Yargıtay, iddianamede yer almayan zimmet suçlamasıyla yargılama yapılamayacağını belirterek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, iddianame olmamasına rağmen zimmet suçundan verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğunu belirtmekle birlikte, sanık avukat hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf mahkemesince onanan beraat hükmüne karşı katılan vekillerinin mesleki özen yükümlülüğünün ihlal edildiği iddialarıyla yaptıkları temyiz başvurularını değerlendirmiş ve alt mahkemelerin delil değerlendirmesinde ve beraat gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek temyiz isteminin reddine ve bu beraat hükmünün onanmasına karar vermiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ Esas, █████████ Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianame veya iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sevk maddesi olarak yalnızca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 53/1. maddelerinin gösterildiği bu itibarla "sanığın takip ettiği dosyalarda ahzu kabz yetkisi olmamasına rağmen hesabına havale edilen paraları uhdesinde tuttuğu" isnadı ile zimmet suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı olarak verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın vekalet ilişkisi kapsamında tahsil ettiği paraları vekalet ilişkisi bulunan şirkete değil başka bir şirkete aktardığı bu nedenle mesleki özen yükümlülüğüne aykırı davrandığına, suçun maddi unsurlarının oluştuğuna, eksik ve hatalı inceleme ile sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan .... San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa verilen vekaletnamede ahzu kabz yetkisi bulunmamasına rağmen kendi hesabına tahsilat yaptığına, bu durumun avukatın mesleki özen yükümlülüğüne aykırı olduğuna, suçun maddi unsurlarının oluştuğuna, eksik ve hatalı inceleme ile sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında beraat kararı verildiği hâlde karar başlığında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c madde-fıkra ve bendine muhalefet edilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddî hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle kararda, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!