Adi ortaklıkta eser sözleşmesinden doğan hakediş ödemelerinin tek ortağa yapılması üzerine diğer ortağın payını davalıdan talep ettiği aktif husumet ve ıslah uyuşmazlığı.
Özet: Oluşturulan adi ortaklık adına üstlenilen eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş bedellerinin davalı iş sahibi tarafından ortaklardan birine ödenmesi üzerine, diğer ortağın kendisine düşen %30 payın davalıdan tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin hakedişin ödenmesi yönündeki kabul kararını, bölge adliye mahkemesi adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı, davacının talep ıslahının usulüne uygun olmadığı, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve alacağın pilot ortağa ödeme yapıldığından bu ortaktan talep edilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırarak davanın usulden reddine karar vermiş; temyizde ise uyuşmazlık, adi ortaklık payının doğrudan iş sahibinden talep edilip edilemeyeceği ile davacının taraf ehliyeti ve ıslah hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., █████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ihbar olunan ... Sanayi Limited Şirketin'in oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı iş sahibi arasında 8'lik Taşı, Bordur, Oluk ve Kaldırım Yapım İşi Sözleşmesinin imzalandığını, iş ortaklığındaki davacı payının %30 olduğunu, davalı tarafından sözleşme konusu işe ilişkin hakediş bedellerinin ihbar olunana ödendiğini, davacıya bildirimde bulunulmadığını belirterek davacının %30 payına isabet eden 40.000,00 TL (ıslah ile 544.490,37 TL)'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ihbar olunana vekalete dayalı olarak iş bedelinin ödendiğini, sözleşme kapsamında herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile ihbar olunanın oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı arasında 8'lik Taşı, Bordür, Oluk ve Kaldırım Taşı Yapım İşi Sözleşmesi'nin imzalandığı, iş ortaklığı sözleşmesinde davacının payının %30, ihbar olunanın payının %70 olarak belirlendiği, sözleşme kapsamında 5 adet 1.814.967,60 TL bedelli hakediş düzenlendiği, banka kayıtlarına göre ihbar olunana yapılan ödeme miktarının 1.450.760,82 TL olduğu, hakediş bedellerinin davacı adına ihbar olunana yapılması hususunda bir vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı, iş ortaklığı sözleşmesi ve hakediş miktarı uyarınca davacıya yapılması gereken ödeme miktarının 544.490,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 544.490,00 TL hakediş bedelinin 06.01.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, dava dilekçesinde davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı gibi bir kısmını dava ettiğine ilişkin bir beyanın da olmadığı, bu hali ile davanın tam eda davası niteliğinde bulunduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın açılan tam eda davası niteliğinde bulunan davada talep edilen miktarın tam ıslah yoluyla artırılmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında talep edilen miktarın artırılmasına ilişkin sunulan dilekçe usulüne uygun olmadığından yargılamada esas alınmasının mümkün olmadığı, ıslah yoluyla dava türünün de değiştirilemeyeceği, dava dilekçesinde davacının şahsi alacağına ilişkin talepte bulunmadığı, davacı ile ihbar olunanın oluşturduğu adi ortaklığın alacağından payına düşen alacağın talep edildiği, davalı tarafından ihbar olunana ödemelerin yapılması nedeniyle alacağın ihbar olunandan talep edilmesinin mümkün olduğu, ihbar olunanın pilot ortak olduğu ve sözleşmenin 4. maddesine göre adi ortaklık nam ve hesabına tam yetkili olduğu, adi ortaklığın tarafı olmayan davalıdan adi ortaklık iç ilişkisine dayalı alacağın talep edilemeyeceği, bu hali ile de davacının taraf ehliyetinin (aktif husumet) bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; adi ortaklık sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620/1. maddesinde düzenlendiğini, adi ortaklıkta el birliği mülkiyeti hükümlerinin geçerli olduğunu, el birliği mülkiyetinde ortakların oy birliği ile karar vermelerinin gerektiğini, adi ortaklıkta veya ortaklık sözleşmesine aksine hüküm bulunmaması halinde yönetici ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi hükümlerine tabi olduğunu, davacıdan alınan bir vekaletname olmaksızın hakediş ödemelerinin ihbar olunan ortağa yapıldığının tespit edildiğini, davacının taraf ehliyetinin (aktif husumet) bulunduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında adi ortaklık adına ödemelerin bir ortağa yapılması nedeniyle adi ortaklık payı kadarının ödenmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.