Bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının değerleriyle orantısız olduğu iddiasıyla düzeltilerek tapuya tescili talebinin Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, bağımsız bölümüne özgülenen arsa payının değerle orantısız olduğunu ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının taşınmazı sonradan edinmiş olması, kat irtifakının 1985te kurulmasından davanın açıldığı 2017ye kadar önceki maliklerce arsa paylarına itiraz edilmemesi ve bilirkişi raporunda orantısızlık tespit edilmesine rağmen, mevcut arsa payları arasındaki farklılığı haklı kılacak somut ve objektif nedenlerin ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, █████████ KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi ..... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan gayrimenkulde 14 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında, bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPBir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın riskli yapı şerhinin bulunduğunun davacı tarafça bilerek alındığı, dava konusu bağımsız bölümün eski malikinin gayrimenkulün müteahhidinin mirasçısı olduğu, dolayısıyla davacıya yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu, dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin arsa payının tahsisinde bağımsız bölümlerin konumuna göre değerlerinin esas alındığını, bağımsız bölümlerin bulunduğu mevki ve konumlarının arsa paylarını eşit olmamasını haklı kılacak objektif unsurlar içerdiğini bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının arsa payına konu 14 numaralı bağımsız bölümü 19.12.2017 tarihinde satın aldığını, 26.12.2017 tarihinde ise arsa payı düzeltim davası açtığını, davanın süresinde açıldığını, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu ile arsa paylarının hatalı olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinin davaların niteliği ve mülkiyet hakkının korunması esasları ile bağdaşmayan ve hukuka aykırı bir gerekçe olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazın sonraki maliki olduğu, kat irtifakının 1985 tarihinde kurulduğu, davanın 26.12.2017 tarihinde açıldığı, kat irtifakının kurulduğu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar maliklerce arsa paylarına ilişkin bir itirazın ileri sürüldüğüne dair bir iddia ve belgenin dosyada bulunmadığı, taşınmazın tapu kayıtları, imar durumları ile proje ve çaplı plan örneklerinin getirtilerek mahallinde yapılan keşifler sonucu rapor düzenlendiği, açılan davada alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı, bu nedenle Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tescili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.