Yükleniciden temlik alınan satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının, kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshi sonrası tazminata dönüşmesi ve arsa sahiplerinin sorumluluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Yükleniciden satış vaadi sözleşmesiyle bağımsız bölüm satın alan ve bedelini ödeyen davacının, arsa sahiplerinin mülkiyeti devretmemesi ve yüklenicinin de devirden kaçınması üzerine açtığı davayı tazminata dönüştürmesiyle; mahkeme, arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedildiği, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle arsa sahiplerine karşı tazminat talebini reddederken, yükleniciye karşı ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değer üzerinden tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici .... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Tekirdağ İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 2244 ada, 2 parsel, A blok 29 no'lu bağımsız bölümün satışına ilişkin 02.07.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin ödendiğini, sözleşme konusu inşaat tamamlanmış olmasına rağmen davalı arsa sahiplerinin dava konusu A blok, 29 no'lu bağımsız bölümün mülkiyetini devretmediğini, davalı yüklenicinin de dava konusu dairenin mülkiyetini kötüniyetli olarak devralmaktan kaçındığını belirterek dava konusu A blok, 29 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 22.12.2022 tarihli dilekçe ile taşınmaz hakkında açtığı davayı tazminat davasına dönüştürmüştür.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev itirazlarının bulunduğunu, davanın muhatabı olmadıklarını, davacının muhatabının dava dışı yüklenici şirket olduğunu, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, edimini yerine getirmeyen yüklenicinin ve yüklenici halefi olduğunu beyan eden davacının alacak talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 24.09.2014 tarihli kararı ile davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiği, davacının ancak davalılar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devamı halinde hak sahibi olacağı aksi takdirde satış vaadi sözleşmesi sebebiyle hak iddia edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 24.09.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nce; davacı tüketici, yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemesinin 09.06.2017 tarihli kararı ile tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılamanın yapıldığı, davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiği, davacının ancak davalılar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devamı halinde hak sahibi olacağı aksi takdirde satış vaadi sözleşmesi sebebiyle hak iddia edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 09.06.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nce, mahkemece fesih konusunu oluşturan tüm sözleşmeler temin edilip mahallinde keşif yapılarak 27.09.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatın fiziki seviyesi ve inşaata kimin tarafından devam edildiği saptanarak bu konuda teknik bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı arsa sahipleri ve yüklenici arasındaki sözleşmenin 07.04.2014 tarihli fesihname ile sona erdiği, fesih sonrası dava konusu A Blok 29 nolu bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri uhdesinde kaldığı, yüklenicinin arsa sahiplerine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmediğinden davacının arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı gerekçesi ile davacının arsa sahipleri hakkında açmış olduğu tazminat davasının reddine, diğer davalı yüklenici şirkete karşı ise ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değer üzerinden tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kat irtifakı kurulduktan sonra satış vaadi sözleşmesiyle alındığını, davalı arsa sahiplerinin sadece eksiklik talebinde bulunabileceğini, tescilden kaçınamayacağını, müvekkilinin mağdur olduğunu, davanın arsa sahibi olan diğer davalılara karşı da kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacının tüketici sıfatı bulunması nedeniyle harçtan muaf olduğundan, peşin yatırdığı temyiz harcının talep halinde kendisine iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!