Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarında, yeni kanunla değişik tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme hükümleri gereği kararda düzeltme yapılması.
Özet: Sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararlarının istinaf incelemesi sonrası kesinleşmesi üzerine, temyiz aşamasında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden yasal sınırlamalar nedeniyle temyiz istemi reddedilirken; hırsızlık suçu yönünden ise, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinden sadece tekerrür hükümlerine tabi olan sanığın yeni yasa düzenlemesi uyarınca koşullu salıverilmeden yararlandırılmaması yönündeki hükmün hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, bu kısmın çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 16.03.2025
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.07.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 1 yıl 6 ay ve 8 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "eksik inceleme sonucu müvekkilinin mahkûmiyetine karar verildiğine, müvekkilinin yargılama aşamasında, yargılamanın uzamaması ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için samimi ve istikrarlı beyanlarda bulunduğuna, yerel mahkemece bu durumun sanık lehine yorumlanması gerekirken TCK'nın 62. madde hükümlerinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına, müvekkili hakkında 2. kez mükerrir olduğu iddiasıyla koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmadığına, müvekkilinin ele geçen eşyaları Suriye uyruklu ve adını .... olarak bildiği şahıstan para karşılığında satın aldığına, müvekkilinin katılanın iş yerine kesinlikle girmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan kusursuz ceza olmaz ilkesinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanığın koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına karar verilemeyecek olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "sanığın koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına" ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!