2. Ceza Dairesinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkındaki temyiz başvurularını zamanaşımı, kesinleşmiş hüküm ve kazanılmış hak yönünden değerlendirerek verdiği karışık karar.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanan sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki temyiz incelemesinde, bir suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kesinleşen hükme rağmen yeniden karar verilmesini yok hükmünde sayarak temyiz istemini reddetmiş; iki sanık hakkındaki hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali mahkumiyetlerini onarken; diğer bazı sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlamalarını dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürmüş; ve bir sanık hakkında tekerrür uygulamasında kazanılmış hakka aykırı hareket edildiğini tespit etmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 16.01.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, onama
Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 07.01.2016 tarihli ve ████████ Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan TCK'nın 151/1, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320 TL adlî para cezası verildiği, hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile 1.320 TL adlî para cezasının temyizi mümkün olmadığından temyiz isteminin reddine, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden ise bozma kararı verildiği, bozma sonrası mahkemesince 12.10.2022 tarihli karar ile mala zarar verme suçundan (bozma öncesi verilen kesin nitelikteki karara rağmen) tekrar karar verildiği anlaşılmakla; kesinleşen hüküm yönünden yeniden kurulan 12.10.2022 tarihli ikinci hüküm infaz kabiliyeti bulunmadığından yok hükmünde olup, hukuken varlık kazanmayan bu kararın temyize konu edilmesi mümkün bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz istemleri yerinde olmadığından reddiyle, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
1-Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 1 43... /3. maddeleri ile 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddelerinde; düzenlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-d ve 66/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık olağan dava zamanaşımının, aynı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 07.01.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
2-Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, 16.01.2013 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ve müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bozma öncesi verilen 07.01.2016 tarihli kararda sanık hakkında Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.11.2020 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmıyla TCK'nın 141, 143, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmedilen 7.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyetinin tekerrüre esas alındığı ve aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, anılan ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu verilen 12.10.2022 tarihli kararda Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.11.2012 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla TCK'nın 116/4, 119/1-c, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetin tekerrüre esas alınarak aynı zamanda sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine "Bozma öncesi verilen 07.01.2016 tarihli kararda sanık hakkında Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.11.2020 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmıyla TCK'nın 141, 143, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmedilen 7.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyetinin tekerrüre esas alındığı ve aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, anılan ilâmın tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!