Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, mevcut seri markalarla karıştırılma ihtimali taşıyan yeni bir markanın hükümsüzlüğüne ve YIDK kararının iptaline yönelik ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf incelemesini gerçekleştiriyor.
Özet: İstinaf konusu kararda, davacının sahip olduğu "..." ibareli tescilli seri markalar ile davalının tescilini istediği "..." ibareli marka başvurusu arasında, özellikle 29. sınıftaki mallar açısından güçlü bir işaret benzerliği ve ilgili tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilmiştir. Davalının markasında yer alan ikincil bir unsurun bu algıyı değiştirmeye yeterli olmadığı, kötü niyetli bir başvuruya dair somut veriler bulunmamasına rağmen, davacının seri marka yaratım alışkanlığı göz önüne alındığında ekonomik bir bağlantı zannı oluşabileceği gerekçesiyle, marka başvurusuna yapılan itirazı reddeden ilgili Kurum kararının iptaline ve davalının marka başvurusunun hükümsüzlüğüne hükmedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: █████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000 01138, 2002 13103, 2002 15615, 2019 35069, 2021 038151, 204452, 99 018440, 99 021686 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği ███████████ sayılı marka başvurusuna itirazlarının nihai olarak ... Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira davalı yanın “...” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "...” esas unsurlu markalarına benzer olduğunu, dava konusu marka kapsamındaki emtiaların müvekkili markaları kapsamındaki emtialar ile aynı olduğunu, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2023-M-2953 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu ███████████ sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı vekili, davacıya ait markalar ile müvekkili marka başvurusunun kolaylıkla ayırt edilebildiğini, müvekkili markasının Türkçe karşılıklarının “..., ...” ve “...” manalarına gelen kelimelerden oluştuğunu, bu haliyle “...” manasına geldiğini, davacı markasının İngilizce bir karşılığının bulunmadığını, Latince kökenli bir kelime olarak aslan anlamına geldiğini, markaların görsel olarak benzer olmadıklarını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük hatta tanımlayıcı-ürün adı olan “...” ibaresinin çağrışımı sebebi ile bir çok markanın unsuru ve/veya içerisinde geçtiğini, taraf markalarının başlangıç seslerinin farklı olduğunu, bu nedenle farklı işitsel algılar yaratacaklarını, davacı markalarının sadece 29. sınıf malları kapsadığını, müvekkili markalarının ise 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını, kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin markasını aktif olarak soğuk sıkım zeytinyağı ürünlerinde kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu ile davacı yana ait markaların, başvuru kapsamında kalan 29. sınıftaki malları birebir kapsadıkları, emtialar arasındaki böylesi bir yakınlık durumunun yanı sıra işaretler arasında da güçlü bir işaret benzerliği ilişkisinin bulunduğu bu durumda ilgili tüketicilerin de işaretler arasında farkları algılasa dahi taraf markaları arasında iktisadi anlamda bir ilişki bulunduğu zannına kapılabileceği, özellikle davacı yanın seri markalarının varlığı ve seri marka yaratım alışkanlığı bulunduğunun tespit edilmiş oluşu ile birlikte ilgili pazarda “...” markalarını bilen bir tüketicinin “...” esas unsurunu içerir şekilde yaratılmış, kavramsal karşılığı bulunmayan bu kelimeyi de davacı markaları ile ilişkilendirebileceği, dava konusu markadaki “grande” ikincil sözcük unsurunun bu algıyı değiştirmeye yetmeyeceği, bu durumun ise karıştırılma ihtimalini beraberinde getireceği, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığından somut olayda SMK 6/9 maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...YİDK'nun 2023-M-2953 sayılı kararının iptaline, ███████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markasının bir bütün halinde "..." ibaresinden oluştuğunu, tertip tarzı itibariyle ön plana çıkarılan bir unsurunun bulunmadığını, vurgunun markanın yarattığı bütünselliğe yapıldığını, bu nedenle görsel, işitsel ve kavramsal açılardan davacı markaları ile aralarında ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, SMK'nın 6/1.maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin marka başvurusu ile tiraz sahibinin markaları arasında global olarak yapılan karşılaştırmada görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru markasında bir kelimenin diğerine nazaran ön plana çıkarılmadığını, markanın bütünsel bir algı yarattığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "..." ibaresi hiç yokmuş, marka sadece "..." ibaresinden ibaretmiş gibi yorum yapıldığını, oysa "..." ibaresinin tek başına dahi tescili mümkün ana unsur konumunda bulunduğunu, taraf markalarının kolaylıkla ayırt edilebilecek nitelik taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali), hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında bulunan 29.sınıf emtia yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur konumunda bulunduğu, başvuruda yer verilen diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin "..." ibarelerini davacı ... Tic. A.Ş'nin "..." ibareli markaları ile benzer bulan ██████████-█████████ E/K, █████████-█████████ E/K ve ████████-█████████ E/K sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan Üye Üye KatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.