Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talepli davanın ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmaktadır.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucunda yaralanan davacılar ile aile fertlerinin uğradığı manevi zararların tazmini talebiyle açılan davayı ve ilk derece mahkemesinin bu talepler hakkındaki kısmi kabul veya red kararlarını özetlemektedir; yerel mahkeme, bazı davacıların yaralanmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle manevi tazminat taleplerini reddederken, bir davacının kendi yaralanması için 2.000 TL tazminata hükmetmiş, davacılar vekili ise kararın gerekçesine ve takdir edilen tazminat miktarlarına itiraz ederek, eş ve ebeveyn yaralanmaları nedeniyle de manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini savunarak istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ ESAS - ████████ KARARDAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'e ait ve kaza anında yine kendisinin sevk ve idarisinde bulunan ... plaka numaralı araç ile davalı ... adına kayıtlı ve yine davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka numaralı araç █████/2020 tarihinde kazaya karıştığını, kaza sebebiyle müvekkili ... ve ...'ın yaralandığını, müvekkili ... için kendisinde meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkili ... için eşi ...’de meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkili ... için kendisinde meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkili ... için eşi ...’de meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkili ... için annesi ...’de meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL ve babası ...’de meydana gelen zararlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin sorumluğunun poliçe limiti dahilinde, azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacıların manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişinde kusur oranları, davacıların yaşadığı acı, elem ile hakkaniyet kuralları TMK’nın 24. ve TBK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminat hükümleri değerlendirildiğinde, öncelikle davacılar ... ve ... yönünden yaralanmanın ispatlanamadığı dikkate alındığında manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı, davacı... yönünden manevi tazminat şartlarının oluştuğu ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yaratmaması durumu da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000,00-TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden dava tarihi yönünden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Davanın ... ve ... yönünen reddine, davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 2.000,00-TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden dava tarihi yönünden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, davacı ...’un kendi yaralanması için değil anne ve babasının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep ettiğini, ...’nın kendi yaralanması nedeniyle takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, ... için eşi ...’nin yaralanması nedeniyle de manevi tazminat takdiri gerektiğini, yine davacı ... için de eşinin ve kendinin yaralanması nedeniyle ayrı ayrı manevi tazminat takdiri gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEİstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmakla birlikte, ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu husus resen gözetilir. Gerekçeli kararın HMK'nın 297. maddesine uygun yazılmaması ve bu nedenle denetlenebilir olmaması kamu düzenindendir.Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri….. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur. Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Davanın dayanağı olan vakıaları anlatmak ve açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir.Somut olayda; dava dilekçesi içeriğinden davanın TBK’nın 49. ve 56. maddelerinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu açık olması rağmen mahkemece hukuki nitelendirme hatası yapılarak TMK’nın 24. ve TBK'nın 58. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru olmayıp, bu hususun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu, yine davacılar ... ve ...’nın taleplerinin hem kendi yaralanmaları hem de birbirlerinin yaralanmaları nedeniyle, davacı ...’un talebinin ise anne ve babası olan diğer davacıların yaralanması nedenine ilişkin manevi tazminat istemi olduğu, buna rağmen sanki ...’un kendi yaralanması nedeniyle talepte bulunmuş gibi değerlendirme yapıldığı, diğer davacıların da birbirlerinin yaralanması nedeniyle manevi tazminat talepleri hakkında herhangi bir değerlendirmenin de gerekçede bulunmadığı, bu haliyle kararın denetlenebilir olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir mahiyette bir karar verilmemiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, usule ve Kanun'a uygun, her davacının talebi yönünden denetlenebilir mahiyette bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacıların sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarihli, ████████Esas - ████████Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davacıların sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasınaDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.