Kooperatifin tür değiştirmesi sürecinde ortakların pay artırım taleplerinin yönetim kurulunca reddedilmesi kararının hukuka aykırı bulunmaması.
Özet: Davacılar, kooperatifin anonim şirkete dönüşüm sürecinde, kooperatifçe ilan edilen 06.10.2017 tarihli ihtiyari pay alım davetindeki süreyi kaçırarak yaptıkları pay artırım taleplerinin davalı kooperatif yönetim kurulunca reddedilmesi üzerine bu kararın iptalini ve taleplerinin kabulünü dava etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, kooperatifin tür değişikliği hazırlıkları kapsamında tüm ortaklarına eşit şekilde duyurduğu son başvuru tarihinden sonra yapılan başvuruları reddetmesinin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın, davalı kooperatifte 1 adet paya sahip olduğunu, noter ihtarnamesi ile pay artırım isteğini davalı kooperatife ilettiğini, sözleşmenin ilgili maddesi gereği pay artırım bedelinin ¼'ünü kooperatif hesabına peşin olarak havale ettiğini, ancak kooperatif tarafından pay arttırım talebinin reddedildiğini, Anasözleşmede bir sınırlama olmadığı takdirde ortakların 5.000 paya kadar dilediği şekilde pay taahhüt edebileceğini, kooperatif yönetim kurulunun kendisine yapılan pay taahhüt müracaatını kabul etmemesinin yasal olarak imkan dahilinde olmadığını, yönetim kurulunun pay taahhüt talebini tür değiştiren kooperatifteki pay durumunun değişmesini istemediği için kabul etmediğini, bu hareket tarzının Kooperatif Kanunu’nun 19. maddesine aykırı ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 250 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Birleşen █████████ Esas sayılı davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı ...'ın 1929 adet paya sahip olduğu belirtilerek pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 125 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
3-Birleşen █████████ Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın 879 adet paya sahip olduğu belirtilerek pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 125 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin türü ve ticari unvanının değiştiğini, 27.11.2017 tarihli genel kurulu kararıyla ticari unvanının "... Sigorta A.Ş" olarak tescil edilerek 04.12.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, 1163 sayılı Kanun'da yönetim kurulu kararlarının iptaline dair bir hüküm yer almadığını, tek istisnasının ortaklıktan çıkarma kararları olduğunu, bu nedenle işbu davanın açılamayacağını, kooperatifin Anonim Şirkete dönüşüm süreci içerisinde tür değişikliğinin takvime uygun şekilde tamamlanmasını sağlamak amacıyla Hazine Müsteşarlığının görüşleri çerçevesinde kooperatif ara bilançosunun olumlu çıkmasına katkıda bulunulması için ... Sigorta ortaklarına ihtiyari şekilde pay alım davetinde bulunulduğunu, bu davetin hem ... Sigorta'nın internet sitesinde yayımlandığını ve buna ilişkin noter tespiti yaptırıldığını hem de her bir ortağa ayrı ayrı iadeli taahhütlü mektup gönderilmek suretiyle tek tek bilgilendirme sağlandığını, sürenin bu şekilde sınırlandırılmasının tür değişimine yönelik hazırlık ve süreçlerin sıhhati bakımından zorunlu olduğunu, bu nedenle 06.10.2017 tarihinden sonra yapılan başvuruların reddedildiğini, 06.10.2017 tarihinin ise tüm ortaklar yönünden uygulandığını yani davacılara özel bir uygulama olmadığını beyanla asıl ve birleşen davaların reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararı ile kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif yönetim kurulunda kooperatifin tür değiştirme işlemlerinin tamamlanması için 06.10.2017 tarihi ile tür değişimi kararının alınacağı olağan üstü genel kurul toplantısı arasında pay sahiplerince yapılacak yeni pay alımı tekliflerinin reddine ilişkin yönetim kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı kooperatifin Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine uygun şekilde tüm ortaklarına eşit hak ve imkanlarla ihtiyari pay artırım hakkı tanıdığı, ortaklarını bu haklarından gerek internet sitesinde yapılan duyuru ile gerekse de adreslerine gönderilen iadeli taahhütlü mektup ile bilgilendirdiği, davacıların 6 Ekim 2017 tarihinden sonra ve pay alım davetindeki şarta uymaksızın pay alım talebinde bulundukları, davalı kooperatifin tür değişikliği sürecinde sermayesini ve ortaklık yapısını nihai hale getirebilmek için yeni pay alımları için tarih sınırı koymasında davalı kooperatif Anasözleşmesi ve mevzuat anlamında bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 21.01.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilam ile, davacıların talep konusunun kooperatif yönetim kurulu kararının iptali olduğu, Kooperatifler Kanunu'nda bulunmayan hükümler için TTK'nın Anonim Şirket hükümlerine yollama yapıldığı, TTKdaki anonim şirket yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin şartların uygulanması gerektiği şayet uygulanmazsa kararın batıl sayılacağı, yönetim kurulunun yeni pay alma hakkının sınırlandırılması mümkün ise de sınırlandırmanın gerekçesinin açıkça gösterilmesi ve TTK'nın 461/3. maddesi gereğince yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esasları bir karar ile belirlendikten sonra bu kararda pay sahiplerine en az 15 günlük süre verilmesi, kararın tescil ve 35. maddede özellikleri yazılı gazetede ilan olunması, ayrıca şirketin internet sitesine konulması gerektiği, somut uyuşmazlıkta; davalı kooperatifin 18.09.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile yeni pay alma hakkının kullanılabileceği en son tarih 06.10.2017 olarak belirlendikten sonra davacılara kararın tebliği yapılmış ise de 15 günlük süreye uyulmadığı, davacılara ve yeni pay alma hakkının kullanımı talebini genel kurul toplantısından önce kullanmak istemelerine rağmen reddeden, yönetim kurulu kararı kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan, davaların reddi yerine kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına direnilerek Kooperatifler Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketler hakkındaki hükümlerinin uygulanamayacağı zira kooperatifler ile anonim şirketlerin gerek sermaye yapısı gerek ortaklarının niteliklerinin farklı olduğu, kooperatiflerin kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile davaların reddine karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekilinin temyiz itirazları üzerine Dairece 19.11.2025 tarihli ilamı ile direnme hükmünün incelenmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli kararı ile her ne kadar bölge adliye mahkemesince direnme hükmü kurulmuş ise de, hükmün direnme mahiyetinde olmadığı, bozmadan sonra dosyaya uzman görüşü ve gazete ilanının girdiği, mahkemece de bu delillere dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından kararın direnme kararı olarak nitelendirilemeyeceği ve kararın özel dairece incelenmesi gerekeceği gerekçesiyle dosya hakkında karar verilmek üzere dairemize gönderilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hukuka aykırı olarak alınan yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda kural olarak yönetim kurulu tarafından alınan ve aynı Yasa'nın 16. maddesinde düzenlenen ihraç kararının iptali davası dışında yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açılması olanağı bulunmamaktadır. Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinde ise ''bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki Anonim Şirketlere ait hükümler uygulanır.'' hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla Kooperatifler Kanunu'ndaki atıf nedeniyle konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nda Anonim Şirketlere ait hükümlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu kapsamda,1163 sayılı Kooperatif Kanunu’nun 98. maddesi atfıyla TTK’nın 391. maddesi gereğince bu maddede yer alan koşulların oluşması halinde yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti davası açılması mümkün olup, anılan maddenin 391. maddenin (c) bendi gereğince pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan veya güçleştiren kararların batıl sayılacağı belirtilmiş olup, davalı kooperatifin Anonim Şirkete dönüşme sürecinde üyelere tanınan yeni pay hakkı (rüçhan hakkı) anılan madde kapsamındaki pay sahiplerine kanunen tanınan temel haklardan olup bu hakkın kullanılmasında TTK’nın 461. maddesindeki koşullara uygun hareket edilmesi gerekir. Anılan maddenin 2. fıkrasına göre yönetim kurulunun yeni pay alma hakkının sınırlandırılması mümkün ise de bu sınırlandırmanın gerekçelerinin gösterilmesi ve TTK’nın 461/3. maddesi gereğince yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esasları bir karar ile belirlendikten sonra bu kararda pay sahiplerine en az 15 günlük süre verilmesi, kararın tescil ve 35. maddede özellikleri yazılı gazetede ilan olunması, ayrıca şirketin internet sitesine konulması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı kooperatifin 18.09.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile yeni pay alma hakkının kullanılabileceği en son tarih 06.10.2017 olarak belirlendikten sonra asıl davada da davacı ...’a yapılan tebligatın 27.09.2017 tarihinde, birleşen davada davacı ...’a yapılan tebligatın 28.09.2017 tarihinde, diğer birleşen dava davacısı ...’a yapılan tebligatın ise 09.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Birleşen davada davacı ...’a yapılan yapılan tebliğin pay alma hakkının kullanılabileceği tarihten daha sonraki bir tarih olduğu anlaşıldığı gibi diğer davacılara yapılan tebligatların tebliğ tarihleri ile yeni pay alma hakkının kullanılabileceği tarih arasında TTK’nın 461/3. maddesinde belirtilen 15 günlük süre koşuluna uyulmamıştır. Davacı ...’ın 30.10.2017 tarihinde, birleşen davada davacılar ... ve ...’ın 03.09.2017 tarihinde yeni pay alam haklarını kullandıklarını noter aracılığıyla davalı kooperatif yönetimine bildirdiği, davalı kooperatifin anonim şirket’e dönüşmeye ilişkin tür değişimi TTK'nın 461/3. maddesinde belirlenen emredici asgari yasal süreyi tanımayan ve yeni pay alma haklarının değerlendirildiği genel kurul toplantısı 27.11.2017 tarihinde yapıldığına göre, davacılara ve yeni pay alma hakkının kullanımı talebini genel kurul toplantısından önce kullanmak istemelerine rağmen reddeden, yönetim kurulu kararı kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan, batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!