İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari taşımacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş faturalara dair itirazın iptali davasının istinaf sonucunu açıklayan kararı.
Özet: Ticari taşımacılık hizmetleri karşılığında tahsil edilemeyen fatura bedelleri için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, davacı itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, ticari defter kayıtlarına göre 67.764 TL bakiye alacağı olduğunu iddia ederken, davalı ödemelerin bir kısmını davacının babasına, bir kısmını da yakıt gibi giderlere yaparak borcun tamamının ödendiğini savunmuştur. Mahkeme, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir dava olduğunu belirtmiş, bilirkişi incelemesi sonucu davacının defterlerinde alacağın kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde ise fatura bedellerinin ödenmiş göründüğü, ancak tüm ödemelerin yazılı delillerle tam olarak ispat edilemediği tespit edilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kendisine ait araçla taşımacılık işi yaptığını, davalının da bu nedenle taşımacılık işini yapmış olduğunu, 2020 yılı içerisinde yapılan taşımacılık işinin bir kısım bedellerinin ödendiğini, bu dava konusu olan kısmının ödenmediğini, cari hesap bakiyesi kaldığını, davalı şirketin kesilen faturaları usulüne uygun tebliğ almasına rağmen ödemeleri yapmadığını, bu nedenle fatura bedellerinden bakiye kalan bedelin tahsili için davalı-borçlu aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğü 2021- 3341 E. Sayılı takip dosyası ile 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 9.6.2021 tarihinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun icra takibine itirazında böyle bir borcunun olmadığını iddia ettiğini, müvekkilinin davalının taşımacılık işlerini fatura karşılığı yaptığını ancak bakiye bedeli ödenmediğini, İtirazının haksız ve mesnedsiz olduğunu, İzmir 22. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas numaralı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında ... sayılı servis plakasınının davacı aracında kullanılması için sözleşme bulunduğunu, davacının yapmış olduğu servis hizmeti karşılığında bir kısım ödemelerin davalı şirketce ...nın babası olan ....’ya vermiş olduğu ekli vekaletname gereğince ... hesabına banka havalesi yoluyla ve .. . tarafından imzalanmış ödeme dekontları ile yapıldığını, diğer ödemelerin ise taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davacıya ait aracın yakıt v.s. karşılığı yapıldığını, taraflar arasındaki whatsapp mesajları bulunduğunu, bu mesajlara göre de davacının sadece 224,86 TL alacağının bulunduğunu belirterek, bu sebeplerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, takibin haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "1-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı düzenlen fatura alacağına ilişkin yürütülen itirazın iptaline ilişkindir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye davacı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
3-Görev yönünden yapılan incelemede dava konusu uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen taşıma sözleşmesinden doğan davaların mutlak ticari dava olduğu gözetilerek mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın esası yönünden inceleme yapılmıştır.
4-Davacı taraf dava dilekçesi ile açık hesap ilişkisinde düzenlenen faturalara dayanmış, davalı taraf ise cevap dilekçesi ve aşamalarda sunulan beyanlarda davacının düzenlediği fatura bedellerinin ödendiğini savunmuş, bu hususta bir kısım Whatsapp konuşması ekran görüntüsüne dayanmıştır.
5-Mahkememizce her iki tarafın ticari defterleri SMMM bilirkişi aracılığı ile incelenmiştir. Dosyaya sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinde takibe konu 7 adet faturanın kayıtlı olduğu, 7 adet faturadan dolayı 83.335,00-TL alacak ve 15.571,00-TL tahsilat kaydı bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre toplam 67.764,00-TL alacak bakiyesi göründüğü tespit edilmiştir.
Davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve ticari ilişkiyi oluşturduğu anlaşışan 83.335,00-TL toplam tutarlı 7 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşılık aynı miktarda ödeme kaydı bulunduğu, ancak davacının ödemelerin tamamını ispat eder yazılı delil sunmadığı görülmüştür.
6-Taraf ticari defter ve kayıtları ile dosyaya sunulan diğer delillerin birlikte incelenmesi neticesinde;
Kural olarak fatura düzenleyen alacaklı fatura içeriği mal veya hizmeti karşı tarafa verdiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı öncelikli olarak bu hususu ispat ettiği takdirde davalı borçlunun bu alacak miktarına ilişkin ödeme savunmasını ispat külfeti doğacaktır. Somut olayda davacı tarafça düzenlenen toplam değeri 83.335,00-TL olan 7 adet faturanın davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve davacının ticari defter kayıtları ile fatura içeriği hizmeti davalıya sağladığını ispat ettiği değerlendirilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davacı alacağının ödendiğine yönelik savunmada bulunmuştur. Ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 15.571,00-TL miktarlı ödeme kaydı ile... aracılığı ile davacıya ve davacının vekaleti ile davacının babası olan ...'ya gönderilen toplam 17.071,00-TL ödemelerin birlikte incelenmesinden █████/2021 tarihli 1.000,00-TL tutarlı banka havalesinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu tutarın ve █████/2020 tarihli para makbuzu karşılığı ödenen 1.914,00-TL tutarlı ödemenin de eklenmesi suretiyle davalının toplam 18.485,00-TL tutarlı ödemesini ispat etmiş olduğu, dışında kalan ödeme kayıtlarına ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı, bu haliyle davalının yalnızca davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan 15.571,00-TL ve yazılı delil ile ispatlanan 2.914,00-TL toplamı 18.485,00-TL tutarlı ödemeyi ispat etmiş olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç itibariyle davacının 7 adet fatura karşılığı 83.335,00-TL tutarında fatura alacağını ispat ettiği buna karşılık davalının ise 18.485,00-TL miktardaki ödemeyi ispat ettiği, davacının 7 adet faturadan kaynaklanan bakiye alacak miktarının 64.850,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
7-Davalı taraf ödeme savunmasına yönelik olarak davacı ile davalı şirket yetkilisi arasında geçtiği ileri sürülen bir kısım whatsapp konuşma kaydı sunmuş ise de tarafların tacir oldukları, fatura ve ödeme kayıtlarının düzenli olarak ticari defterlere işlendiği dikkate alındığında "fatura kalan 224,860" şeklindeki konuşmanın ticari ilişkinin tüm dönemi açısından sonuç doğuracak şekilde davacı aleyhinde değerlendirilemeyeceği, zira konuşmanın hangi faturaya ilişkin veya alacak-borç kayıtlarının doğrudan uyuşmazlık konusu ilişkiye dair olduğunun da salt ekran görüntüsü ile tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla Whatsapp konuşma programı ekran görüntülerinin davacı aleyhinde değerlendirilemeyeceği kanaati ile davalının ödeme yönündeki savunmalarını ispat edemediği kabul edilmiştir.
Davalı tarafça tanık dinletme talebinde bulunulmuş ise de tarafların tacir olduğu, uyuşmazlık miktarının tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, whatsapp konuşma kayıtları yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilse dahi tanıkların doğrudan ödemeye ilişkin tanıklıklarının ticari uyuşmazlık açısından muteber kabul edilemeyeceği dikkate alınarak tanık dinletme talepleri kabul edilmemiştir.
8-Davacı takipte işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığı gibi fatura konusu alacakların belirli vadeli de olmadığı, bu itibarla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
9-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık fatura alacağından kaynaklanmakta olup tacir olan davalının kendi ticari defterlerine kayıtlı olan faturalara ilişkin bakiye borç miktarını belirleyebilecek durumda olduğu değerlendirildiğinden alacak likit nitelikte kabul edilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın haklılık durumuna göre taraflar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir 22.İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 64.850,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, fazlasına dair talebin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan %20 oranında 12.970,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça İzmir 22. İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı dosyasında takip dosyasına yapılmış itirazın iptaliyle takibin devamı talep edilmişse de talepler yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı müvekkili şirket fatura konusu borçlarını, alacaklı - davacıya banka havalesi yoluyla, makbuz karşılığı veya araç akaryakıt ödemesi vs. karşılığında ödemiş olup, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, takip dayanağı alacak cevap dilekçesinde ekli sözleşme gereğince kiralama - işletme hakkı davalı şirkette olan .... sayılı servis plakasının davacı aracında kullanılarak taraflara arasında yapılmış sözlü sözleşme gereğince servis hizmeti verilmesinden kaynaklı hizmet alacağı olduğunu, taraflarca bu akdi ilişki kabul etmekteyse ve yargılamanın tüm aşamalarında bu hukuki ilişkinin tespiti açısından tanık dinletilmesi talebinin bulunmaktaysa da Mahkeme tarafından hiçbir şekilde bu taleplerinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, bunun yanı sıra davacının yapmış olduğu servis hizmeti karşılığı bir kısım ödemeler davalı şirketçe, davacı ...'nın, babası olan ....'ya vermiş olduğu vekaletname gereğince .... hesabına banka havalesi yoluyla ve .... tarafından imzalanmış ödeme dekontları ile yapıldığını, diğer ödemeler ise taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davacıya ait aracın yakıt ödemesi vs. karşılığının yapıldığını, davacı tarafından bu durum çok iyi bilinmekteyse de hakkaniyete aykırı olarak Mahkemeyi yanıltır şekilde taleplerde bulunması kesinlikle kabul edilemeyeceğini, davacı ile davalı şirket yetkilisi .... arasında yapılmış olan whatsapp yazışma içeriklerinden de tespit edileceği üzere - cevap dilekçesi ekinde detayları ile sunulduğunu, davacı işbu mesajları ile davalı şirketten bakiye fatura alacağının 224,86- tl olduğunu ikrar ettiğini, Türk Medeni Kanunun ''Dürüst Davranma'' başlıklı 2. Maddesi uyarınca; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağını, davacı tarafça İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. Sayılı dosyasında takip başlatılırken, borcun sebebi olarak ''30.04.2020, 31.07.2020, 31.08.2020, 30.09.2020, 31.10.2020, 31.12.2020 tarihli faturalar'' gösterildiğini, tüm bu sebeplerle, davacı tarafından kötü niyetli olup açılan işbu dava bakımından hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, gerek dosyaya sunmuş olduğu belgeler gerekse de davacının ikrarını içerir nitelikteki mesajları davacının davasında haksızlığını ortaya koyduğunu, Mahkemece verilen kısmen kabul yönündeki kararın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığından istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. ve 13.09.2022 Tarihli kararının müvekkil şirket aleyhine olan kısmının itirazı doğrultusunda kaldırılmasını, İstinaf talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, Takibe konu 7 adet faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olmasına ve tarafların BA/BS formları ile vergi dairesine bildirilmiş olmasına, davalının defterlerinde gösterilen ödeme kayıtlarını tevsik edici belge sunmamış olmasına, ödeme savunmasını senetle ispat etmesi gerekirken bu hususta bir delil sunmamış olmasına, whatsapp yazışmalarının içeriğinin hangi ticari ilişki ve hangi faturaya ilişkin olduğunun açıkça anlaşılamamasına, ispat yükünün davalı tarafta olmasına, davanın miktarı itibariyle tanıkla ispat edilemeyecek olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.429,90-TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.107,48 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.322,42 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!