Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, önceki konkordato projesindeki tutarsızlıklar ve kayıt usulsüzlükleri nedeniyle ilk derece mahkemesince reddedilen mal varlığının terki suretiyle konkordato başvurusuna ilişkin istinaf kararını verdi.
Özet: Ekonomik dalgalanmalar ve döviz artışları nedeniyle borçlarını ödemekte güçlük çeken bir şirketin, ilk olarak adi konkordato başvurusu konkordato komiserinin projenin sağlıksız ve muhasebe kayıtlarında tutarsızlıklar bulması üzerine şirket tarafından geri çekilmiştir; bunun hemen ardından, tüm varlıklarını tasfiye ederek alacaklıları tatmin etmeyi amaçlayan "mal varlığının terki suretiyle konkordato" talebinde bulunulmuş, ancak ilk derece mahkemesi bu projenin de başarı şansı olmadığını değerlendirerek reddetmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARARDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1-VEKİLİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : 12 VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Konkordato (İflastan Sonra Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309))İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun petrol ve petrol ürünlerinin toptan ve perakende ticareti olup, ticaretine devam ederken, son dönemlerde yaşanan ulusal ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, reel piyasada oluşan daralmalar, özellikle döviz kurlarındaki olağan dışı artış ve yaşanan enflasyon sebebiyle müvekkili şirketin borçlarını ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduklarını, mahkemece █████/2025 tarihi itibariyle 3 aylık geçici mühlet verildiğini, konkordato komiseri tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda davacı şirketin █████/2025 tarihli bilançodaki kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığını, █████/2025 tarihli bilgi ve belgeler verilmediğinden bilançolarında kaydi değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilemediğini, rapor tarihi itibariyle davacının ön projesinin revize edilmediğini, konkordato ön projesinin sağlıksız ve tutarsız olarak hazırlandığını ve projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağından konkordato ön projesinin iktisadi ve teknik icaplara uymadığını ve teknik olarak uygulama olanağı bulunmadığından kesin süre verilmesinin alacaklıları zarara uğratacağının bildirildiğini, tasfiye aşamasına kadar faaliyetine devam edecek olan müvekkili şirketin, vade konkordato talebine ilişkin ön projenin yeterli olmaması ve revize ön projenin hazırlanmış olmakla birlikte duruşmaya yetişmemesi nedeniyle bu davadan feragat ettiklerini, mahkemece █████/2025 tarihi itibariyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, bu süreçte yaklaşık lisans bedelinin de dahil olduğu proje ile mal terkini suretiyle konkordato talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkiline ait olan tüm varlıkların, dağıtım lisansı ve taşınmazların konkordato kapsamında paraya çevrilerek alacakların ödenmesi halinde konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının kuvvetle muhtemel olduğunu, konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde hem alacaklıların alacaklarına kavuşacaklarını hem de olası iflasın önüne geçilerek kamusal anlamda da fayda sağlanmış olacağını belirterek, müvekkili şirket hakkında İİK'nun 287.maddesi uyarınca üç aylık geçici mühlet kararı ile gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacının eldeki mal varlığının terki suretiyle konkordato talebinden önce mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında adi konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece █████/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet verildiğini ve konkordato komiseri olarak mali müşavir ... atandığını, konkordato komiseri ...'nin █████/2025 tarihli son raporunda; "Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğ uyarınca █████/2025-█████/2025 ve █████/2025-█████/2025 dönemlerine ait yevmiye defteri üzerinde inceleme ve tespitler yapıldığı, yapılan bu incelemeler neticesinde hesaplar arasında dayanak belgesi olmaksızın virman ve düzeltme fişi adı altında toplam 699.136.907,91.TL tutarında işlem yapıldığının belirlendiği, toplam 699.136.907,91.TL tutarındaki bu işlemlerin hayatın olağan akışına uygun olmaması ve iktisadi/teknik icaplara aykırı olarak aktarım yapılması konkordato ön projesinin sağlıksız ve tutarsız hazırlandığına işaret ederek projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağı" tespitinin yapıldığını, bu tespitten sonra davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli duruşmada davadan feragat edilmesi nedeniyle davacının adi konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, davacı vekili tarafından bu red kararından hemen sonra █████/2025 tarihinde eldeki "Mal varlığının Terki Suretiyle Konkordato" talebinde bulunulduğunu, ancak konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği anlaşıldığından davacı şirketin borca batık olduğu da gözetilerek, konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararının usul hukuk ve maddi hukuk açısından ağır hatalar içerdiğini, mahkemece konkordato yargılamasının temel ilkelerinin göz ardı edildiğini, dosya kapsamındaki delillerin birlikte değerlendirilmediğini, çelişkili bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, bu yönüyle kararın hukuki denetime elverişli olmadığını, mahkemenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mahkemenin teknik inceleme yapmadan tek başına muhasebe kayıtlarını aleyhe yorumladığını, yerel mahkemenin eski dosyadaki olumsuzları yeni dosyaya taşıdığını, şirketin borca batık olmadığını, varlıkların borçları fazlasıyla karşıladığını, şirketin faaliyetini sürdürebilir şekilde olduğunu, buna rağmen yerel mahkemece: sadece “defter usulsüzlüğü” ve “proje eleştirisi” kısmını alarak lehe ekonomik gerçekliği tamamen göz ardı edip, objektif değerlendirme ilkesine aykırı eksik inceleme yaptığını, konkordato komiseri raporunda şirketin borca batık olmadığını açıkça belirtiğini, ancak konkordatonun uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır dediğini, bu durumda raporun kendi içinde içinde çelişkili olduğunu, çelişkili raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, mahkemece çelişki gidermeden karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.2004 sayılı İcra İflas Kanununun 292. maddesindeki düzenleme ile kesin mühlet aşamasında konkordato talebinin reddini gerektirir durumların ortaya çıkması halinde tasdik aşamasına geçilmesini beklemeksizin kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verilebileceği öngörülmektedir. Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların evleviyetle tasdik aşamasında ortaya çıkması halinde de konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir. Ancak bu durumda kesin mühlet aşaması geçilerek konkordato tasdik aşamasına gelindiğinden tasdik talebinin reddi ile iflasa İİK 'nun 292.maddesine göre değil İİK'nun 308 nci maddesine göre karar verilmelidir.(bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)Somut olayda, davacı şirket rayiç değerlere göre borca batıktı olduğu, davacının ticari defterleri VUK'un 215 ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığı, davacı aktiflerinde yer alan varlıkların tamamını konkordato projesi çerçevesinde borç ödemelerinde kullanılmak üzere tasfiye edeceği, terkin dışı kalan bir varlık bulunmadığı, varlıkların tamamı %100 oranında terkine konu edileceği ancak şirketin borcu 706.029.333,00.TL iken terk edilecek mal varlığının toplamı 397.106.200,00.TL olarak hesaplandığı, bu nedenle konkordato projesinde belirtilen mal varlığının terki suretiyle tam ödeme yapılamayağı, bu durumda şirketin alacaklılarının malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne olduğunun İİK'nun 309/b maddesine göre konkordato projesinde açıkça yazılması gerekirken bu konuda herhangi bir bilgiye yer verilmediği, konkordato projesinde Mal varlığı değerinin büyük bir kısmını oluşturan Akaryakıt Dağıtım Lisansı'nın ne şekilde devredileceği belirtilmediğinden, bu yönden de projenin uygulanma ihtimali bulunmadığı, yine davacının eldeki mal varlığının terki suretiyle konkordato talebinden önce aynı yerel mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında adi konkordato talebinde bulunduğu, yerel mahkemece █████/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet verilmiş ve konkordato komiseri olarak mali müşavir ... atandığı, Konkordato komiseri ... █████/2025 tarihli son raporunda; " Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğ uyarınca █████/2025 - █████/2025 ve █████/2025-█████/2025 dönemlerine ait yevmiye defteri üzerinde inceleme ve tespitler yapıldığı, yapılan bu incelemeler neticesinde hesaplar arasında dayanak belgesi olmaksızın virman ve düzeltme fişi adı altında toplam 699.136.907,91.TL tutarında işlem yapıldığının belirlendiği, toplam 699.136.907,91.TL tutarındaki bu işlemlerin hayatın olağan akışına uygun olmaması ve iktisadi/teknik icaplara aykırı olarak aktarım yapılması konkordato ön projesinin sağlıksız ve tutarsız hazırlandığına işaret ederek projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağı " tespitinin yapıldığı, bu tespitten sonra davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli duruşmada davadan feragat edilmesi nedeniyle davacının adi konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından bu red kararından hemen sonra █████/2025 tarihinde eldeki "Mal varlığının Terki Suretiyle Konkordato" talebinde bulunulduğu anlaşılmakla davacı şirketin projesinde yer alan hususların başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın aksi yönündeki iddiaları yeterli ve tatmin edici güvenilirlikte hiçbir belge ile desteklenmediği, geçici mühlet aşamasında sürecin dava fazla devam etmesine karar verilmesinin, alacaklıların alacaklarına ulaşma ihtimalini ve oranının azaltacağı, konkordato isteminin reddine ve konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır