Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, özel okul formaları teslimatının faturalarla ispatına karşılık, Yargıtay kararları ışığında yazılı delil şartının aranması.
Özet: Davacı, özel okul formalarının toptan satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin 685.406,50 TL tutarındaki bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini, alacağın tahsilini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Davalı ise, satış sözleşmesini ve faturaları kabul etse de, faturalara itiraz etmemenin ürün teslimini kanıtlamadığını, davacının ürün teslimini yazılı delillerle ispatlayamadığını ve Yargıtay kararları uyarınca fatura ve ticari defterlerin tek başına teslim olgusunu ispat etmeye yeterli olmadığını ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACI İDDİASI VE TALEP: Müvekkili şirketin, özel okul formalarının toptan satışı alanında faaliyet gösterdiği, davalı şirket ile 27.07.2023 tarihinde bir satış sözleşmesi imzaladığı, sözleşme kapsamında kararlaştırılan ürünlerin davalıya teslim edildiği, bu teslimlere ilişkin olarak 07.02.2024 tarihli ... numaralı, 13.02.2024 tarihli ... numaralı ve 26.02.2024 tarihli ... numaralı faturaların düzenlenip davalıya teslim edildiği, davalının bu faturalara ilişkin herhangi bir iade veya itirazda bulunmadığı gibi, davalının teslim edilen mallara ilişkin 685.406,50 TL tutarındaki bakiye borcunu ödememesi üzerine, ... 27. İcra Müdü ün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalının kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemeyip haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve bu suretle icra takibini durdurduğunu ifade ederek Davacı vekili, davalının itirazında herhangi bir hukuki veya fiili gerekçe bulunmadığını, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle dava sürecinde davalınınmal kaçırma ihtimali de göz önünde bulundurularak davalının malvarlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, borca yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, ayrıca alacağın en az %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABI : Müvekkili ...A.Ş ile davacı ... Şti arasında 27.07.2023 tarihinde özel okul formalarının satışına ilişkin satış sözleşmesinin imzalandığı ve İmzalanan bu satış sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından 07.02.2024 tarihli ... numaralı, 13.02.2024 tarihli ... numaralı ve 26.02.2024 tarihli ... numaralı faturalar düzenlendiğini ve davacı tarafından düzenlenen faturalara müvekkili tarafından itiraz edilmemiş olmasının sadece o faturanın —miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşıdığını ve faturada yazılı olan ürünlerin alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden davacı şirketin faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni isil ni ayrıca ispat etmesi gerektiğini, davacının her ne kadar dava üvekkili şirkete teslim edildiğini belirtmişse de davacı tarafından müvekkili şirkete ürün tesliminin yapılmadığını, Bununla ilgili olarak; YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ ... E. ... K. ve 5.02.2020 tarihli kararında; Fatura konusu malların teslim edilmediğini ve teslim makbuzlarındaki imzanın davacının kendi çalışanlarına ait olduğunu, kendilerinin bir imzası olmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacının ticari defterleri incelenerek sunulan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysaki fatura tek başına alacağın varlığına delil olmadığı gibi davalının da söz konusu makbuzların altında imzası yoktur. Hemen belirtmek gerekir ki teslim hukuki bir işlem olup, ancak yazılı delille ispat edilebilir, bu hususta da delil bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ...E. ... K. ve 29.11.2021 tarihli kararında; “Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermez. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Mahkemece, dava konusu yapılan ürünlerin davalıya tesliminin yasal delillerle ispatlanamadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." O halde; mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınarak, dava konusu ürünlerin davalıya teslimi usul ve yasaya uygun delillerle ispatlanamadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığı'nın bu yöne ilişen kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir. Yargıtay kararlarında faturaların ve ticari defterlerin tek başına malın teslim edildiğini göstermeyeceği ve ispata yeterli olmadığını belirtitiğini ve Faturanın yanı sıra ticari defterler, sevk irsaliyeleri, sevk fişleri, teslim belgesi, servis fişi vb. belgelerinde usullerine uygun eksiksiz tanzim edilmelerinin gerektiğini ifade ederek, itirazın iptali davasının reddi ile, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporunda; Davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu kayıtların taraflarca bilinebilir nitelikte bulunduğu tespit edilmiş, İnceleme neticesinde, davalı şirket kayıtlarında davacıya 685.406,50 TL borç, davacı kayıtlarında ise davalıdan 685.406,50 TL alacak kaydı bulunduğu anlaşılmış, Bu nedenle, mali açıdan davacının 685.406,50 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmış, Davalı şirketin fatura konusu ürünleri teslim almadığına ilişkin itirazında faturaların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduklarından faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün davalı ait olacağı kabul edilmesi gerekeceğinden; Mevcut inceleme sonucu ticari defter kayıtları içeklerinden; Davacının, davalıdan ... 27. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte; 685.406,50 TL asıl alacak, 290.436,24 TL takip öncesi işlemiş faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereği hesaplanmıştır.) 975.842,74 TL talep edebileceği hesaplanmış, Davacının 685.406,50 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %51,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceğini, Sonuç ve kanaatine varıldığı gösterir rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli Ek raporunda; Sevk edilen ürünlerin sözleşme kapsamındaki ürünlerle miktar ve içerik bakımından örtüşmediği, Bazı ürünlerin hiç teslim edilmediği (özellikle bomber ceket), Bazı ürünlerde ise ciddi miktarda eksik teslim bulunduğu (bermuda ve şort etek gibi), Buna karşılık bazı ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan miktarların oldukça üzerinde sevk edildiği, anlaşılmış, Bu itibarla yapılan teslimlerin, sözleşme kapsamında kararlaştırılan edimlerin tam ve gereği gibi ifası niteliğinde olmadığı ancak fazla yapılan teslimatlar ve bu teslimatlara ilişkin ek ödemeler yapılmdığı dikkate alındığında eksik ve fazla teslimatların tarafların onayıyla gerçekleştiği dolayısıyla davacının ifa yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılmış, eğerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m. 3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere rapor sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; Fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava hukuksal niteliği itibariyle, Fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında 27.07.2023 tarihinde bir satış sözleşmesi imzalandığı bu sözleşmeye istinaden 07.02.2024 tarihli ... numaralı, 13.02.2024 tarihli ... numaralı ve 26.02.2024 tarihli ... numaralı faturaların ödenmediğinden bahisle takip başlatıldığı, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır.Öncelikle Mahkememizce celp edilen ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı aleyhine 685.406,50 TL asıl alacak, 290.436,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 975.842,74 TL borcun ödenmesi amacıyla 17.01.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 22.01.2025 tarihinde davalı tarafa tebliği edildiği, davalının 24.01.2025 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı vekili tarafından 17.01.2025 tarihinde ...27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile davacı/alacaklı tarafından davalı aleyhine 685.406,50 TL asıl alacak, 290.436,24 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, 10.10.2025 tarihinde yapılan incelemede davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haiz olduğu, dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu kayıtların taraflarca bilinebilir nitelikte bulunduğu, inceleme neticesinde, davalı şirket kayıtlarında davacıya 685.406,50 TL borç, davacı kayıtlarında ise davalıdan 685.406,50 TL alacak kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket fatura konusu ürünleri teslim almadığına ilişkin cevap dilekçesinde itirazda bulunmuşsa da faturaların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün davalı da olduğu, ispat yükünün davalı tarafça yerine getirilmediği her ne kadar cevap dilekçesinde fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini belirtmişse de bu defa 14.11.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde ürünlerin eksik teslim edildiğine dair çelişkili beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan ... 27.İcra Müdürlüğü... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte; 685.406,50 TL asıl alacak, 290.436,24 TL takip öncesi işlemiş faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereği) olmak üzere toplam 975.842,74 TL talep edebileceği tespit edilmiş olup Mahkememizce de davanın kabulü ile ... 27. İcra Müdürlüğü... sayılı takip dosyasında davalı borçlu ...Şirketi tarafından yapılan itirazın iptali ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, cari hesap alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D.... E. ... K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;-Davanın KABULÜ ile, 1- ... 27. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu ... Şirketi tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (137.081,3TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 66.659,81-TL karar harcından peşin alınan 16.664,96-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 49.994,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 152.376,41-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,5- Davacının yapmış olduğu 16.664,96- TL harç gideri ve 15.365,00 TL yargılama gideri toplamı olan toplam 32.029,96- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 4.600,00 TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına8- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ¸E-İmzalıdır Hakim ¸E-İmzalıdır