Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, mali darboğazdaki şirketin adi konkordato talebine ve ihtiyati tedbirlere dair istinaf kararı.
Özet: TMSF müdahalesi ve finansal sorunlar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşayan bir şirketin ve ortaklarının, konkordato projesi sunarak tüm borçlarını ödeyebileceklerini iddia ettiği ve faaliyetlerine devam edebilmesi, malvarlığının korunması için icra takipleri, hacizler ve banka blokajlarının durdurulması, kaldırılması gibi ihtiyati tedbirler talep ettiği bir istinaf dosyasının özetidir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2025DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile ticari ve sınai faaliyetlerine 05.12.2006 tarihli tescil ile 250.000 TL. sermaye, ..., ..., ... ve ... ortaklığı ile ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ünvanı ile kurulduğunu, 28.06.2007 tarihli tescil ile ünvanını ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye dönüştüğünü, yapılan hisse devrinin 07.10.2016 tarihli tescil ile şirketin tek ortağının ... olduğunu, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin Antalya Ticaret Sicili Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı olup ... Mah. ... Sk. ... Apt. No.... iç kapı no.... Konyaaltı - Antalya merkez adresinde faaliyet gösterdiğini, ..., ..., ..., ... Çimento, ... Çimento, ... Boya, ... gibi bir çok fabrikanın bayiliğini üstlendiğini, şirketin özellikle banka ve sair finans kurumlarına olan borçlarına üç ortağın da müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil olarak borçludu olduklarını, şirketin zora düşmesinin sebebinin TMSF'nin mallara el koyması, yönetim kayyum atanması, faaliyetlerin durması, bankacılık sektöründeki kredi vermedeki isteksizlik ve gerilme olduğunu, bu duruma likit dengesinin dayanamadığını ve bozulduğunu, bu bozulmanın müvekkili şirket için, bankalar nezdinde yasal takiplerin başlaması vakıasını tetikleyeceği şirketin aktifine kayıtlı mallarına gelen hacizle satışların gerçekleşeceği için İİK.'nın 285. maddesindeki koşulların oluştuğunu, şirketin iyi niyetli olmakla; ödeyememe durumu içinde olduğunu, sadece hali hazırdaki araçların gayrimenkullerin kiraya verilmesi, ihtiyaç olması halinde, aktifinde yer alan makinaların, araçların ve gayrimenkullerin güncel değerleri ile satılmasının bile borçlanmayı karşılayacak miktarda olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan konkordato ön projesi ile müvekkillerinin konkordato teklifi ile borçların tamamını ödeyeceğinin ön görüldüğünü, konkordato projesinde yer alan teklif ile birlikte alacaklıların alacağını tamamen tahsil etmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için gerekli konkordato kaynaklarının; ortak alınarak sıcak para girişi ve üretilen malların satışları, stokların kar ile satışı ve sermaye artırımı, faaliyet giderlerinin kısıtlanması olarak projede açıklandığını, öncelikle müvekkili şirketin ve ortaklar olan şahıs davacıların, faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK..'nın 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkil aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin ve satışların; durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkil ve ortak olan şahısların, hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkil ve ortak olan şahısların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkile ödenmesine, davacı müvekkilve ortak olan şahısların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkile iadesine, davacı müvekkilve ortak olan şahısların ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, iş bu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsamı ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacının kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik İhtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkil ve ortak olan şahısların tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkil ve ortak olan şahısların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkil ve ortak olan şahısların bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, anlaşılan bankalara yapılacak ödemelerin-taksitlerin devamına, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkile komiser tayinine, müvekkili şirketin ve ortak olan şahısların konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince. 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve işbu müddetin uzatılmasına, geçici iik. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesineve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına, yapılandırma protokolü yapılan finans kurumlarının taksitlerinin, şirket gelirlerinden vadesinde ödenmesine, dava devam ederken tedbiren, neticede de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin mühlet tarihinden sonra komiser heyetince düzenlenen ara raporlar ve Mahkememizin 19.11.2025 tarihli ara kararı uyarıca █████/2025 tarihli bilanço ve mali kayıtları esas alınarak düzenlenen nihai raporun tetkikinden;Davacının geçici mühlet döneminden önce başladığı ve geçici mühlette devam ettiği, kesin mühlet verilmesi talebi ile konkordato talebinin reddine karar verildiği tarihte de taahhüdü devem eden 01.08.2024 tarihli sözleşme konusu tesisat işine 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği tarihe kadar devam edildiğinin anlaşıldığı, yapımı devam eden tesisat işinde konkordato talebinin reddi ile kesin mühlet kararı sonrası verilen 1.heyet ara dönem raporunu kapsayan süre içerisinde yapılan işin kapsamında 2.050.000,00TL (KDV Dahil) fatura tutarlı hakediş yapılmış olduğunun anlaşıldığı, yine bahsedilen dönem çerçevesinde, davacı tarafından yapılacağı beyan edilen 85.000.000,00TL tutarlı 24.10.2024 tarihli sözleşmenin (sıva, boya, şap taahhüt işi) ise imalatlara başlanmadan iptal edildiğinin anlaşıldığı, Davacının kesin mühlet öncesi ve mühlet içinde oluşan vergi borçlarının ödenmediği, yine mühlet öncesi doğan SGK borçlarının ödenmediği, Yargıtay 6. H.D.'nin ... E. ... K. sayılı emsal kararında; Konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanmasının mümkün olmadığının vurgulandığı, duruşma gününe kadar davacının mühlet öncesi ve mühlet içinde doğan vergi borçlarının yapılandırıldığına ya da ödendiğine dair belge sunulmadığı, Şirketin; ön projesinde Nisan - Kasım 2025 dönem aralığında; 30.11.2025 tarihi itibari ile hedeflenen Net Satışın ... TL olduğu, gerçekleşen Net Satışın 19.739.508,69 TL olduğu, hedeflenen Net Satışını 58,44% oranında gerçekleştirdiği, Şirketin gelir kaynaklarına göre; Kira Gelirleri hedefine 101,43%, İnşaat Taşeron Geliri hedefine 64,06% oranında ulaştığı, otel faaliyetiyle ilgili ticari kazanç elde etmediği, bu dönemde otel faaliyetinden hedeflediği gelirin ... TL olduğu, projede Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... Büro Katı ... Bağımsız Bölümün Otel işletmesine dönüştüreceğini bildirdiği, ancak otel işletmesine ilişkin ticari faaliyetin henüz başlatılamadığı, zira ofis katı niteliğindeki taşınmazın otele dönüştürülebilmesi için kat malikleri kurulundan alınacak onayın akabinde tadilat işleri için ilgili Belediye'den alınacak tadilat ruhsatı ile taşınmazın otele dönüştürülmesi, gerekli tadilat inşaatının tamamlanması, ilgili Bakanlıktan alınacak ruhsat, izin vb. idari prosedürün tamamlanması gerektiği, şirketin 2025 yılında otel faaliyet gelirinin olmaması nedeniyle 2026 dönemi için hedeflenen net satışa % 67,88 oranında etkisi olan otel faaliyet gelirine ulaşıp ulaşmayacağının ön görülemediği, duruşma günü olan 30.12.2025 tarihi itibariyle halen otel işletmesine ilişkin hiç bir prosedürün tamamlanmadığı, sadece ana taşınmaza ilişkin (... binası) iskan belgesinin 28.11.2025 tarihinde alındığı, davacıya 1 yıl süre ile verilen kesin otel işletmesine ilişkin mühletin █████/2026 tarihinde sona ereceği nazara alındığında davacının konkordato projesinin başarıya uluşma şansının bulunmadığı anlaşılmış, borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlendikten sonra davacı şirkete verilen kesin mühlet karanını kaldırılmasına ve konkordato talebinin reddine ve İİK 292.maddesi uyarınca iflasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2006 yılında kurulduğunu, Yap-Sat inşaat, Toptan-Perakende inşaat malzemesi satışı, alçı-boya-izolasyon uygulaması, Hazır Beton üretimi ve satışının faaliyet alanları arasında bulunmakta olduğunu, yaklaşık 150 adet çalışanı, faaliyetinin sonlandığı 2016 yılında 100 milyon TL cirosu olduğunu, piyasada itibarlı ve güvenilir bir yeri olduğunu, ancak 2015 hain darbe girişimi sonucu müvekkil şirket ortağının; ... San. Ve Tic. A.Ş firması ile iş yaptığı gerekçesi ve aynı zamanda aralarında akrabalık ilişkisi nedeniyle haksız ve hukuksuz yere █████/2017- █████/2018 tarihleri arasında 8 ay tutuklu kaldığını, söz konusu tutukluluk süresince şirketin işlerinin takip edilemediğini, muhasebesinin özenle tutulamadığını ve bazı alacaklıların parası ödenemediği için şirketin borçlu durumuna düşmeye başladığını, yargılama sürecinde, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müvekkili firmaya yönetim kayyımlığı atandığını, şirket ortaklarının ticaretine devam edemediğini, müvekkili firmanın süreç içerisinde sağlıklı yönetilmediğini, müvekkil şirkette yönetim kayyımlığı sonucu büyük açıklar verilmeye başlandığını, işlerin takip edilemediğini ve mağduriyetin önü alınamaz bir hal almaya başlaması sebebiyle █████/2019 tarihinde yönetim kayyımlığının, denetim kayyımlığına dönüştürüldüğünü, ilgili yargılama sonucunda Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi ... E.- ... K. Sayılı ilamı ile müvekkillerinin beraat ettiğini, her ne kadar süreç beraat aşaması ile tamamlanmış olsa da yıllarca süren yargılama ve kayyım yönetiminin tüm mali dengeleri bozduğunu, bahsi geçen denetim kayyımlığının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, █████/2024 Tarih ... E. - ... K. Sayılı ilamı ile kaldırıldığını, konkordato talepli davalarının, ilk aşamada ... Esas sayılı dosyası kapsamında,█████/2024 tarihli tensip ara kararı ile müvekkili şirkete █████/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, sonrasında ilgili mahkemenin █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile şirket hakkında verilen 3 aylık geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, sonunda ise kesin mühlet taleplerinin reddedildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve kesin mühlet verilmesine karar verildiğini, yerel mahkemece, BAM kararı kapsamında 1 yıllık kesin mühlet süresi dolmadan, (█████/2026), Ocak ayında gerçekleştirilmesine karar verilen alacaklılar toplantısının gerçekleştirilmesi ve ihtilaflı alacakların neticelenmesi için dosyanın bilirkişiden dönüşü beklenmeden, borçlu ve alacaklılar toplantıya çağrılmadan, revize için süre verilmeden, borca batıklık tespiti yapılmadan ve herhangi bir hukuki dayanak bulunmadan müvekkili şirket hakkında iflas kararı verildiğini, kararın hiç bir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, mahkemenin iflas kararı vermesi için borca batıklığın şart olduğunu, böyle bir tespitin yapılmadığını, başkaca bir rapor alınması gerektiğini, borçlarda azalma olduğunun açık olduğunu, ilgili vergi cezalarının müvekkillerin ceza evinde olduğu dönemde taahhuk ettirilmiş olup, kayyumlar tarafından yasal sürenin kaçırılması nedeniyle ilgili cezalara itiraz edilemediğini, müvekkillerinin ceza evinden çıkması sonrasında iptale yönelik dava açtıklarını ancak Vergi Mahkemesince davanın usulden reddedildiğini, ilgili SGK ve vergi ödemeleri için yapılandırma sürecinin tamamlanması beklenmekte olup, güncel vergilerin tamamının taraflarınca ödendiğini, projenin gerçekleştirilmesi için faaliyetlerde bulunduklarını, gelinen noktada, fiili faaliyete geçirilebilmesi için bireysel olarak gerekli bütün işlemleri tamamlamış olan müvekkilinin, elde olmayan nedenler ve bürokratik işlemler neticesinde sürecin uzamasından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, çalışanların maaşları ve güncel ssk primlerinin düzenli ödenmekte olup, geçmiş dönem maaş borcu bulunmadığını, gerekli adli ve idari adımların atıldığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK m. 285 gereği adi konkordato istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konkordatoya ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).İİK m. 294'de, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlar, m. 295'de, rehinli alacaklılar bakımından sonuçları, m. 296'da, sözleşmeler bakımından sonuçlar, m. 297'de borçlu bakımında sonuçları düzenlenmiştir. Bu maddelerde düzenlenen sonuçlar, kanunun hukuki sonuç bağladığı durumlardır. İcra ve İflas Kanunu’nun “Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması “ başlıklı 292 nci maddesi,“İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” şeklinde düzenlenmiş olup, İİK’nın geçici mühleti düzenleyen 287/5 inci maddesinde de, İİK’nın 291 ve 292 nci maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.Bu temel açıklamalar ışığında istinaf incelemesine konu dosyaya bakıldığında; mahkemenin ... Esas sayısı üzerinden yapılan yargılama sonunda davacının kesin mühlet verilmesi talebi ile konkordato talebinin reddine, davacı şirketin borca batık olmadığı tespit edildiğinden iflasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kesin mühlet verilmesine karar verilmiştir.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının ödenmemiş vergi borçlarının olduğunun ve bunların ödendiğine veya yapılandırdığına ilişkin bir bilgi belgenin dosyaya sunulmamasına, davacının konkordato projesinin başarıya uluşma şansının bulunmadığının komiser heyeti raporlarından anlaşılmasına, İİK m. 292/1,b hükmünün borçlunun iflasını açılmasını gerektirir özel bir iflas sebebi olmasına, bu sebebe ek olarak farklı bir doğrudan iflas sebebinin varlığına gerek olmamasına (Erzeybek, Hakan, Adi Konkordato Sürecinde İflas, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2025, s. 112, 93-127 arası; Emsal, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar; Coşkun, Mahmut, Konkordato ve İflas, Seçkin yayınları, 3. Baskı, s. 123), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harçları peşin olarak alındığından tekrar alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince 2400 sayılı İİK'nın 308/a maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi....