Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı araç hasarı, değer kaybı ve iş durması zararı talepli tazminat davasında istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı bir araç kiralama şirketinin, Ankara Gölbaşında müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını iddia ettiği, dar sokaklarda ağır tonajlı beton mikserini dikkatsizce sevk ve idare ederek tam kusurlu olduğunu belirttiği davalı şirket ve sürücüsünden; araçta meydana gelen yaklaşık 240.000 TLlik maddi hasar, değer kaybı, 30 günlük iş durması nedeniyle oluşan kazanç kaybı ve ekspertiz ücreti gibi zararların kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği bir tazminat davasıdır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ ESAS - ███████ KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın, 10.06.2022 tarihinde Ankara ili Gölbaşı ilçesinde seyir halinde iken davalı ... İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.'ye ait olup davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucunda hasarlandığını, kusur açısından kaza zaptını düzenleyen kolluk kuvvetinin tespitinin doğru olup, davalıların aracı her ne kadar caddeden gelmişse ise de bu caddenin genişliği 6.5 metre olup müvekkilinin kavşağa katıldığı sokağın 5 metre olduğunu, Gölbaşı'nın mahalleleri itibariyle dar sokaklardan oluştuğunu, davalıların caddeden gelmiş olmasının kusurun müvekkiline ait olduğunu göstermeyeceğini, bu kazada genel geçer kural ve kusurlama ile ilerlemenin hatalı olacağını, davalıların dar sokaklarda ağır tonajlı kamyonu sevk ve idare ettiklerini, o sebeple tehlike sorumluluğu açısından ekstra özen ve dikkatle seyretmek zorunda olduklarını, bu kazada bu ihmalin çok açık görüldüğünü, yaklaşık 30 tonluk bir beton mikserinin verdiği zararın ortada olduğunu, kavşağa geniş bir cadde ve görüş açısının rahat olduğu bir noktada gibi girmesi sebebiyle bu kazanın olduğunu, özen ve dikkat yükümlüğüne biraz daha hassasiyet göstermiş olsaydılar bu kazanın gerçekleşmeyeceğini, kamyonda herhangi bir hasar bulgusu olmadığını veya hafif olmasına karşın ihmal ettikleri dikkat ve özenden dolayı müvekkili sürücüsünün yaralandığını ve araçta yaklaşık 300.000,00 TL tutarında maddi hasar olduğunu, burada sağdan gelen sokaktan çıktı, kusurludur demenin hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusursuz, davalıya ait araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunu, söz konusu kaza neticesinde müvekkiline ait aracın hasarlandığını, değer kaybına uğradığını ve hasarlı olduğu süre boyunca çalıştırılamadığı için müvekkilinin iş durması zararına uğradığını, müvekkiline ait araçta bahsi geçen kaza neticesinde hasar meydana geldiğini ve aracın çok sayıda parçasının değiştirilmek ve onarılmak zorunda kalındığını, müvekkili tarafından bu hasarların tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan ve ekte sunulan raporda aracın hasar miktarının toplamda KDV dahil 240.761,37-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait ... plakalı araç, davalının haksız fiili neticesinde hasarlı bir araç konumuna düşmüş olup çok sayıda parçasının değişimi ve onarımı gerektiğini, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle yapılan değişim ve onarım işlerinden dolayı aracın değer kaybına uğradığını, müvekkili şirketin saygın bir araç kiralama şirketi olduğunu, müvekkiline ait aracın davalının haksız fiili neticesinde hasarlanması ve tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeni ile müvekkilinin aracı müşterilere kiralayamadığını ve bu sürede araçtan kira kazancı elde edemediğini, müvekkiline ait aracın öngörülen onarım süresinin 30 iş günü olduğu eksper raporunda tespit edilmiş olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla Sigorta Eksperinden faydalanılmış ve Sigorta Ekspertiz Şirketince ekspertiz raporu tanzim edildiğini, sigorta ekspertiz şirketine bu hizmetinin karşılığı olarak toplamda KDV dahil 1.180,00-TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu kaza sonrası oluşan zararların karşılanmasına ilişkin taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmış olup başvuru neticesinde anlaşmaya varılamadığını, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararımıza binaen belirsiz alacak olarak 2.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkiline ait araçta meydana gelen iş durması/kazanç kaybı zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için hazırlanan ekspertiz raporu ücreti için taraflarınca karşılanan 1.180,00-TL ekspertiz ücretinin yargılama öncesi zorunlu olarak tespit amaçlı yapıldığından yargılama gideri olarak karara derç edilmesini ve diğer yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 23.12.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değeri toplam 179.860,33-TL'ye yükseltilmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkilleri aleyhine açılan davanın hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkillerinden ... İnşaat Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin maliki, ...'ın ise sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, trafik kaza tutanağından ve olay sonrasında çekilen fotoğraf ve kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere ... plakalı araç sürücüsü müvekkili ...'ın 4530. Cadde üzerinde seyir halinde olup, diğer ... plaka sayılı aracın ise ara sokaktan (4533.Sokaktan) caddeye dikkatsiz ve hızlı bir şekilde girmeye çalıştığı esnada trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ana yolda, diğer araç sürücüsünün ise tali yolda seyrettiğini, bu nedenlerle davacının maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının oluşumuna tam kusurlu şekilde sebebiyet verdiğini, Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyasında dosya ibraz edilen bilirkişi raporunda; ... isimli ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK 84/h maddesinde düzenlenen "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" hükmünü ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu, müvekkili ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu olduğunun tespit edilmiş ise de müvekkilinin kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının talep ettiği zararların oluşmadığını, davacının zararlarını sigorta şirketlerinden tahsil ettiğini, mükerrer tazminat talebinde bulunduğunu, hasar bedeli olarak ekspertiz raporuna yansıtılan bedellerin piyasa rayiç fiyatlarının çok üzerinde, fahiş ve fiiliyatta yapıldığı belli olmayan tamirat ve malzemeye ilişkin değerlendirme ve fiyatlandırmalar olduğunu, muhtemelen dava konusu aracın daha önce de çok sayıda kazaya karıştığını, bu nedenle hasar görmüş bir araç olduğunu, bu nedenle dava konusu araçta değer kaybı oluşmadığı gibi aksine parçaların yenilenmesi vb. hususlar gereğince araçta değer artışı olduğunu, yine davacı aracının 30 gün boyunca aralıksız şekilde kiralanabileceğinin ve bu nedenle de davacının kira kaybının oluştuğunun kabulünün de mümkün olmadığını, davacının bu iddialarını somut deliller ve belgeler ile ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından işbu dava öncesinde, Ankara 18. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinde; 16.500,00 TL ( dava konusu kaza nedeniyle oluşan kazanç kaybı) ve 400,12 TL faiz olmak üzere toplam 16.900,12 TL'nin tahsilini talep ettiğini, taraflarınca iş bu ilamsız icra takibine süresinde itiraz edildiğini, Ankara 18. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı ilamsız icra takibinin itirazlarının sonrasında durmasına müteakip davacının itirazın iptali davası açması gerekirken doğrudan alacak davası açmasının hukuken kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde düzenlenen ekspertiz raporu için ilgili ekspertiz firmasına ödediği bedelin tahsilini de talep ettiğini, ancak işbu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davacının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olan ve zamanaşımına uğramış davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, araç maliki ve işleten sıfatı ile davalı ... İnşaat Malzemeleri San.ve Tic.A.Ş.'nin ise %25 (yüzde yirmi beş) nispetinde kusurlu olduğu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın toplam onarım bedelinin 169.251,43 TL olduğu, davacı kusuru olan %25'e isabet eden 42.312,85 TL'nin mahsubu ile kalan tutarın 126.938,58 olup, davalı tarafa ait ... Plakalı aracın ZMMS Sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmiş olan 50.000,00 TL'nin mahsubu sonrası kalan hasar tutarının 76.938,58 TL olduğu, kaza nedeniyle dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 120.000,00 TL olduğu, bu tutardan davacı kusuru olan %25'e isabet eden 30.000,00 TL'nin mahsubu sonrası davacının kalan değer kaybı zararının 90.000,00 TL olduğu, dava konusu aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 15 gün, günlük araç kirasının ise kaza tarihi itibarı ile 1.300,00 TL olup, toplam araç mahrumiyeti tutarının 19.500,00 TL olarak tespit edilmiş olup, 2.021,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 17.229,00 TL olacağı, bu rakamdan davacının %25 kusurundan gelen 4.307,25 TL'nin mahsubu sonrasında kalan tutarın 12.921,75 TL olacağı 10.06.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle davacı şirketin uğradığı dava konusu zararlardan araç hasar bedeli, değer kaybı ve aracın onarımı nedeniyle mahrum kalınan sürede uğranılan kazanç kaybından dolayı davalılar araç maliki ... İnş. Mal. San. ve Tic. A.Ş. ile araç sürücüsü olan ...'ın kazadaki kusur oranlarına isabet eden tutarlar kadar davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; davacının davasının, dava ve talep artırım dilekçeleri kapsamında kabulü ile; 76.938,58-TL araç hasar bedeli, 90.000,00-TL değer kaybı bedeli ve 12.921,75-TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam; 179.860,33-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazlar dikkate alınmaksızın karar verildiğini, olay yerinde keşif ve inceleme yapılmaksızın eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde, trafik levhası olmadığı kanaatiyle kusur belirlemesi yapıldığını, kaza anına ilişkin resimden de anlaşılacağı üzere müvekilinin kullandığı aracın 4330. cadde üzerinde seyrettiği esnada, dava dışı kişinin kullandığı davacıya ara ait aracın 4529 sokak üzerinde seyrettiği sırada kazanın meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen tutanakta hatalı tespit ve değerlendirme yapıldığı gibi kaza mahallinde trafik işaret ve levhalarının olmadığı yönündeki hatalı kabule göre kusur belirlemesi yapıldığını, olay yerinde bizzat inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda müvekkilinin seyrettiği yolun cadde olduğu ve bu durumun kavşak girişinde tabela ile sabitlendiği, davalıya ait araç sürücüsünün seyrettiği yolun ise sokak olduğu ve levhalar ile sabitlendiği hususunun dosyadaki deliller ile sabit olmasına rağmen müvekkilinin asli kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, taraflarınca alınan uzman bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın %75 asli kusurlu olduğu mütalaa edilmesine rağmen raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki yapılan hesaplamaların da fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan █████/2022 günü davalı/sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davalı şirkete ait ... plaka sayılı aracı ile 4530. Cadde üzerinde ... Üniversitesi istikametinden İncek istikametine seyrederken 4533. Sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısımları ile 4533. Sokaktan 4529. Sokak istikametine seyreden dava dışı sürücü ... yönetimindeki davacıya ait ... plakalı aracın sol arka kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisi ile savrulan ... plakalı aracın yol kenarındaki demir elektrik direğine çarparak durması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporunda; “davalı/sürücü ...’ın geldiği yolun cadde adını, davacıya ait araç sürücüsünün geldiği yolun ise sokak adını taşıdığı da değerlendirilmek suretiyle davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kontrolsüz kavşağa sağdan geldiği, ... plakalı kamyonun davalı /sürücüsü ...’nın ise, soldan geldiği, sürücü ...’ın geldiği 4553 Sokağın 5 metre, sürücü ...’nın geldiği 4530.caddenin ise 6,5 metre genişliğinde olduğu, ancak, önceden yetkili kurum tarafından belirlenecek olan ve sürücüleri uyaracak şekilde trafik yoğunluğu açısından biribirine olan üstünlüğünü gösterecek herhangi bir trafik işaretlemenin mevcut olmadığı, dosyada mevcut bilgi, belge ve taraf anlatımı ile sair delillerin tetkikinden anlaşılacağı üzere; davalı sürücü ..., yönetimindeki ağır tonajlı kamyon ile meskun mahal içinde 4530 Caddeyi takiben seyirle 4533 sokak ile kesişen kontrolüz kavşağa soldan gelmekte olmasına rağmen kavşak öncesi hızını azaltıp,kavşağı kontrol etmesi ve sağından gelen araca ilk geçiş hakkı tanıması gerekirken, aksine hareketle geliş hızı ile seyrine devamla sağ taraftan kavşağa girmiş olan ... plakalı otomobilin sol arka kesimine kendi aracının ön kesimi ile çarparak savrulmasına ve yol kenarındaki elektrik direğine de çarpması sonucu hasarına birinci derecede sebebiyet vermiş bulunduğu, sürücü ... yönünden ise her ne kadar ileride mevcut kontrolsüz dört yönlü kavşağa sağ taraftan gelmekte ise de, kavşağa yaklaşmadan önce hızını azaltması, sol taraftan kavşağa yaklaşmakta olan ağır tonajlı görünür durumdaki aracı fark edip, önlem alması gerekirken, dikkatini kontrolsüz kavşağa ve araç trafiğine vermeyip, geliş hızı ile seyrine devamla yaya ve araç trafiğinin yoğunlaştığı kavşak şartları aksine dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyirle kavşakta beliren tehlike karşısında etkili fren ve direksiyon manevrası ile birlikte önlem almada geç ve yetersiz kalarak kazaya tali derecede sebebiyet vermiş bulunduğu, böylelikle davalı sürücü ...’ın kazanın oluşumunda %75, davacıya ait araç sürücüsü ...’ın ise %25 oranında kusurlu olduğu” mütalaa edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde; “Anayol: Ana trafiğe açık olan ve bunu kesen karayolundaki trafiğin, bu yolu geçerken veya bu yola girerken, ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği işaretlerle belirlenmiş karayoludur. Tali yol: Genel olarak üzerindeki trafik yoğunluğu bakımından, bağlandığı yoldan daha az önemde olan yoldur.” şeklinde tanımlanmıştır.
Dava konusu kazanın gerçekleştiği Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilinde bulunan meydan, bulvar, cadde, ana yol ve sokaklar ile ilgili olarak gerek Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin ████████-████████ sayılı kararı, gerekse Ankara Büyükşehir Belediye Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'nın 03.04.2001 tarih ve 1070 Esas sayılı kararı uyarınca 12 metre ve üstündeki yolların ana arter niteliğinde olduğu ve bakım, onarım ve yapımından Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, 12 metre genişliğinin altındaki yolların ise tali yol niteliğinde olduğu kabul edilerek yapım, bakım ve onarımından ilçe belediyelerinin sorumlu olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, kazanın gerçekleştiği Ankara ili İncek Mahallesinde bulunan ve davalı şirkete ait aracın seyrettiği 6,5 metre genişliğindeki yolun cadde, davacıya ait aracın seyrettiği 5 metre genişliğindeki yolun ise sokak olarak adlandırılmasına rağmen, her iki yolun da genişlik itibariyle ana arter (ana yol) niteliğinde olmadığı, kazanın meydana geldiği lokasyonda da bu yollardan herhangi birisinin anayol niteliğinde olduğu yönünde trafik işaret ve levhasının bulunmadığı, bu durumda kavşak niteliğinde trafik ışıklandırma ve işaretlemesi bulunmayan yolda KTK’daki hükümler uyarınca ilk geçiş hakkının sağdan geçen araca ait olduğu ve yukarıda bahsedilen bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsünün %75, davacıya ait araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğü anlaşıldığından davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava konusu kazadan kaynaklanan davacının maddi zararının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar tarafından yatırılması gereken 12.286,23 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.072,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.214,23 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!