Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, tebliğname görüşüne aykırı olarak, kanun yoluna başvuru süresindeki yanıltma ve etkin pişmanlık beyanlarına rağmen oybirliğiyle onadı.
Özet: Kanun yoluna başvuru süresindeki yanıltmaya rağmen sanığın temyiz istemi kabul edilerek incelenen davada, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi ve nakil aracının iadesi kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadına göre etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme iradesinin bulunmaması sebebiyle tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmeden değerlendirilmiştir; ayrıca uyarlama yargılaması konusundaki ibarenin sonuca etkili olmadığı tespit edildiğinden, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu, eylemin delillerle sabit oluşu ve suç tipi ile yaptırımların doğru belirlenmesi gerekçeleriyle, sanık ve katılan vekilinin temyiz talepleri reddedilerek, asliye ceza mahkemesinin hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. , ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gerekçeli kararda kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün olarak gösterilmesi ve sanığın da bu süre içerisinde kanun yoluna başvurduğu göz önüne alındığında, temyiz süresinde yanıltma nedeniyle sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanıkların, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmeleri ve ödeme iradesinde bulunmamaları karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olması nedeniyle 06.02.2014 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden gerekçede ve hükmün ilk bendinde uyarlama yargılamasından söz edilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.