedildiğini belirterek, bu sıfatlara sahip olmadığının tespitini talep etmiştir; davalı taraf davaya cevap vermezken, bilirkişi raporu ticaret sicil kayıtlarına göre davacının 2011 yılında sanayi ve ticaret bakanlığı temsilcisi gözetiminde yapılan genel kurul kararı ile yönetim kurulu başkan yardımcılığına atandığını tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... bir firmada çalışmakta olduğunu, müvekkilinin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından davalı şirketin prim ve işsizlik sigortası primi alacakları ile bu alacaklara ilişkin gecikme zamlarının tahsili amacıyla yönetim kurulu üyesi olduğunun gerekçesi ile gönderilen ödeme emrini █████/2021 tarihinde tebellüğ ettiğini, ödeme emrinde belirtilen tarihlerin üzerinden on yıldan fazla süre geçmiş olması sebebiyle başlangıçta müvekkilinin böyle bir şirkete ortaklığı ve yönetim kurulu üyesi sıfatı olup olmadığını hatırlayamamış ise de davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi üzerine müvekkilinin kendisinin sözde davalı şirkete ortak ettirildiği dönemde catering firması işlettiğini, şirket ortağı olarak belirtilen bir kısım kişileri catering firmasının müşterileri olması ve muhasebecilerinin ortak olması sebebiyle tanıdığını ancak hiçbir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını, sicil dosyasında yer alan belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını teyit etmiş olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir zaman ortak olmadığı gibi yönetim kurulu üyesi de olmamış olup pay devrine ilişkin noterde hisse devir sözleşmesi de yapmadığını, müvekkilinin ne şekilde şirkete ortak edildiğini de bilmediklerini, müvekkilinin muhasebecisi yahut üçüncü bir kişi tarafından hileli işlemlerle şirkete ortak kılınmış olabileceğini, ancak müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğundan █████/2022 tarihinde tebliğ aldığı ödeme emri akabinde incelediği ticaret sicil müdürlüğü kayıtları ile haberdar olduğunu, müvekkilinin pay devri için noterde işlem yapmadığının delillerin toplanması, evraklardaki imzaların müvekkiline ait olmadığı mukayeseye elverişli imza örneklerinin celbi akabinde yaptırılacak inceleme ve dosya kapsamında toplanılacak delillerin değerlendirilmesi ile de sübuta ereceğini, iş bu sebeplerle davacı müvekkilinin davalı şirketin ortalığı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Yüksek Seçim Kurulu, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... Dağıtım A.Ş yazı cevapları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ... havale tarihli raporunda; dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda: T.C. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen davacı ve davalı bilgileri ile yapılan incelemeler de davacı şirket ... ile ilgili olarak ... sicil numarası ile ... tarihinde tescili ile kayıtlı buluna şirketin yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu başkanının ..., yönetim kurulu başkan yardımcısının ..., yetkililerin yönetim kurulu başkanının ... (Münferiden Yetkili) olduğunu, Şirketin son tescil işleminin 14.02.2012 tarihinde yapıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin kuruluş tarihinden son tescil tarihine kadar ticaret sicil gazetelerinin İncelenmesinde 7 adet ticaret sicil gazetesi bulunduğunu, T.C. Ticaret Sicili Müdürlüğünce de belirtildiği üzere son tescil 14.02.2012 tarihli olup, davacı ...'in, ... ... Sayı ... sayfa ticaret sicil gazetesinde yönetim kurulu başkanı ...'un istifası üzerine yerine ...'in atandığının görüldüğünü, bu atamaya ilişkin T.C. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü .... ile ... nolu kararların gönderildiği, 02 Ağustos 2011 Tarih 7871 sayılı ticaret sicil gazetesinin 509. sayfasında genel kurul ve yönetim temsil konulu, 2009-2010 yıllarına ait Genel Kurulun Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcisi gözetiminde yapıldığını ve yönetim kurulu başkan yardımcı olarak ...'in atandığını, atamanın yapıldığı genel kurul kararının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiseri Talep yazısı, Genel Kurula ait Hazirun Cetveli, T.C. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgeler içerisinde görüldüğünü, ...- .... Sayı ....12 Sayfa Unvan Değişikliği-Ana Sözleşme Tadil Gazetesinde, Şirket Unvan Değişikliği ve Ana Sözleşme Tadilinin yapıldığı ancak bu Gazeteceye ilişkin belgelerin T.C. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgeler içerisinde görülmediğini, T.C. İstanbul Bakırköy ... Noterliği .... Tarih .... Sayılı T.C. Bakırköy .... Noterliği cevap yazısında Davacı ... ile .... adına işlem kaydının bulunmadığını, ...nin .... tarihinde davalı şirkete gönderilen yazı ile, pay defteri noter onaylı yönetim kurulu hisse devir kararı ve davacıya ait hisse devrine ilişkin evrakların istenilmesi sonucu gelen herhangi bir belgenin dava dosyasında görülmediğini, incelemeler dava dosya içinde bulunan belgelerden ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden tespit edildiğini, Sonuç: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler Takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ...'in .... tarih ... sayılı Ticaret Sicil Gatesindeki ilana göre şirket adına imza yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, davacının İmzasının bulunduğunu, 2009-2010 yılları olağan genel kurulu hazirun cetvelinde 1.000.- TL'lik hissesinin bulunduğunun görüldüğünü, ilgili genel kurul ... Tarih .... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin ... Sayfasında ilan edildiğini, genel kurul ve yönetim temsil konulu ticaret sicil gazetesinde 2009-2010 yıllarına ait genel kurulun sanayi ve ticaret bakanlığı temsilcisi gözetiminde yapıldığı ve şirket adına imza yetkisli olmayan yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak ...'in atandığının tespit edildiğini, imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti için dosyanın imza bilirkişisine gönderilmesinin Yüce Mahkemenizin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Adli tıp kurumunun .... tarihli raporunda; İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; inceleme konusu belgeler hususunda tereddüt hasıl olduğundan sağlıklı değerlendirme yapılamadığı için; hangi belge veya belgeler inceleme konusu ise mahkeme müzekkeresinde açıkça belirtilerek (tarih, sayı belirtilerek tanımlanması) üzeri yazılı ayrı zarfa konulması, ...'in inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirmiştir.
Adli tıp kurumunun .... tarihli raporunda; Tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu fotokopi belgede ... adına atılı imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği bildirilmiştir.
Adli tıp kurumu ... tarihli raporunda; Tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu █████/2011 tarihli yönetim kurulu kararı fotokopisinde ... adına atılı imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, inceleme konusu olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ... adına atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, inceleme konusu diğer belgelerde ... adına atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaatine varıldığını bildirmiştir.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Somut olayda tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekilince davacıya İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından davalı şirketin prim ve işsizlik sigortası primi alacakları ile bu alacaklara ilişkin gecikme zamlarının tahsili amacıyla yönetim kurulu üyesi olduğu gerekçesi ile gönderilen ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine başlangıçta davacının şirkete ortaklığı ve yönetim kurulu üyesi sıfatı olup olmadığını hatırlayamamış ise de davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi üzerine kendisinin davalı şirkete ortak ettirildiği dönemde catering firması işlettiğini, şirket ortağı olarak belirtilen bir kısım kişileri catering firmasının müşterileri olması ve muhasebecilerinin ortak olması sebebiyle tanıdığını ancak hiçbir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını, sicil dosyasında yer alan belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, yönetim kurulu üyesi de olmamış olup pay devrine ilişkin noterde hisse devir sözleşmesi de yapmadığını, davacının davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespiti talep edilmiş ise de Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunda her ne kadar .... tarihli yönetim kurulu kararı fotokopisinde ... adına atılı imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ... adına atılı imzaların ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de aynı raporda, ... 'ne ait █████/2011 tarihli 2009 ve 2010 yılına ait genel kurul hazirun cetveli, (2026-36772-3), ve 2010 yılına ait genel kurul toplantı tutanağında, (...), ... adına atılı imzaların ...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla davacının eli ürünü olan imzalar bulunduğundan davacının davalı şirkete ortak ya da üye olmadığının ispatlanamadığı anlaşılmakla yapılan yargılama sonucu davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!