Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, marka hükümsüzlüğü davasında yargılamanın uzamasını önlemek amacıyla marka devrinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararına yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Kötü niyetli olduğu iddia edilen bir marka tescil başvurusunun iptali ve hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, yargılamanın uzamasını engellemek amacıyla, başvuru konusu markanın dava süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı vermiş, davalının bu karara itirazını reddetmiştir; istinaf mahkemesi ise, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde yasaya aykırılık bulunmadığına, tedbirin yargılamanın gereksiz uzamasını önlemek adına yerinde olduğuna ve davalının mülkiyet hakkı ihlali ile tedbir şartlarının eksikliği iddialarının mesnetsiz olduğuna hükmederek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: █████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2026 tarih ve ████████ E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı gerçek kişinin ███████████ sayılı "..." ibareli markanın 35 ve 43. sınıflarda adına tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2025-M-11840 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca dava konusu başvuru markasının dava süresince üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı gerçek kişi vekili, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın mahkemenin bilgisi haricinde başkasına devredilmesi halinde taraf değişikliği nedeniyle yargılamanın gereksiz yere uzaması ihtimali uyarınca ihtiyati tedbire yönelik istemin kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilinin itirazı üzerine mahkemece dava konusu markanın davalı tarafından kullanımının engellenmediği gerekçesi ile itirazın reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı gerçek kişi vekili istinaf başvuru dilekçesinde mahkemece, ihtiyati tedbirin devamına ilişkin olarak yalnızca devir halinde yargılamanın uzayabileceği şeklindeki soyut bir gerekçeye dayanıldığını, HMK m. 389 ve devamı uyarınca ihtiyati tedbirin hakkın varlığına ilişkin kuvvetli emare, telafisi güç veya imkânsız zarar ve ölçülülük şartlarının birlikte varlığı halinde mümkün olduğunu, somut olayda bu şartların varlığının ortaya konulamadığını, verilen tedbir kararının Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, kaldı ki müvekkilinin markası ile davalının itiraza dayanak markalar arasında iltibas tehlikesinin de bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tedbire son verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğinin yargılamanın uzamasına neden olacağı, nazara alındığında dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan Üye Üye KatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.