Mükellefiyet kaydı sona eren davacıya elektronik ortamda yapılan tebligatların usulsüzlüğü nedeniyle kamu alacağı hacizlerinin kaldırılmasına dair Danıştay incelemesi.
Özet: Bir mükellefin vergi kaydı sona erdikten sonra, önceki dönemlere ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada, mahkeme, elektronik tebligatın hukuki sonuç doğurabilmesi için devam eden bir mükellefiyetin şart olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, mükellefiyet kaydı bittikten sonra elektronik ortamda yapılan tebligatların usulsüz olduğuna, dolayısıyla bu tebligatlara dayalı haczin hukuka aykırı olduğuna hükmedilerek haczin bir kısmının kaldırılmasına, kayıt devam ederken tebliğ edilen kısımlara dayalı haczin ise geçerli olduğuna karar verilmiştir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2012 ila 2014, 2016, 2017 ve 2021 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Elektronik ortamda yapılan tebliğin hukuki sonuç doğurabilmesi için devam eden bir mükellefiyetin bulunması gerektiği dikkate alındığında, █████/2018 tarihinde mükellefiyet kaydı sona eren davacı adına, dava konusu haczin dayanağı olan bir kısım ödeme emirlerinin söz konusu tarihten sonra elektronik ortamda tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla ortada haciz aşamasına gelmiş bir kamu alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceği, mükellefiyet kaydı sona erdiği tarihten önce tebliğ edilen kısımlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haczin, mükellefiyet kaydı sona erdiği tarihten sonra tebliğ edilen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, önce tebliğ edilen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Muhtelif dönemlere ait kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına uygulanan haczin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2012 ila 2014, 2016, 2017 ve 2021 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazına haciz uygulandığı, mükellefiyet kaydının █████/2018 tarihinde sonlandırıldığı, dava konusu haczin dayanağını oluşturan ve adına düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik tebligat usulüyle tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğ, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, ikinci fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, üçüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Kanunun verdiği yetkiye istinaden █████/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlenmiş, elektronik ortamda tebliğ ile ilgili oluşturulan sistem ve bu sistemin kullanımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Yukarıda anılan Tebliğ'in "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, gerçek kişilerde, ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gerçek kişilerin, ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlar dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceği açıktır.
Bu durumda, davacıya usulüne uygun biçimde elektronik ortamda tebliğ edildiği sonucuna varılan ödeme emirlerine konu kamu alacağının takibi amacıyla uygulanan haczin hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle kaldırılmasına dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!