Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan ayıplı mal tazminat davasında, davacının tacir vasfı bulunmadığından uyuşmazlığın ticari dava niteliğinin incelenmesi.
Özet: Bir ticari satış sözleşmesi kapsamında davalıdan satın alınan güneş enerjisi ile su ısıtma sisteminin ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmenin feshi, bedel iadesi ve maddi zarar tazmini talep edilen davada, davacı ürünün gizli ayıplı olduğunu, davalı ise kullanım hatası ve garanti koşullarına uyulduğunu savunurken; mahkeme, dosya kapsamındaki deliller ve davacının vergi kayıtlarına göre tacir vasfı taşımaması nedeniyle bu uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı sonucuna varmıştır.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Kaş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyasının incelenmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesi kapsamında davalıdan satın alınan güneş enerjisi ile su ısıtma sisteminin ayıplı olması nedeniyle; Türk Ticaret Kanunu m. 18/2, 20 vd. ile Türk Borçlar Kanununun ayıba ilişkin hükümleri uyarınca dönme ile sözleşmenin feshi, satış bedelinin iadesi, ayıplı mal nedeniyle uğranılan maddi zararların ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın, ... TL bedel ödeyerek aldığı güneş panellerini hasarlı bir şekilde teslim almayacağının aşikar olduğunu, işletmeci ve tacir sıfatı bulunan davacı tarafın, dava dilekçesi ekine eklediği birkaç fotoğrafla ayıplı mal teslim aldığı ve bunu kabul ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın gizli ayıp iddiasının tek taraflı beyan olduğunu, yargılamaya muhtaç olduğunu, davacı tarafın ayıp hususunda kendi lehine olacak şekilde değerlendirme yaptığını ve hizmetin veya malın ayıplı olduğuna kanaat getirdiğini, davacı tarafın müvekkili şirketten satın aldığı cihaz güneş elektrik üreten ve içerisinde yer alan düzenek ile de sıcak su sağlayan bir mekanizma olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa ısrarla bu cihazın kapalı yerde olması gerektiğini belirttiğini, davacı tarafın ... ayında ilgili cihazdan yeteri kadar verim alamadığını iddia ettiğini, ilgili cihazın ... tarihinde takıldığını, montaj esnasında bir sorun oluştuğunu ve ilgil sorunun hemen halledildiğini ve ... ayı boyunca hiçbir surette müvekkili şirket ile irtibata geçildiğini, davacı taraf, yağışın olmadığı eylül ayında cihazdan tam verim almış ve yağmur yağması ile sorun yaşadığını, davacı tarafın ayıplı ve hasarlı geldiği iddia edilen cihazı iş yerinde denediğini ve bir haftalık süreçte memnu kaldığını, daha sonra ödemesini yaptığını, ilgili ödeme tarihlerinin ... ve ... olduğunu, Davacı tarafa, bu cihazın kapalı alana kurulması gerektiği, açık alana kurulur ise de yağışlarda sorun olduğu için üzerinin örtülmesi gerektiği ısrarla söylendiğini, Müvekkilinin, 15 yıl garanti, 3 yıl değişim garantisi ve 25 yıl performans garantisi verdiğinin doğru olduğunu, davacı tarafın müspet zarar olarak ... TL talepte bulunması hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6102 Sayılı TTK'nın 16/2.maddesi; " Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " hükmünü içermekte olup aynı yasanın 19/2.maddesi ise "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmünü içermektedir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Nitekim, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın niteliği gereği mutlak ticari davadan söz edilmesinin mümkün olmadığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacının tacir olmadığı, 213 sayılı VUK madde 177 de belirtilen limitleri aşmadığı için 178. madde gereği ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, bu hali ile nispi ticari davanın varlığından bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusunun ticari iş niteliğinde olması, diğer bir ifade ile, ticari iş karinesinin davayı ticari dava haline getirmeyeceği açık olup, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel nitelikli Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde dosyanın daha önce görevsizlik kararı veren Kaş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın istinaf yoluna gidilmeksizin kesinleşmesi halinde, Kaş ... Asliye Hukuk Mahkemesince daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin, 6100 sayılı HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli mahkemesince takdir edilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!