Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, sigortalı aracın tek taraflı kazasında yolcu yaralanması kaynaklı sürekli işgöremezlik tazminatı davasında, maluliyet ve aktüer raporlarını geçerli bularak ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Bir trafik kazası sonucu malul kalan yolcunun zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden talep ettiği sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davacının maluliyet oranını %13 ve 1.114.456,19 TL tazminat ödenmesine hükmettiği kararına karşı davalı sigorta şirketinin yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, davacının maluliyetine ilişkin adli tıp raporunun ve aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hesaplamanın yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarını yerinde görmeyerek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 04.12.2024NUMARASI : ███████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : 18.06.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.06.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.10.2023 günü, sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yolcu konumundaki davalının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107/2 maddesi uyarınca şimdilik 100,00.TL sürekli işgöremezlik tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 1.200.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresi yönünden itirazda bulunduklarını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin tespiti yönünden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %13 oranında olduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının sürekli işgöremezlik zararının 1.393.070,24 TL olarak hesaplandığı, yolcu konumundaki davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1.114.456,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 09.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan sürekli işgöremezlik zararının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yolcu konumundaki davalının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.1-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, kurul tarafından fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının % 13 olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin davacının daimi maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.2-Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden alınan raporun, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının aylık net asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabul edildiği, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu ve denetime uygun şekilde düzenlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının 1.393.070,24 TL olarak hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3-6098 sayılı Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın sürücüsü ...’ın, davacının dayısının oğlu olması sebebiyle aralarındaki yakın akraba ilişkisinden dolayı, davacının araçta ücret karşılığı olmadan taşınması ailevi ve ahlaki görev olmakla, olayda hatır taşıması ilişkisi bulunmadığından tazminattan hatır taşıması indirim yapılmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 76.128,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 19.032,12 TL'nin mahsubu ile kalan 57.096,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.