Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, şirket genel kurul kararlarının iptali istemli davada ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi ve usuli eksikliklere dair değerlendirmesi.
Özet: Davacı, davalı şirketin 25/07/2023 tarihli genel kurulunda alınan bazı kararların, kendi payını azaltıcı nitelikte ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali için dava açmış, davalı şirket ise kararların hukuka uygun alındığını ve davacının itirazlarının dayanaksız olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davacının bazı kararlara yönelik itirazının tutanağa geçirilmemesi nedeniyle usulden ret, diğer kararların ise esastan incelenmesine yönelik değerlendirmelere başlamıştır.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ... Esas ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI : ...VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI : ......VEKİLİ : Av... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali istemli davada █████/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ve █████/2023 tarihli tavzih beyanlarıyla; davalı şirket iki ortaklı bir şirket olup şirketin 6.000 hisse ve her hisse bedeli 50 TL olmak üzere toplam 300.000 TL sermayeli bir şirket olduğunu, bu sermayenin 281.750 TL'lik kısmına isabet eden 5635 hissenin ......'ya, 375 hissesinin ise müvekkiline ait olduğunu, davalı şirket tarafından █████/2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapılarak kararlar alındığını, alınan kararların davacının davalı şirketteki payını azaltmak amacıyla alındığını, karar nisabına uyulmadığını ve alınan kararların hukuka aykırı olduğunu beyanla davalı şirketin █████/2023 tarihli genel kurulunda (ortaklar kurulunda) alınan 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline ve fer'i talep olarak da davalı şirketin denetçi atanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.07.2023 tarihli genel kurulun, 2022 yılı faaliyet raporunun okunması, müzakeresi ve ibrası; 2022 yılı bilanço ve gelir tablosunun okunması, müzakeresi ve ibrası, kâr paylarının şirket müdürünce belirlenecek tarihlerde dağıtılması, müdürlerin ibrası, şirket sermayesinin artırılması gündemiyle toplandığını, tüm pay sahiplerinin katılımı ile gerçekleştirildiğini, gündem doğrultusunda alınan kararlardan 3 nolu kararda 2022 faaliyet raporu davacının itirazına karşılık oy çokluğu ile; 4 nolu kararda 2022 bilanço ve gelir tabloları davacının itirazına karşılık oyçokluğu ile; 5 nolu ara kararda dağıtılması gerekli kâr paylarının şirket müdürünün belirleyeceği tarihlerde dağıtılmasına davacının itirazına karşılık oyçokluğu ile; 6 nolu ara kararda müdürlerin ibrası davacının itirazına karşılık oyçokluğu ile; 7 nolu ara kararda şirket sermayesinin artırılması yine davacının itirazına karşılık oyçokluğu ile onaylandığını, genel kurulun icrası sırasında herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini ve nihayet davacı tarafından 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptali istemiyle eldeki davanın açıldığını, TTK 381. maddesi 4.fıkrası uyarınca davacının teminat göstermesi gerektiğini, davacının iptal davası açma hakkı bulunmadığını, davacının itirazlarını somut delil ve verilerle temellendiremediğinden eldeki davanın reddi gerektiğini, oydan yoksunluk kuralı (TTK md. 619/1) faaliyet raporu ile bilanço ve kâr-zarar hesaplarının oylanmasında uygulanamayacağını, bilgi ve belgelerin incelemeye sunulduğunu, davacının iddia ve talebinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını, aksi kabulde dahi bu durumun iptal sebebi olmadığını, iddia edildiği gibi şirket bilançosunun gerçeği yansıtmamasının söz konusu olmadığını, kâr payı dağıtılmamasının ise şirket menfaatine olduğunu, davacının kâr payı dağıtılmasına ilişkin maddeye olan itirazlarının yersiz olduğunu, davacının dava konusu kararların neden iptal edilmesi gerektiğini ispatlayamadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve diğer taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Kural olarak 6102 s. TTK'nin 446. maddesine göre, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçiren pay sahiplerinin iptal davası açması mümkün olup, davacının (vekilinin) █████/2023 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 5 nolu kararlarına yönelik olumsuz oyu bulunmasına rağmen muhalefetinin tutanağa yazdırılmadığı, bu hususun iptal davası açılması için özel kanunlarda yer alan dava şartı niteliğinde olduğu anlaşıldığından ve 3, 4 ve 5 nolu kararların re'sen gözetilmesi gereken yoklukla malul veya batıl sayılmalarını gerektiren sebeplerin bulunmadığı anlaşıldığından davacının 3, 4 ve 5 nolu kararlara yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 6 ve 7 nolu kararların incelenmesinde ise; 6 nolu kararın şirket müdürünün ibrasına, 7 nolu kararın ise şirket sermayesinin arttırılmasına ilişkin karar olduğu, 6102 s. TTK'nin 619. maddesine göre herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanların müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamayacak olmalarına ve 6102 s. TTK'nin 621. maddesine göre de esas sermayenin arttırılması için temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasının gerekmesine rağmen, yasal bu şartlar oluşmadan 6 ve 7 nolu kararların alındığı, alınan kararların yasanın aradığı nisaplar sağlanmadan alındığından yok hükmünde olduğu belirlendiğinden, █████/2023 tarihli ortaklar kurulunda alınan 6 ve 7 nolu kararların (talep gibi) yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı şirkete denetçi atanmasını da istemiş, █████/2023 tarihli dilekçesiyle bu talebin fer'i bir talep olduğunu beyan etmiştir. Şirkete denetçi atanması talebi, 6102 s. TTK'nin 438 vd. maddelerindeki şartların varlığı halinde ve ayrı bir dava şeklinde ileri sürülmesi gereken taleplerden olduğundan, fer'i bir talep olarak istenemeyeceği sonucuna varılmış, davacının davalı şirkete denetçi atanmasına ilişkin fer'i talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ......'nin █████/2023 tarihli genel kurulunda alınan 6 ve 7 nolu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, aynı genel kurulda alınan 3, 4 ve 5 nolu kararlara ilişkin talebin muhalefet şerhine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve ayrıca davalı şirkete denetçi atanmasına ilişkin fer'i talebin de reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından dava konusu 3, 4 ve 5 numaralı genel kurul kararlarının da iptali yönünden karar vermesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusunu oluşturan 25.07.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde yerel mahkemenin kabulünün aksine ... vekili olarak toplantı da alınan ve iptalini talep edilen kararlara muhalefet edildiği bu nedenle kararların oy çokluğu ile alındığının belirtildiğini, bununla yetinilmemiş kararlara yönelik itiraz ettikleri ve tutanağı ihtirazı kayıtla imzaladıklarının açıkça görüleceğini, bu minvalde tutanağın imzalanmasından önce genel kurul kararlarına itiraz edildiği tutanak ile sabit olduğundan dolayı dava konusu 3, 4 ve 5 numaralı kararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, muhalefet şerhi yönünden yerel mahkemenin aynı kanaatte olması halinde dahi esasen 25.07.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağının TTK'na göre yok hükmünde olduğunu beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iptal davası açma hakkı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı itirazlarını somut delil ve verilerle temellendiremediğinden eldeki davanın reddi gerekirken müvekkili aleyhine kısmen kabul kararı verildiğini, oydan yoksunluk kuralı faaliyet raporu ile bilanço ve kâr zarar hesaplarının oylanmasında uygulanamayacağını, iddia edildiği gibi şirket bilançosunun gerçeği yansıtmamasının söz konusu olmadığını, kâr payı dağıtılmamasının şirket menfaatine olduğunu, davacının kâr payı dağıtılmasına ilişkin maddeye olan itirazlarının yersiz olduğunu, davacının dava konusu kararların neden iptal edilmesi gerektiğini ispatlayamadığını beyanla kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kül halinde reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 618.maddesinde; "(1) Ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre hesaplanır. Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir tutar öngörülmemişse her yirmibeş Türk Lirası bir oy hakkı verir. Ancak, şirket sözleşmesi ile birden fazla paya sahip ortakların oy hakları sınırlandırılabilir. Ortak, en az bir oy hakkını haizdir. Şirket sözleşmesinde açıkça düzenlenmişse yazılı oy da verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi oy hakkını, itibarî değerden bağımsız olarak her esas sermaye payına bir oy hakkı düşecek şekilde de belirleyebilir. Bu hâlde en küçük esas sermaye payının itibarî değeri, diğer esas sermaye paylarının itibarî değerleri toplamının onda birinden az olamaz. (3) Oy hakkının esas sermaye paylarının sayısına göre belirlenmesine ilişkin şirket sözleşmesi hükmü aşağıdaki hâllerde uygulanmaz: a) Denetçilerin seçimi. b) Şirket yönetimi ya da onun bazı bölümlerinin denetimi için özel denetçi seçimi. c) Sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesi." Aynı yasanın 620.maddesinde; "(1) Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır."Aynı yasanın 621.maddesinde; " (1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir: a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi. b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi. c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması. d) Esas sermayenin artırılması. e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması. f) Şirket merkezinin değiştirilmesi. g) Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi. h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. ı) Şirketin feshi.(2) Kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa, bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir. (3) (Ek: 12/7/2013-███████ md.) Bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine dair sözleşme değişikliği, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla mümkündür." hükmünün yer aldığı, Davalı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğu, █████/2023 tarihinde yapılan genel kurula her iki ortağında katıldığı, ilk derece mahkemesinin genel kurulun 6 ve 7 nolu kararlara yönelik verdiği kararın doğru olduğu, ancak genel kurul toplantı tutanağında "yukarıda alınan kararlara herhangi bir itiraz olup olmadığı soruldu: ...'ün vekilinin itiraz ettiği görüldü." şerhinin yazılı olduğu ve bu tutanağın her iki ortak (... vekili) tarafından imzalandığı, bu durumda usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.06.2016 tarih ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı), ilk derece mahkemesince 3, 4 ve 5 nolu kararlar yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin bu nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır(Muhalif)Üye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır MUHALEFET ŞERHİ: TTK'nın 618/1. maddesi uyarınca oy hakkı, esas sermaye paylarının itibari değerine göre hesaplanacağı, bu düzenleme, anonim şirkette oy hakkını düzenleyen madde 434/1 hükmünde olduğu gibi, oy hakkını sermaye payına bağladığı, oy hakkı paydaşa değil, paydaşın sahip olduğu sermaye paylarına göre belirleneceği, TTK'nın 621. maddesinin birinci fıkrasında paydaş çoğunluğundan hiç bir şekilde söz edilemeyeceği, nitelikli pay çoğunluğunun arandığı, TTK'nın 621/1. maddesindeki "temsil edilen oylar" ibaresi, genel kurulda asaleten veya vekaleten temsil edilen ve oy hakkı bulanan pay sayısını ifade ettiği, bu oyların kaç ortak tarafından temsil edildiğine kanun koyucunun hiç bir önem atfetmediği, bu nedenle, toplantıda temsil edilen ve yeterli nisabı sağlayacak oyların bir kişiye de ait olabileceği, yani, ikinci nisap koşulunu da sağlamak kaydıyla (şirketin oy hakkı bulunan toplam esas sermayesinin yarısından fazla olmak kaydıyla), tek bir ortağın olumlu oyu, genel kurulda sermaye artırımı kararı alınması için yeterli kabul edilmesi gerekeceği, 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesindeki nisapların hesabında gözetilecek oyların ortak sayısından ziyade yine aynı Kanun’un 618 inci maddesi ile şirketin esas sözleşmesi hükümleri nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, Davalı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğu, davalı şirketin 6.000 hisse ve her hisse bedeli 50 TL olmak üzere toplam 300.000 TL sermayeli bir şirket olduğu, bu sermayenin 281.750 TL'lik kısmına isabet eden 5635 hissenin ......'ya, 375 hissesinin ise ...'e ait olduğu, sermaye artırımına ilişkin 7 nolu kararın oyçokluğuyla alındığı, bu kararın toplantı ve karar nisabına uygun şekilde alındığı, yok hükmünde olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından bu konuda da kaldırma kararı verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bu konudaki görüşüne katılmıyorum. Üye ... e-imzalıdır...