Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan 39.154,80 TL alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ve ticari defter incelemesi.
Özet: Ticari bir ilişkiden kaynaklanan 39.154,80 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı takibin devamını ve icra inkar tazminatı isterken, davalı zamanaşımı ve borca itiraz ederek davanın reddini talep etmiştir; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinde alacak görünmekle birlikte, davalının yaptığı bir ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili ile kurduğu ticari ilişki sebebiyle müvekkile 39.154,80 TL borçlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası tahtında taraflarınca icra takibi başlatılmış olup, anılan icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalıya/borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, ancak davalı şirket vekili tarafından, 08.03.2024 tarihli dilekçeyle icra takibine konu borcun tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilmiş; bunun üzerine, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün 08.03.2024 tarihli kararıyla takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu tüm bu nedenlerle; borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu 08.03.2024 tarihli İtirazının İptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmayacak şekilde İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davanın süresinde açılmaması nedeniyle tüm alacak kalemleri ve talepler yönünden zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasında takibe, borca, faize, faiz oranına, ferilerine itiraz ediyor, huzurdaki davanın haksız, mesnetsiz, hukuka aykırı olduğu hususu göz önünde bulundurularak, davanın esastan reddi ile davacı aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlatması nedeniyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, neticede yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... ÇELİK ENDÜSTRİSİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun ..... İNŞAAT TURİZM PETROL ÜRÜNLERİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 39.154,80-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı görülmüştür. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ..... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; * Davacı şirket 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; «Davacı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2022, 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan 31.12.2024 tarihi itibari ile 39.154,80 TL alacağı olduğu, «Davalı şirketin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı yanın davacı yana 0,00 TL bakiyesi olduğu, Tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak yapılan incelemede; taraflar arasındaki ticari defterlerindeki farklılığı oluşturan işlemler incelenmiş olup; Davacı şirketin 2012 yılı açılış bakiyesi 245.342,20 TL, davalı yanın 2012 yılı açılış bakiyesinin 214.992,15 TL olarak görülmekte olduğu, açılış bakiyelerindeki farklığın 2011 yılı devir bakiyesinden kaynaklandığı, devir bakiyesindeki farklılığın 2007 yılında düzenlenen 3 adet olan 22.814,65 TL, 21.448,78 TL,23.804,64 TL bedelli faturalarının, 22.814,65 TL ve 21.448,78 TL fatura bedellerinin davalı yan tarafından fatura bedellerine karşılık ödeme kaydının olmamasından kaynaklı olduğu, davacı yanın icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün, icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı yanın davalı yandan 39.154,80 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceğini" belirtmiştir.Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; "Davacı yanın ticari defterlerinde davalı yanın davacı yana yapmış olduğu 05.08.2010 tarihli ödemeye ilişkin dekont kaydedilmemiş olduğundan, davacı yanın ticari defterlerinde davalı yandan 39.154,80 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin yapmış olduğu ödeme dekontu görüldüğünden — ve raporda da Sayın Mahkeme'ye sunulduğundan işbu ödemenin davacı şirketin ticari defter bakiyesi olan 39.154,80 TL den düşülmesi gerektiği bu durumda davacının ticari defterlerinde davalı yanın 13.625,20 TL alacaklı duruma geleceğini" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan icra takibine konu ettiği açık hesaptan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, davacı defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 39.154,80-TL alacaklı görüldüğü, davalı defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye borcunun bulunmadığının görüldüğü anlaşılmıştır. Davalı vekili müvekkili tarafından davacıya banka kanalıyla █████/2010 tarihinde yapılan 52.780,00-TL'lik ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu ödeme dikkate alındığında davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının sabit olacağını iddia etmiştir. Davacı vekilinin bu ödemenin müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmiş olması sebebiyle Mahkememizce ..... Bankası'na müzekkere yazılarak davalı tarafın dayandığı █████/2010 tarihli dekonta konu para transferinin alıcı ve borçlu bilgilerinin açık bir şekilde mahkememize bildirilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabında açık bir şekilde dekonta konu işlemin davalı hesabından, "..... İNŞ.TUR.A.Ş.VE ..... YAPI LTD.ORT" hesabına aktarıldığı, yine aynı tarihte 52.780,31-TL tutarlı ..... fiş no ile bu ortaklık hesabından davacı hesabına aktarılmış olduğu ifade edilmiş, bu işlemlere dair dekontlar da yazı cevabı ile birlikte mahkememize gönderilmiştir. Davalı şirket tarafından yapılan ve davacı defter ve kayıtlarında yer verilmeyen bu ödeme davacı defterlerine göre tespit edilen alacaktan mahsup edildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye bir alacağının bulunmadığı anlaşılmış ve sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde de aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Tazminat yasal şartları mevcut olmadığından tarafların karşılıklı tazminat taleplerinin reddine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 668,67-TL harçtan mahsubu ile bakiye 63,33-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 39.154,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır