Danıştay Üçüncü Dairenin, görev süresi sona eren kanuni temsilcinin, şirketin yapılandırılan ve yapılandırması bozulan kamu alacaklarından sorumluluğuna ilişkin önemli içtihadı.
Özet: Bu hukuki metin, şirketin çeşitli kamu alacakları (bazıları 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp ödenmeyen, bazıları yapılandırılmayan) nedeniyle eski bir kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini konu almaktadır; ilk ve bölge idare mahkemeleri, temsilcilik sıfatının sona ermesi, yapılandırma sonrası oluşan yeni hukuki durum ve yapılandırılmamış borçlara ilişkin tebliğlerin usulsüzlüğü gerekçeleriyle ödeme emrini hukuka aykırı bularak iptal etmiş; vergi dairesinin kararın bozulması yönündeki temyiz itirazı ise eski kanuni temsilcinin bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı ve usulsüz tebliğ esaslarına dayanarak reddedilmesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... ve Reklamcılık İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008, 2009, 2012, 2013 ve 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen .. tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının asıl amme borçlusu şirket tarafından 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırıldığı ancak yapılandırılan borç taksitlerinin süresinde ödenmediğinden bahisle söz konusu yapılandırmanın iptal edildiği, yapılandırma ile asıl borçlu şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, yapılandırmanın iptal edilmesi sonrasında ödenmeyen kamu alacaklarına ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına yeniden ödeme emri tanzim edildiği, buna karşın dava konusu ödeme emri içeriği kamu borçlarının yapılandırmadan önceki eski borçlar olduğu anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacının takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının; ödeme emrinin, 4 ila 6. ve 7, 11, 12. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının █████/2015 tarihinde kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği, asıl amme borçlu şirket tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulmayan ödeme emrinin 1 ila 3, 8 ila 10. sıra numaralarında bulunan amme alacakları için şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin "muhatabın kendi imzasına tebliğ edildi" ve "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır" kaşeleri vurularak █████/2020 tarihinde posta yoluyla davacıya tebliğ edildiği, bu adrese ilk kez gidişe ilişkin bir belge de dosyada sunulmadığı gibi tebliğ tarihinde borçlu şirkette kanuni temsilcilik görevi bulunmayan davacıya yapılan bu tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla değinilen amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının; ödeme emrinin, 1 ila 3. ve 8 ila 10. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine karşı açılacak davalarda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi yönünden inceleme yapılabileceği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu ödeme emrinin 4 ila 6. ve 7, 11, 12. sıra numarasında yer alan amme alacakları yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin, yapılandırma ve ihlali sırasında kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının ödenmeyen kamu alacağından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle reddi, diğer hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
█████/2015 tarihinde kanuni temsilcilik sıfatının sona eren davacı adına, ... ve Reklamcılık İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008, 2009, 2012, 2013 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, sözü edilen şirketin dava konusu ödeme emirleri içeriği borçlarını 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında █████/2016 ve █████/2016 tarihlerinde yapılandırdığı ve borçlarını vadesinde ödemediği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin 1 ila 3, 8 ila 10. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Ancak, yapılandırma ve ihlali sırasında kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının ödenmeyen kamu alacağından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığından Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emrinin 4 ila 6. ve 7, 11, 12. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmının yazılı gerekçeyle iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin 1 ila 3, 8 ila 10. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın; dava konusu ödeme emrinin 4 ila 6. ve 7, 11, 12. sıra numaralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzelkişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzelkişiliğin varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci olarak sorumlu tutulacağı dönemler dikkate alınarak takibi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen kimi özel yasalar kapsamında yükümlülere, vergi borcunun, miktarı ve vadesi değiştirilip yeni bir ödeme planına bağlanarak, ödenmesi konusunda kimi koşullarla kolaylıklar sağlanmaktadır. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi yasa gereğidir.
Amme alacağının özel yasalara göre ödenmek üzere başvuruda bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması, zamanaşımına olan etkisi dışında, asıl borçluya ait amme borcunun ödenmemesi halinde kanuni temsilcinin sorumluluğunu düzenleyen kurallar gereğince, borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmez.
6736, 7020 ve 7256 sayılı Kanun kapsamında borcun ödenmesi amacıyla asıl borçlunun başvuruda bulunmuş olmasının, başvuru tarihinden önce amme alacağının tahsili için ilgili yasalara göre başlatılan/yapılan takip işlemlerini durdurmakla birlikte yapılandırma koşullarına uyulmaması ve kanundan yararlanma hakkının kaybedilmesi önceki takip işlemlerini geçersiz hale getirmeyeceği, takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği gibi anlık kesinleşmiş olan amme alacaklarının yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden hem asıl borçlu şirket hem kanuni temsilci ve ortakları için devam ettirilmesi 6183 sayılı Kanun gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde sorumluluğunun 213 sayılı Kanun kapsamında incelenerek bir karar verilmek üzere temyize konu edilen kararın dava konusu ödeme emrinin 4 ila 6. ve 7, 11, 12. sıra numarasında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!