Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tanınmış marka iltibası ve hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada, Yargıtayın iltibas bulunmadığı yönündeki bozma kararına uydu.
Özet: Bu hukuki süreç, tanınmış bir markanın sahibinin, benzer olduğu iddia edilen başka bir markanın tesciline karşı açtığı YIDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından reddedilen davanın istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edilerek bozulması üzerine, Yargıtayın markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimali taşımadığı ve başvurusu yapılan markanın şekil ve ibaresiyle yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu gerekçesiyle verdiği bozma kararına uyularak, davanın reddedilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2017
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ███████ sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ██████████ sayılı ve "...+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağı gibi ayırt edici karakterinin de zedeleneceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 02.11.2016 tarihli 2016-M-10846 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların marka kapsamlarının uyuşmazlık konusu 25. sınıfta yer alan mallar yönünden benzer olmasına rağmen, karşılaştırılan işaretlerin bir bütün olarak benzer bulunmaması nedeniyle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının itirazına mesnet markasının tanınmış olduğunun ve başvurunun kötü niyetli bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasının serisi veya yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının ayırt edici ve tanınmış olduğunu, davalının müvekkilinin markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, benzer bir uyuşmazlıkta "..." ibareli başvurunun müvekkili markası ile benzer olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dava konusu "... " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ██████████ sayılı "..." ibareli markası arasında, başvuru kapsamında 25. sınıfta yer alan tüm mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, buna karşın 25. sınıf mallar dışında başvuru kapsamında bulunan mallar yönünden iltibas bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN █████/2024 TARİH VE ███████ ESAS, █████████ KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ : Başvuru markasının "... +şekil" ibaresinden, itiraza dayanak markanın ise "...+Şekil" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları incelenirken markaları bütün olarak ele almak gerektiği, dava konusu “... + Şekil” ibareli markanın şekil olarak ayırt edicilik kazandığı ve "..." ibaresinin markaya yeterli ayırt ediciliği sağladığı, buna göre dava konusu marka ile davacı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali oluşturacak şekilde benzerlik bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce verilen █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ███████ sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, davanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydının yapılıp, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca, "... +şekil" ibareli dava konusu marka ile itiraza mesnet "...+Şekil" ibareli marka arasında yapılan bütünsel inceleme sonucunda, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın şekil olarak ayırt edicilik kazandığı ve "..." ibaresinin markaya yeterli ayırt ediciliği sağladığı anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile kalan 702,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 55.000,00-TL maktu vekaletin ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
5-Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 150,00-TL posta gideri, 4.420,00-TL tercüme gideri ile temyiz aşamasında yapılan 886,80-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.456,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8-Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,
9-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, istinaf aşamasında duruşma açıldığından ve tek duruşma yapıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 22.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
Dair, duruşmaya katılan davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda █████/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!