T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, ihtiyati haciz isteminin yaklaşık ispat şartlarının oluşmaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesince reddi kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bir alacaklının, ödenmeyen vadesi gelmiş borcu ve borçlunun mallarını gizleme veya kaçırma riski bulunduğu iddiasıyla yaptığı ihtiyati haciz talebi, ilk derece mahkemesince alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın sağlanamaması ve mal kaçırma hazırlığına ilişkin yeterli delil sunulmaması gerekçeleriyle reddedilmiştir; bu karar, istinaf incelemesinde de aynı hukuki dayanaklar ışığında alacaklının yaklaşık ispat koşulunu yerine getiremediği ve ihtiyati haciz için gerekli şartların oluşmadığı tespitiyle uygun bulunarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ████████ Esas
TALEP : İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının eski ortaklarından olduğunu, davalıya ... Hidroelektrik Santralinin faaliyete geçmesi için borç para verdiğini, alacağının ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL ve 200,00 USD alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve ihtiyati haciz talebinin kabulü ile UYAP sisteminden tespit edilecek davalı şirkete ait taşınmazlara, araç ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece █████/2026 tarihli ara karar ile; dava dilekçesi ile ekinde sunulan delillerin davacının dayandığı vakıa ile talep ettiği alacak hakkını yaklaşık olarak ispatlar nitelikte bulunmaması ve davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kaçmaya hazırlandıklarına ilişkin delil sunulmaması nedenleri ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispatın bulunduğunu, yerel mahkemece davalının mal kaçırma hazırlığında olduğuna dair delil sunulmadığı belirtilmiş ise de, dosya münderecatında yer alan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davalı şirketin hisselerinin vekalet görevi kötüye kullanılarak muvazaalı şekilde devredildiği ve müvekkilinin zarara uğratıldığının mahkeme kararıyla sabit olduğu, hisseleri hileli yollarla el değiştiren, ticari defterlerinde şeffaflıktan uzak işlemler yapan bir şirketin, aleyhine açılan bu alacak davasını öğrendiğinde malvarlığını üçüncü kişilere devretme ve içini boşaltma riskinin son derece yüksek olduğunu belirterek, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarihli ve ████████ Esas sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, davalı şirketin UYAP üzerinden tespit edilecek menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, banka hesapları üzerine teminatsız veya Dairece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.
İİK'nun 257/1. maddesi hükmü uyarınca kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmeyen borç için de alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
Anılan Yasa'nın 258. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. İİK'nun 258/1. hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Somut olaya gelindiğinde, muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep davacıdan alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!