Yüklenicinin inşaat işlerinden kaynaklanan fatura alacağı davasında, iş sahibinin daire devri ve diğer ödeme savunmalarının ispatına ilişkin istinaf mahkemesi kararı.
Özet: Davacı yüklenicinin, davalı şirket için gerçekleştirdiği inşaat işlerinden doğan alacaklarını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan davada, davalı borcunu nakit ve ayni ödemelerle tamamen kapattığını savunsa da, ilk derece mahkemesi davacının faturalara dayalı alacağının önemli bir kısmının ödenmediğini tespit ederek icra takibinin belirli bir tutar üzerinden devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmiş; bu kararı istinaf eden tarafların başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi ise, davalının geç cevap vermesi ve bazı ödeme iddialarını ispatlayamaması gibi hususları dikkate alarak davanın seyrini etkileyen kararlar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin devam eden inşaat projelerinde alüminyum kompozit panel kaplama, balkon ve merdiven korkuluklarının, bina giriş kapılarının malzeme ve işçilikle yapılması, cam cephe giydirme işlerini üstlendiğini, yapılan montaj, imalat iş ve işlemleri için çeşitli tarihlerde davalı şirket adına açık faturaların düzenlendiğini, davalının açık faturalara süresinde itiraz etmediğini, fatura içeriğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir çekişmenin olmadığını, davalı şirkete yapılan iş ve işlemler karşılığında toplam 4.297.213,85 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalının 2.228.356,00 TL ödediğini ve müvekkilinin 2.068.857,85 TL tutarında bakiye alacağının kaldığını ileri sürerek, davalının bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazının 1.200.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin talep miktarınca aynen devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davalı ile ticari ilişkinin varlığı ve bu kapsamda üç ayrı mekanda iş yaptırıldığı hususunda bir tereddütün bulunmadığını, işlerin tam olarak yapılmadığını, davacıya yapıları ödemelerin nakit, çek, araç verilmesi, daire verilmesi ve SGK borçları ile sigorta borçlarının kapatılması suretiyle yapıldığını, bu kapsamda toplam 4.497.943,42 TL tutarında ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe ve davaya konu edilen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının faturalara göre 2.053.702,60 TL alacağının bulunduğu, dava dışı ...'a satılan 7 ve 15 numaralı iki adet daire ile ilgili olarak ticari ilişkilerin yazılı deliller ile ispatı gerekli olup, bahsi geçen ticari ilişkileri doğrular bir belge sunamadığı görülmekle 660.000,00 TL'lik söz konusu taşınmaz devirlerinin davalı ödemesi olarak kabul edilmediği, öte yandan sözleşme ile davacıya isabet edecek daire için baba Ramazan'ın bedel ödeyip, bu daireyi bir süre oğluna devretmesinin hayatın olağan akışına da uygun düşmediğinden bu daire devrinin sözleşmede belirtilen 400.000,00 TL bedel üzerinden davalı ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu doğrultuda yapılan hesaba göre yapılan diğer ödemeler de dikkate alındığında davalının yapmış olduğu toplam ödeme miktarının 1.052.719,99 TL olduğu, bu miktarın davacının 2.053.702,60 TL alacağından mahsubu ile bakiye davacı alacağının 1.000.982,61 TL bulunduğu, bu alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın 1.000.982,61 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 200.196,52 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın süresini aşarak cevap verdiği, bu durum karşısında davalının borcu sona erdiren sebepler haricindeki konularda delil bildirme hakkını kaybettiği, ticari defterlerin birbir ile uyumlu olmadığı, raporda tespit edilen makbuz ve belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerin geçerli sayıldığı, davalı şirket adına kayıtlı ... ilçesi, ... Mah, 46048 ada, 10 parsel ve 34 no.lu bağımsız bölümü 24.01.2018 tarihinde davacıya 200.000,00 TL üzerinden devretmek suretiyle davalının ödemede bulunduğu, davalı şirket adına kayıtlı ... ilçesi, ... Mah, 46048 ada, 10 parsel 8 numaralı bağımsız bölümün dava konusu borcun ödenmesi amacıyla ve davacının talimatı ile davacının babası olan ...'na devredildiğinin ispat edilemediği, 7, 10... no.lu bağımsız bölümlerin davacı dışı kimselere davacının talimatı ile devri suretiyle ödemeler yapıldığı iddiasının yazılı delil ile ispatı gereken hususlara ilişkin olması ve davalının bu konuda yazılı bir delil sunamaması nedeni ile davalı ödemesi olarak değerlendirilmediği, davalı tarafın davacı adına ... firmasına 74.900,00 TL ödeme yaptıkları konusundaki iddiasının da davalı tarafça yasal deliller ile ispat edilemediği, davalının kanıtlayabildiği ödemelerin toplamının 482.382,61 TL olup, davalı borçlunun tüm ödemelerinin takip tarihi öncesindeki tarihlere ait olduğu, davacının davalıdan davaya konu ettiği 1.200.000,00 TL asıl alacak miktarında talepte bulunmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, takibe vaki itirazın 1.200.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin bu miktar asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen son kararın daha önce verilen kaldırma kararları ile çeliştiğini, tanıkların dinlenmediğini, dairelerin devredildiği ... ile müvekkilinin ilgisinin olmadığını, beyanının dikkate alınmadığını, ...'ın ve ... isimli firmanın sahibinin daire ve araba devirlerine ilişkin beyanlarının değerlendirilmediğini, ...’in eşinin davacıya para gönderdiği belgelenmesine rağmen dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki cari hesap mutabakatındaki uyuşmazlıkların defter kayıtlarındaki teknik uyumsuzluklardan kaynaklandığını, bu farkların büyük kısmının hem mükerrer kayıtlar hem de 3. kişilere yapılan ödemelerle ilgili olduğunun tespit edildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 01.11.20 16... .01.2016 tarihli sözleşmeler ile alüminyum kompozit panel kaplama, balkon ve merdiven korkuluklarının, bina giriş kapılarının malzeme ve işçilikle yapılması, cam cephe giydirme işi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı yüklenici yapmış olduğu işler bakımından toplam 4.297.213,84 Tl bedelli faturalar düzenlemiş olup, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarından faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ödenmeyen bakiye iş bedelinin bulunup bulunmadığından kaynaklanmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının savunmaları değerlendirilerek 90.000,00 TL çek ile yapılan ödeme, 153.848,51 TL araç devri suretiyle ödeme, 33.217,87 TL SGK ödemesi, 5.316,23 TL araç sigorta bedeli olmak üzere toplam 282.382,61 TL ödemenin bakiye iş bedelinden mahsup edilmesi doğru olmuştur.2.1. Davalı vekili davacıya ve dava dışı kişilere davacının talimatı ile daire devri yapmak suretiyle iş bedelinin bir kısmının ödediğini savunmuştur. Bu kapsamda davalı şirket adına kayıtlı ... İlçesi, ... Mah, 46048 ada, 10 parsel ve 34 numaralı bağımsız bölümü 24.01.2018 tarihinde davalı şirket davacıya 200.000,00 TL bedel karşılığında devretmiştir. Davalı sözü edilen daire için 01.12.2018 tarihli ve 318.600,00 TL bedelli faturayı düzenlemiş olup, dairenin devir tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek, rayiç değerin faturada belirtilen 318.600,00 TL’yi geçmemek kaydıyla davalı ödemesi olarak dikkate alınması gerekirken, tapu senedinde yazılı 200.000,00 TL’nin ödeme olarak dikkate alınması doğru olmamıştır.2.2. Taraflar arasında düzenlenen 12.01.2016 tarihli sözleşmenin ödeme şekli başlıklı maddesinde ... ilçesi, ... Mah, 46048 ada, 10 parsel 8 numaralı dairenin tapusunun yüklenici ... Alimünyum firma sahibi davacı ...'na iş bedeli karşılığı verileceği belirtilmiştir. Davalı şirket adına kayıtlı 8 numaralı bağımsız bölüm davacının babası olan ...'na 02.11.2016 tarihinde devredilmiş, ... 15.06.2020 tarihinde bağımsız bölümü davacıya devretmiştir. Bu durumda bağımsız bölümün sözleşme kapsamında yapılan iş karşılığı olarak davacıya değil babasına devredildiği kabul edilerek, sözleşmede belirtilen 400.000,00 TL’nin davalı ödemesi olarak dikkate alınması gerekirken, aksinin kabulü hatalı bulunmuştur.2.3. Davalı şirket adına kayıtlı ... ilçesi, 3 ada, 29 parsel, 10 numaralı bağımsız bölüm 29.04.2016 tarihinde davalı yetkili temsilcisi tarafından dava dışı ...'a devredilmiştir. ...’ın eşi ... tarafından 29.04.2016 tarihinde 208.250,00 TL banka aracılığı ile davacı ...’na gönderilmiştir. Bu durumda sözü edilen bağımsız bölümün bedeli karşılığında davacı yükleniciye verildiğinin kabulü ve 208.250,00 TL’nin davalı ödemesi olarak hesaba katılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; yukarıdaki kabuller doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davacının istemekte haklı olduğu bakiye iş bedelini tespit etmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.