Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, alt işverenin haciz tehdidi altında ödediği işçi alacakları için üst işverene rücu talebini haklı bulan ilk derece kararının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Alt işveren konumundaki davacının, uzun yıllar davalı bankada çalışıp ihale usulüyle davacı bünyesine aktarılan ve iş akdi davalı talimatıyla feshedilen işçinin işçilik alacaklarından asıl sorumlu olduğunu belirterek, işçinin her iki şirkete karşı açtığı davanın kesinleşmesi sonrası icra tehdidi altında ödediği tazminat ve alacakların davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği; davalının ise arabuluculuk şartı, zamanaşımı ve husumet itirazları ile davanın reddini istediği; ilk derece mahkemesinin bu itirazları reddederek, sözleşmesel rücu talebi kapsamında davalı bankanın asıl sorumlu olduğuna ve davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığına hükmettiği bir istinaf incelemesidir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10.04.2026
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E., ████████ K.
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24.06.2026
YAZIM TARİHİ : 24.06.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı gibi başkaca kurumlara da ihale yoluyla veya doğrudan sözleşmesel ilişkiye dayalı çalışan temini suretiyle hizmet sunduğunu, ... isimli kişinin de uzun yıllar davalıda çalıştığını, bu kişinin çalışması devam etmekte iken her yıl yapılan temizlik personeli ihalesini müvekkilinin kazanması üzerine bu kişinin davalının isteği üzerine müvekkili bünyesinde SGK girişi yapılarak çalıştığını, davalı bünyesinde 17 yıllık bir çalışması bulunurken müvekkiline isabet eden çalışma süresinin 1 yıl civarında olduğunu, çalışanlar bakımından üst işverenin aynı kaldığını, alt işverenin sürekli olarak değiştiğini, ... ile ilgili davalının bu kişinin hizmetini aksattığını, emir ve talimatlara uymadığını, mazeretsiz işe gelmediğini bir yazı ile bildirdiklerini, çalışana herhangi bir savunma hakkı tanınmaksızın iş akdinin hemen sonlandırılması ve SGK çıkışının da verilerek durumunun bankaya bildirilmesinin istenildiğini, buna ilişkin yazışmaların mevcut olduğunu, işçinin işten çıkarılmasından kaynaklı ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi sorumluluğunun davalıya ait olduğunu, müvekkilinin bilgisi, beyanı bulunmaksızın genel bir anlaşma tutanağı tanzim edildiğini ve bu tutanak esas alınarak bu kişi tarafından, bu kez sadece davalı ile müvekkiline karşı tazminatlar başta olmak üzere tüm işçilik alacaklarına dayalı Ankara 40. İş Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ileri sürerek Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı icra dosyasında asıl sorumlu davalı olmasına rağmen, müvekkilinin haciz tehdidi altında ödediği 09.07.2024 tarihinde dosya borcunun 295.443,12 TL'sinin, 23.07.2024 tarihinde ise bilahare dosya borcunun kalanı olan 96.423,94 TL'sinin ve sebep olunan istinaf masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin somut olay ve davacı tarafından ileri sürülen talepler bakımından taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ile 07.07.2021 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesinin "Sözleşmenin türü ve bedeli" başlıklı 6'ncı maddesinde sözleşmenin 3.624.421,92 TL üzerinden akdedildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin hizmet alım işini ihaleye çıkardığını, ihale şartnamesinde yapılacak işin mahiyetinin açıklandığını, bununla ilgili işin ihaleye katılacak olan yüklenicinin sağlayacağı işçiler aracılığı ile yapılmasının amaçlandığını, tekliflerin de ona göre verildiğini, davanın zamanaşımı ve yasal hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını savunarak arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddine, davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmaması ve hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddine, taraflarına husumet yöneltilemeyecek olması nedeniyle reddine, ilgisi nedeniyle unvanı ve açık adresi bildirilen şirketlere ihbarına, esasına girilmesi halinde ise, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davanın sözleşmesel ilişki kapsamında rücu talebine ilişkin olduğundan ve dava tarihi itibari ile 10 yıllık zaman aşımı süresi geçmediğinden davalı yanın zaman aşımı itirazının reddine ,davanın herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığı, dosyaya ibraz eden sözleşme ,teknik şartname gereğince davalıya husumet yöneltilebileceğinden ,davalı yanın hak düşürücü süre ve husumet itirazının ayrı ayrı reddine,
Dava dışı işçi ...'ın ,davacı ve davalı aleyhine açmış olduğu Ankara 40. İş Mahkemesi ████████ E. Ve ███████ K. Sayılı dosyasındaki kesinleşmiş karara dayanarak başlattığı, Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü ██████████ E. Sayılı icra dosyasında asıl sorumlu davalı banka olmasına rağmen, davacı tarafa haciz tehdidi altında █████/2024 tarihinde dosya borcunun 295.443,12-TL'sinin, █████/2024 tarihinde ise bilahare dosya borcunun kalanı olan 96.423,94-TL'sinin ödenmesinden ve sebep olunan istinaf masrafları ile vekalet ücretinin davalı yandan talep etmiş ise de ,tarafların dosyaya ibraz ettikleri █████/2021 tarihli imzalanan hizmet sözleşmesinin, taraflar arasında 24 ay süreli 26 kişi ile temizlik ,yardımcı hizmetler hizmet alımı işine ilişkin olduğu, 6.maddesinde ,sözleşmenin 3.624.421,92 TL üzerinden akdedildiği, sözleşmenin 22.maddesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları başlıklı maddede ,ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup ,yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu, sözleşmenin hiç bir maddesinde işçilerin ücretlerinden ödeme sorumluluğunun davalı idarenin olduğuna dair hüküm bulunmadığı ,hizmet sözleşmesinin 8. maddesinde idari şartnamenin de bu sözleşmenin eki sayılacağı ve tarafları bağlayacağının düzenlendiği, yine idari şartnamenin incelenmesinde ise, işçilik alacaklarından dolayı sorumluluğun davalı idareye ait olduğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığı,
...son güncel içtihade göre bu durumda işçilik alacakları ve ferilerinden kaynaklı olarak sorumluluğun davacı yüklenicide bulunduğu ,yüklenicini ise ödediği bedelin şartları var ise alt işverenlerden Yargıtay 13 HD █████████ esas █████████ karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davacı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak talep edebileceği, Yargıtay 6. HD'nin yerleşik içtihatlerine göre de, hizmet alımı tipi sözleşmelerinde ,yüklenici tarafından çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarından dolayı işveren olan idarenin herhangi bir sorumluluğun bulunmadığı, davacı ile davalı idare İş kanununa göre işçiye karşı işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu ise de ,taraflara arsındaki sözleşme hükümlerine göre rücu ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği ,davalı idarenin hizmet alım sözleşmesine göre sorumluluğu, hizmet alım sözleşme bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu,... ile ilgili davalı bankanın bu kişinin hizmetini aksattığına emir ve talimatlara uymadığına, mazeretsiz işe gelmediğini bir yazı ile bildirdiklerine, çalışana herhangi bir savunma hakkı tanınmaksızın iş akdinin hemen sonlandırılması ve SGK çıkışının da verilerek durumunun bankaya bildirilmesinin istenildiğine, işçinin işten çıkarılmasından kaynaklı ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi sorumluluğunun davalı bankaya ait olduğuna dair iddiaları tüm dosya kapsamı nazara alındığında bu dava dosyasında bu iddiaların dinlenemeyeceği anlaşılarak davacının dava dilekçesindeki alacak taleplerini davalıdan yukarıdaki gerekçelerden dolayı talep edemeyeceğine kanaat getirilerek davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Uyuşmazlığın işçilik alacağından kaynaklanan bir kök davaya bağlı rücuen alacak talebine ilişkin olması nedeniyle davanın görevli iş mahkemelerinde görülmesi gerekirken hatalı görevsizlik kararları sonucunda ticaret mahkemesinde görülerek karara bağlandığı, ihale sözleşmesi kapsamında çalışan işçiler her ne kadar şeklen müvekkili bordrosunda yer alsalar da, işçilerin fiili çalışma düzenlerinin, görevlerinin, denetimlerinin ve çalışmaya devam edip etmeyeceklerine ilişkin takdir yetkisinin davalıya ait olduğu, davaya konu işçinin iş sözleşmesinin, davalının iş akdinin feshedilmesi yönündeki talimatı üzerine müvekkili tarafından feshedildiği, fesih iradesinin gerçekte davalıdan kaynaklandığı, davalının işçilik alacağı davasında müvekkilinden gerekli bilgi ve belgeleri istemediği, işçinin geçmiş dönemlerde başka şirketler nezdinde çalıştığını ve hizmet süresinin büyük bölümünün önceki işverenler yanında geçtiğini mahkemeye bildirmediği, davalının bu tutumunun önceki işverenleri koruma, buna karşılık müvekkilini haksız ve ölçüsüz bir yük altına sokma sonucunu doğurduğu, mahkemenin, önceki işverenlerin sorumluluğu, iş akdinin davalının talimatıyla feshedilmesi ve kamu kurumlarının işçilik alacaklarından doğan yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeler olmak üzere uyuşmazlığın temelini oluşturan üç ana hususta eksik inceleme yaptığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 24.06.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!