Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak, haksız fesih, mobbing ve tazminat iddialarını inceleyen ticari dava gerekçeli kararının başlangıç bölümü.
Özet: Bir iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı şirket, davalı liman hizmetleri şirketine sağladığı iş yeri hekimliği ve sağlık personeli hizmetleri karşılığında davalının ödemeleri zamanında yapmayarak cari hesap alacağı oluşturduğunu, ayrıca mobbing uyguladığını ve çalışanlarını ayarttığını iddia ederek maddi, manevi ve cari hesap alacaklarının ticari faiziyle tahsilini talep ederken; davalı ise davacının grup şirketlerine hizmet verdiğini, sözleşme gereği sunması gereken SGK borcu yoktur yazılarını sağlamadığını ve sözleşmeyi haksız feshederek kendilerini mağdur ettiğini savunmuş, dosya kapsamındaki ilk değerlendirmede davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak davalının ödemeleri geciktirdiği belirtilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ... Gelişim İş sağlığı ve İş Güvenliği Eğitim Danışmanlık Hizmetleri İnşaat Taahhüt Turizim Gıda Sanayi ve Ticaret A. İle Davalı ... Liman Hizmetleri Sanayi Anonim Şirketi arasında █████/2021 tarihinde İş yeri hekimliği ve diğer sağlık personeli hizmetine yönelik sözleşme imzalandığı, ayrıca █████/2022 tarihinden itibaren de taraflar ek protokol düzenlendiği, imzalanan bu sözleşme gereğince müvekkilinin davalı firmanın faaliyet gösterdiği limanlar da ve davalı firmanın göstereceği revirlerde ilgili yönetmelik çerçevesinde nitelikleri belirlenmiş yetkinlikle personel ile sözleşme konusu hizmeti yürütmek, yönetmelik kapsamında sorumlulukları yerine getireceğini taahhüt ettiği, Bunun karşılığında davalı firma İş hekimliği için aylık 16.424,00-TL+ KDV ve diğer sağlık personelleri hizmetleri için 19.980,70 - TL+ KDV olarak bir ödeme yapmasının planlandığı ; █████/2022 TARİHİNDE İMZALANAN EK PROTOKOL İLE işyeri hekim hizmeti aylık 25.487,42 -TL, diğer sağlık personelleri hizmetleri için 31.006,85 -TL olacak şekilde güncellendiği, Müvekkil firma aralarında düzenlenmiş olan sözleşmede geçen sigorta borcu yoktur yazılarını defaatle yollamasına rağmen cari alacaklarını alamadığı alacaklarının vergilerini ödemediği . Bu durumun da mail yoluyla firmaya iletildiği Karşı tarafın mail cevabında; hakkımızda “borcu yoktur” yazısına ilişkin sözleşme şartlarını yerine getirmediğimiz iddiası asılsızdır, şeklinde cevap verdiği bu alacakların zamanında ödenmediği yetmediği gibi kurum için de müvekkil firma çalışanlarına mobing uygulamış bazı çalışanları ise müvekkil firmadan ayırarak kendi bünyelerine alma sözü verdiği,1.000,00-TL maddi tazminat tazminatın, ihtarname ile akdin fesih tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, 50.000,00- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik cari hesaptan kaynaklanan 1.000,00-TL alacağın da temerrrüt tarihlerinden itibaren (sözleşmeye göre ödeme yapılması gereken tarihlerden) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle : Her ne kadar Davacı davasını ... Şirketine karşı başlatmış olsa da davacı şirket müvekkil şirketle birlikte grup şirketlerden olan 7 şirkete (... A.Ş., ... Lojistik A.Ş., ... A.Ş., ... Liman A.Ş. , ... Holding A.Ş., ... Konteyner A.Ş.) birden aynı anda ... Birimi hizmetini yürütmekte olduğu, davacının müvekkil şirketle çalıştığı dönemlerde ... ya olan ödemelerini zamanında yapılmadığı bu nedenle her hakkediş sürecinde müvekkile sunması sözleşme gereği zorunlu olan evrakları müvekkil şirket talep etmesine rağmen sunmadığı, Davacı müvekkil şirketle uzun dönem çalıştığı hakkedişlerini faturalandırarak ödemelerini hep aynı düzen ve nizamda almış, aynı sözleşme şartlarıyla çalışmış, davacının bu kadar uzun süre aynı koşullarda hizmet sağladığı müvekkil şirketi sözleşmenin bitimine 1 ay gibi kısa bir süre kala olağanüstü fesih bildirimi yaparak haksız olarak feshettiği Yapılan olağanüstü fesihten dolayı müvekkil şirket gerek çalışanlarının iş sağlığı ve iş güvenliği bakımından zor durumda kaldığı ayrıca ticari ve yasal yükümlülükleri bakımından bulundurmak zorunda olduğu işyeri hekimi, diğer sağlık personelini ve iş güvenliği uzmanını hizmet alamadığı için bünyesinde bulunduramayarak riskli bir dönem yaşamak durumunda kaldığı Dava konusu sözleşmede müvekkil şirket sözleşme ihlalinde bulunmadığı davacının taleplerinin yasal ve somut dayanaklarının bulunmadığı aksine davacının sözleşmeye aykırı davrandığı ve sözleşmeyi süresinden önce hiçbir somut haklı gerekçe göstermeksizin fesh ederek davalıyı ve sözleşme ile hizmet sağladığı diğer grup şirketlerini mağdur ettiği ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi,icra takip dosyası, ticari defterler,bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; taraflarca █████/2021 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafın sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak davalı tarafın ödemelerini zamanında gerçekleştirmediği, davacı tarafın cari hesap alacağının oluştuğu, davalı şirkete verilen teminat mektubunun usulsüz yere bozdurulduğu, davacı şirketin maddi-manevi zarara uğradığı iddiasına dayalı maddi tazminat, manevi tazminat, cari hesap alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında tarafların ticari defter ve bağlı kayıtların incelenmesine karar verildiği, aynı duruşmanın üç nolu ara karararında '' Dosyada yeterli avans bulunmadığı anlaşılmakla eksik bilirkişi ücreti 14.000,00 TL delil avansının tamamlanması amacıyla davacı tarafa bir aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde eksik delil avansı tamamlanmadığı takdirde, bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına '' yönelik ara karar kurulduğu, ihtarın davacı tarafın yüzüne karşı usulüne uygun şekilde yapıldığı ancak davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen eksik delil avansının tamamlanmaması nedeniyle dosyanın bilirkişilere tevdi edilemediği tespit edilmiştir.Davacı tarafça yemin delilinin kullanılmak istenildiği belirtilmekle birlikte, davacı tarafa yemin metni hazırlanılması amacıyla süre verilmiş ve davacı tarafça yemin metni mahkememize sunulmuştur.Yemin metni içeriğinin "Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında █████/2021 tarihinde İşyeri Hekimliği ve diğer sağlık personeli hizmetine yönelik olarak ve yine █████/2022 tarihinde ek protokol düzenlenmesi üzerine, İmzalanan bu sözleşmeler gereğince davacı firmanın, ilgili yönetmelik çerçevesinde nitelikleri belirlenmiş yetkinlikte personel ile; sözleşme konusu hizmeti yürütmek, sorumluluklarını yerine getirmediği, davacı firmanın sözleşme de taahhüt ettiği sağlık personeli hizmetini hiç sağlamadığı , davacı firmanın sözleşmeden kaynaklanan cari alacaklarını, davalı firmanın sözleşmede yer aldığı şekilde günü gününe ve eksiksiz ve tam olarak ödediği, davalı firmanın, hiç bir ön şart veya koşul sunmaksızın davacının cari alacaklarını tüm sözleşme maddelerine uygun olarak ve eksiksiz riayet ederek ödediğini ancak buna rağmen davalının sözleşmede yer alan sağlık personeli hizmetini sağlamadığına namus, şeref ve kutsal sayılan bütün inanç ve değerleri üzerine yemin edasının yaptırılması " şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça sunulan yemin metni davalı şirkete █████/2026 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiştir.Davalı şirket yetkililerinin, davalı tarafça sunulan vekaletnameden ... (müştereken yetkili) olduğu tespit edilmelerine rağmen, yemini eda etmeye davalı şirketin muhasebecisi olan ...'nin geldiği anlaşılmıştır....'nin beyanları Mahkememizce hükme esas alınmamakla birlikte, davalı şirket yetkilileri ... ve ... yemini eda etmeye gelmeseler de yemin metni içeriği incelendiğinde, yemin metninde talep edilen alacak tutarları açıkça belirtilmediğinden ve davacının maddi alacak taleplerinin varlığının tespiti için ticari defterlerin incelenmesi gerektiği ancak verilen kesin sürede masraf yatırılmadığından bilirkişi incelemesi de yapılamadığından, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarı tespit edilemediğinden alacak talepleri yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği göz önünde tutularak miktar belirlenmelidir. Yani, bu tazminatın miktarı, onun amacına göre belirlenmelidir. Her ne kadar işbu dava dosyasında davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de davacı şirket tarafından taraflarca akdedilen sözleşmeye istinaden ticari itibar kaybına uğradığı hususu ispatlanamadığından işbu talebin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 888,03 TL 'den mahsubu ile artan 156,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-(reddedilen manevi tazminat bedeli yönünden)Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-(reddedilen maddi tazminat bedeli yönünden)Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde ... başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!