Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, oksijen jeneratörü kabini tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve maddi tazminat davasında ilk derece ret kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Bir tasarım sahibi, oksijen jeneratörü kabini tasarımına tecavüz edildiği iddiasıyla, sektördeki rakip bir firmanın benzer ürün üreterek haksız kazanç elde ettiği ve ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle tespit, durdurma, engelleme, kaldırma ve maddi tazminat talepli dava açmıştır. Davalı firma ise tecavüz iddialarını reddetmiş, tasarımın yeni olmadığını ve ürünlerinin farklı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, her ne kadar bazı ortak özellikler bulunsa da, ürünlerin genel izlenimini değiştiren önemli farklılıklar (en-boy oranı, renk kullanımı, detaylar) olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili bu kararı istinaf ederek, bilirkişi raporunun benzerliği teyit ettiğini, farklılıkların genel algıyı değiştirmediğini ve ürünlerin kritik ölçülerinin yeterince incelenmediğini ileri sürmüştür.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : 2023/3 E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU : Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Kaldırılması ve Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve 2023/3 E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, ██████████ sayılı tasarımının sahibi olan müvekkilinin, söz konusu tasarımı üretmiş olduğu oksijen jeneratörlerinin dış kabini olarak kullanmakta olup tasarımın piyasada müvekkili ile özdeşleştiğini, hal böyle iken müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin internet sitesinde yer alan katalogdan anlaşılacağı üzere, müvekkilinden herhangi bir izin almaksızın bu tasarıma konu ürünü üzerine kendi marka ve şirket ibaresini koymak suretiyle ürettiğini, müvekkilinin tasarımı ile davalının üretimini yaptığı ürün arasındaki benzerliğin uzman olmayan kişiler tarafından dahi ilk bakışta fark edileceğini, taraflar arasında ticari rekabet bulunduğunu, davalı tarafından üretilen ürünlerin müvekkilinin ürünü ile aynı şekilde jeneratör kabini olarak kullanılmasının bu ürünlerin müvekkili şirkete ait olduğu algısına neden olduğunu, davalı şirket bu eylemi sonucu haksız kazanç elde ederken, müvekkilinin ticari itibar kaybı yaşadığını, dava öncesi zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmişse de herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek davalının eyleminin tasarım hakkına aykırılık teşkil ettiğinin tespitine, tasarıma hakkına yönelik gerçekleşen tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına, devamının engellenmesi amacıyla web sitesindeki ilanların ve katalogların kaldırılmasına, davalının ticari işletmesinde yer alan ve davalı tarafından üçüncü kişilere satıldığı tespit edilecek tasarımlara el konulmasına, bu ürünlerin mülkiyetinin müvekkiline geçirilmesine ve müvekkilinin uğramış olduğu fiili zarar ile yoksun kaldığı karın karşılığı olarak belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 16/5/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin davacının tasarım hakkını ihlal ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının dayanmış olduğu tasarımın yeni olmadığını, kaldı ki, müvekkilinin ürünü ile davacının tasarımının birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait ██████████ sıra sayılı tasarım ile davalıya ait katalogda yer alan tasarımın dikdörtgenler prizması şeklindeki form, içeri doğru açılı bir şekilde konumlandırılmış bölüm, bu bölümdeki ekranın varlığı, kenarlarda ve pahlı kısımda ikişerli grup halinde yer alan 32 adet havalandırma deliği ve ekranın altında kenarlardan içeride duran dikdörtgen alan itibariyle ortaklaştığı, arkada bulunan tanklar ve bu tanklar arasındaki boruların teknik zorunluluğa dayandığı, buna karşılık aralarında en boy oranı, açık renk koyu renk/baskın koyu renk kullanımı, herhangi bir ibarenin bulunmaması, pahlı kısımda düğme, vb. nin bulunmaması, kenarda valfin bulunmaması, göstergelerin önde sağ üst kısımda bulunması ve sarı üçgen şeklindeki desen gibi farklılıkların mevcut olup bu tasarımların kullanım alanı olan hastanelerdeki satın almadan sorumlu kişilerden oluşan bilgilenmiş kullanıcılar nazarında davaya konu tasarımın bıraktığı genel izlenimden farklı olduğu ve hatta sıradan kullanıcıların dahi tasarımları farklı bulacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere müvekkiline ait tasarım ile davalı tarafından kullanılan oksijen jeneratörü kabininin benzer olduğunu, aradaki benzerliğin konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından dahi hemen anlaşılacağını, müvekkilinin tasarımı ile davalının ürünü arasındaki farklılıkların genel algıyı etkilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünlerin en/boy oranı arasında farklılık bulunduğu ve bu yönüyle birbirlerinden ayrıldığı ifade edilmiş ise de, davalı tarafından kullanılan kabin üzerinde keşif ve yerinde inceleme yapılmadığını, dosya kapsamında tasarımın ve davalının kabinine ilişkin herhangi bir ölçü bilgisi bulunmadığını, en/boy oranları farklı olsa dahi söz konusu farklılığın tasarımın genel algısında bir değişiklik yaratacak nitelikte olmadığını, bilgilenmiş kullanıcıya atıf yapılsa da en/boy oranındaki farklılığın kabinlerin yan yana getirilmesi durumu hariç bilgilenmiş kullanıcı tarafından da tespit edilebilecek bir durum olmadığını, söz konusu farklılığın var olması durumunda dahi bu durumun ancak teknik bir uzman tarafından tespit edilebileceğini, müvekkilinin tasarımının davalı tarafından kullanılan kabinden farklı renklerde olmasının fark yaratan bir unsur olmadığını, davalının müvekkiline ait kabine kendisine ait olduğu izlenimini vermek amacıyla kopyaladığı üründe yalnızca renk değişikliğine gittiğini, tasarımın üzerine sarı üçgen bir ibarenin konulması nedeniyle davalının kullandığı kabinin vekil eden tasarımından ayrıldığı sonucuna varılmasının hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda satın alımdan sorumlu personelin bilgilenmiş kullanıcı olarak kabulünün hatalı olduğunu, zira esas kullanıcıların ürünleri ile ilgili olarak vekil eden ile irtibata geçen ya da vekil eden tarafından katılım sağlanan fuarları ziyaret eden başhekimler ya da hastane müdürlerinden oluştuğunu, idari kadroda yer alan bu kişilerin jeneratörün genel çalışma prensipleri ile ilgili bilgi sahibi olabilseler de, teknik detaylara vakıf olmadıklarını, dolayısı ile ürünler arasındaki farkı algılamayacaklarını, her iki tasarım arasındaki farklılığın küçük ayrıntı niteliğinde olduğunu, dikdörtgen formunda tasarlanan ürünlerin bütünsel görselliği, temel tasarım ögelerinin kullanım ve dağılımı ile tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında davalı tarafından meydana getirilen ürünün tesadüfi olarak vücuda getirildiği ve bilinçli kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici olarak kabul edilemeyeceğini, dosyada mübrez dava dışı diğer oksijen jeneratörü kabin tasarımları da nazara alındığında geniş bir seçenek özgürlüğünün bulunduğunu, davalının ürününün vekil eden tasarımına benzemesi noktasında teknik bir zorunluluk bulunmadığını, müvekkili tarafından haricen elde edilen bilgiye göre davalının oksijen jeneratör kabinlerini müvekkilinin kabinlerinin imal edildiği yerde üretildiğini, bu yönüyle de davalının ihlal olgusunun sabit olduğunu, müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminat isteğinde bulunulmuş iken bu miktarda bir vekalet ücretine karar vermek gerekirken müvekkili aleyhine 25.500-TL maktu vekalet ücretine hükme dilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve 151/2-c’inci maddesinde belirtilen kalemler açısından bilirkişi marifetiyle tazminat hesabı yapılması gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmamasının da doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE : Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu davaya konu tasarımın davacının dayanak tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve hükme esas alınmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı ve davacının reddedilen davası nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usule ve yasaya herhangi bir aykırılık olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.