11. Ceza Dairesinin, kamu kurumlarını araç kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarına ilişkin düşme, mahkumiyetin onanması ile resmi belgede sahtecilik suçunda kamu görevlisi vasfıyla bozma kararı.
Özet: Bu davada, bazı sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının görevi kötüye kullanma olarak yeniden vasıflandırılması sonucu zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları onanırken, diğer sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetleri tasdik edilmiş; ancak rehabilitasyon merkezi kurucusu ve müdürü olan sanıkların engelli öğrencilere verilmeyen derslerin ücretlerini almak amacıyla sahte belge düzenleme eylemlerinin, 5580 sayılı kanun uyarınca kamu görevlisi sıfatıyla resmi belgede sahtecilik suçu oluşturduğu ve zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle, bu suçlardan verilen düşme kararları hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E. ███████ K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma suçu
HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... , ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunun değişen suç vasfına göre "görevi kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 2011 takvim yılından itibaren hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden düşme ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanık ...’ın kurucusu, sanık ...’nın müdürü ve diğer sanıkların öğretmen olduğu ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde, engelli öğrencilerin grup eğitim dersleri yapılmadığı, haftada iki gün ders yapılması gerektiği halde haftada bir gün ders yapıldığı ancak aylık bireyselleştirilmiş, eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planlarının engelli öğrencilerin velilerine haftada iki gün ders yapılmış gibi imzalattırıldığı, sanıkların öğrencilere vermedikleri derslerin ücretlerini alarak kurumu zarara uğrattıkları bu suretle üzerilerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9/son maddesindeki "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...'ın eyleminin TCK'nın 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu ve bu suça ilişkin TCK'nın 66/1-d, 67/4. maddelerinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden suç vasfının hatalı tayini ile yazılı şekilde düşme kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen bozma kararları yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin █████/20 26... /5868 Es, ███████ Kr. sayılı sayın çoğunluğun bozma düşüncesine aşağıda belirttiğim sebeplerle katılmıyorum.
A) TARTIŞMANIN KONUSU:
... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu ve müdürü olan sanıklar ... ve ...'ın sahte olarak düzenledikleri aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planı ve eki belgelerinin (BEP) resmi belge mi yoksa özel belge niteliğinde mi olduğuna ilişkindir.
B) İDDİA:
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.11.20 12... /1740-280 sayılı iddianamesi ile ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu ve müdürü olan sanıklar hakkında TCK'nin 204/1 ve aynı Yasa'nın 158/1-d,e maddeleri sevki ile cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
C) YARGILAMA SÜRECİ:
Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarih, ███████ Es., ███████ Kr., sayılı kararıyla sanıklardan ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı sebebiyle düşme, buna karşılık TCK'nin 158/1-e, son, 43, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
D) KARŞI OYA KONU SAHTECİLİK SUÇUNA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER:
1- 5580 sayılı özel öğretim kurumları Kanunu'nun 9/son maddesine göre; "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır."
2- TCK'nin resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204/1 ve 2. maddesine göre;
"Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
"Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
3-TCK'nin özel belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 207/1-2 maddesine göre;
"Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır."
E) KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ:
5580 sayılı özel öğretim kurumları Kanunu'nun 9/son maddesinde; "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır." denmekte ise de; özel eğitim kurumlarının faaliyetleri sırasında düzenledikleri belgelerin "resmi belge" sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Oysa bazı özel kanunlarda, örneğin 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 66. maddesinde "Bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleriyle bunlara dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Özel eğitim kurumlarında görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılmaları, bu kişilerin düzenledikleri belgelerin resmi belge sayılmasını gerektirmez.
TCK'nın 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılmaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
"Kamu görevlisi gibi cezalandırılır" hükmü gereğince, kooperatif görevlileri "görevi kötüye kullanma" suçunun faili olabilirler; ancak düzenledikleri belgeler resmi belge sayılamaz.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.02.2012 tarihli ve ████████- ███████ sayılı kararında da -özel hukuk tüzel kişisi olan- kooperatife ait tahsilat fişlerinin özel belge olduğu kabul edilmiştir. Sanıkların kurucu ve müdürü oldukları ... Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi de bir özel hukuk tüzel kişisidir. Bu sebeple düzenledikleri belgelerin de resmi belge sayılacağından söz edilemez.
F) SONUÇ:
Buna göre; sanıkların eylemlerine konu özel eğitim kurumunun faaliyetleri sırasında düzenledikleri bireyselleştirilmiş eğitim planı belgelerinin (BEP) resmi belge sayılacağına dair hiçbir hukuki dayanak yoktur. Türk Ceza Kanunu veya özel kanunlardaki ceza içeren hükümlerin genişletici bir yorumla kişiler aleyhine uygulanması hukuka aykırıdır.
Açıkladığım nedenlerle, sanıkların eylemlerinin TCK’nin 207/1. maddesi kapsamında özel belge niteliğinde olduğu ve buna göre -gerçekleşen zamanaşımına göre- sonucu itibarıyla doğru olan düşme kararlarının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun -suça konu belgelerin TCK'nin 204/2 maddesi kapsamında kaldığı ve zamanaşımının da gerçekleşmediği yönündeki- bozma görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!